Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Eylül '19

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
47
 

Çin ve Su Sorunu

Asrın projesi olarak nitelendirilen Çin’in tarihi İpek Yolu güzergahında 40'tan fazla ülkeyi kara ve deniz yollarıyla birbirine bağlamayı amaçlayan Bir Kuşak Bir Yol projesi bütün hızıyla devam ediyor. Ancak uzmanlara göre, antik İpek Yolu'nu yeniden canlandırmak pek de kolay olmayacaktır. Birçok zorlukların başında Çin’in komşu Orta Asya ve Rusya gibi ülkeler ile muhtemel su çatışmaları geliyor.

Singapur Nanyang Teknoloji Üniversitesi’nden bu konuda araştırmalar yapan Zhang Hongzhou su çatışmaları özellikle Kazakistan ile Çin arasında öteden beri bir gerilim kaynağı olduğuna dikkati çekiyor. Çin’in petrol sektöründeki artan su taleplerini karşılamak için Ili ve İrtiş nehirlerinin suyunu aşırı kullanımından endişe ediyor. Çünkü, Çin 1990'ların sonunda, kendi sınırlarından çıktıktan sonra Kazakistan ve Rusya topraklarına akan İrtiş Nehri suyunu Doğu Türkistan kuzeyindeki stratejik öneme haiz petrol endüstrisi merkezi Karamay şehrine aktaran bir kanal inşa etmişti. Şu anda % 30 olan Çin'in İrtiş nehrinden bu kanala çektiği su miktarının 2020 yılında kadar % 40’a kadar çıkacağı tahmin ediliyor.

Oysa, İrtiş nehri Kazakistan için hayati öneme haizdir. Çünkü, bu nehir Kazakistan’ın başkenti Nur-Sultan (Astana) da dahil olmak üzere kuzey doğudaki büyük şehirlerinde yaşayan yaklaşık 4 milyon insanın temel içme su kaynağıdır. Bu nedenle Çin'in su yönlendirme projeleri Kazakistan’ın kentsel ve endüstriyel kalkınmasını tehdit edebilir seviyeye çıkmaktadır. Bu hususları göz ardı etmek, sorunlara çözüm aramaya çabalamamak ileriye dönük ikili ilişkilerde büyük sorunlara yol açabilecektir.

Aynı zamanda, Çin’den, komşu ülkelere ulaşan suyun bir kısmının aşırı derecede kirlenmiş olması, çeşitli petrol ve tarımsal faaliyet atıkları içermesi nedeniyle durum daha da vahim bir hale gelmektedir.

Çevreciler Çin’in endişe verici bu su politikaları sebebiyle, suyunun yüzde 80'ini İli Nehri'nden alan Balkaş Gölü ile ilgili olarak yaklaşmakta olan büyük felaket konusunda uyarıda bulunuyorlar ve gelecekte “ikinci bir Aral Denizi” felaketi yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu ifade ediyorlar. Bilindiği gibi, 1960’larda içinde her türlü canlıyı barındıran ve balıkçılıktan ulaşıma oldukça önemli bir göl olan Aral Denizi, Sovyetleri Birliği’nin yanlış su politikaları sebebiyle, bugün büyük ölçüde kurumuş ve göl yatağından kalkan tuzlarla büyük bir çevre felaketine dönüşmüştür.

Ayrıca, Çin’in hidro-teknik faaliyetlerinin bir sonucu olarak öngörülen su hacminin oldukça küçük bir kısmının sınır ötesi ülkelere ulaşması, nakliye kanallarının sığlaşması, balık sanayisinin  azalması,  Rusya’nın bazı vilayetlerinde çölleşme sürecinin başlaması ve Rusya Federasyonu’nun doğu bölgelerinde su sorununun ortaya çıkması da Moskova açısından endişe vericidir.

Rus uzmanları İrtiş Nehri’nin alt kısımlarında su akışındaki düşüşün Omsk, Kurgan ve Tümen Vilayetlerinde su temini sorunlarına yol açmakta olduğuna ve Ob Nehri’nin kirlenmesinin hidro kaynaklarının yenilenesini engellediğine dikkati çekmektedir. Çin’in, Amur Nehri’nde  bir dizi HES kurma planlarının ve Amur Nehri’nin büyük bir kısım akıntısının Çin Halk Cumhuriyeti’nin iç bölgelerine aktarma projelerinin hayata geçirmesinden sonra bu sınır nehrinin suları o kadar azalacak ki, nehirden tavuğun bile geçebileceğini ifade etmektedirler.

Şu anda, en büyük sorun Çin  mevcut su sorunun çözümü ile ilgili olarak hiçbir şekilde masaya oturmak istememesidir. Su sorunu tekrar tekrar en yüksek seviyede yapılan uluslararası toplantılarda ele alınsa da, Çin yönetimi bu konuda sessiz kalmayı veya konuyu görmezden gelmeyi tercih etmektedir.

Örneğin, bunlardan en önemlisi olan “Uluslararası Su Yollarının Navigasyon Dışı Kullanımları Yasası” ve “Uluslararası Göllerin ve Sınır Ötesi Su Yollarının Kullanımı ve Muhafazası”  konulu uluslararası anlaşmaları imzalanmamıştır. Çin tarafı bu temel belgeleri edinmediği halde su kaynaklarının irrasyonel kullanımında herhangi bir engelle karşılaşmamaktadır.

Böyle bir durumda Çin’in komşularının su sorunu gibi hayati meselelerine göz yumarak bilinçsiz şekilde su tüketimine devam etmesi hem bölgede yeni çevre felaketlerinin oluşmasına sebep olması, hem de başta Bir Kuşak Bir Yol projesi gibi çeşitli alanlarda komşularıyla devam eden işbirliği ilişkilerini de olumsuz yönde etkilemesi kaçınılmazdır. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 73
Kayıt tarihi
: 03.11.11
 
 

  Mesleğim tarihçi. Özellikle Türk dünyası tarih ve kültürü üzerine araştırmalar yapıyorum. Tarih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster