Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '07

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
2206
 

Cinsel içerikli yazan " kadın blogcuları" destekliyorum!!!

Cinsel içerikli yazan " kadın blogcuları" destekliyorum!!!
 

Eveeet... eveettt... yanlış duymadınız aynen böyle söylüyorum: Cinsel içerikli blog yazan " kadın blogcuları" DESTEKLİYORUM!!!

CİNSELLİK TABU OLMAMALIDIR, ÇÜNKÜ!
CİNSELLİK HİÇ BİR CİNSİN TEKELİNDE OLMAMALIDIR ÇÜNKÜ!

Yüzyıllar boyu cinsellik gibi bireylerin yaşamında çok önemli bir yer tutan, onların mutluluklarını - mutsuzluklarını, evliliklerini, tüm yaşamlarını belirleyen, hatta namus - töre gibi saiklerle yüzlerce kadının öldürülmesine neden olan bu konunun TABU olmaktan bizzat kadınlar tarafından çıkarılıp, cinsellik eyleminin bizatihi tarafı olan kadınlar tarafından ele alınmasını, yazılmasını, tartışılmasını, kendi bedenlerine sahip çıkma haklarını sonuna kadar destekliyorum!

Cinsel içerikli yazıların " belden aşağı yazmak " gibi bir tanımla aşağılanmasına, eleştirilmesine, basite indirgenmesine , namus sosları ile süslenerek toptan reddedilmesine de karşı çıkıyorum !

Neden sadece cinsel içerikli yazan " BLOGCU KADINLAR" ?

Eğer kadının meta, obje olarak kullanılmasına karşı çıkılacaksa, bunu yapanların tümüne kadın ya da erkek ayrımcılığına gitmeden karşı çıkılmalı. Sadece KADIN BLOGCULARI AYIRT ETMEK NEDEN? Üstelik blogcuların gerçek cinsiyetlerini bile bilme şansına bile sahip değiliz, burada. Zira burası sanal ortam. Belki de erkek oldukları halde kadın ismi kullanılıyor. Ya da gerçekten kadın yazarlar, ironi, kara mizah amaçlı yazıyorlar.

Bugüne kadar erkekler kadını cinsel amaçlı bir meta olarak yeterince kullandılar, sömürdüler. Ve kadınlar buna karşı çıkarken, erkekler sadece seyrettiler...
Beden bizim, biz nasıl istersek öyle kullanırız, gibi bir protest tavır içinde olmak bile desteklemek için yeterlidir benim düşünceme göre.

Benim kişisel düşüncem KADININ META OLARAK KULLANILMASINA KESİNLİKLE HAYIRDIR. Ancak burada çok ince bir çizgi var, ben cinsel konuların kadın ya da erkek bilimsel, sosyolojik, deneyim açısından konuşulmasından, tartışılmasından yanayım. Hatta mutlaka konuşulmasından, özellikle de KADIN TARAFINDAN, KENDİ CEPHESİNDEN KONUŞULMASINDAN YANA TARAFIM. Ve kesinlikle cinsel içerikli konuların tabu olmasına karşıyım.

Blog kapsamında cinsel içerikli yazılar yazan bazı kadın arkadaşlarımın ilk bakışta rayting amaçlı gibi görünse de içerik açısından araştırmaya dayalı, bilgilendirme
, gerektiğinde de tabii ki dokundurarak, yani "nalına da mıhına da yazdığını" görüyorum.

Yani kadının meta olarak kullanıldığı yazıların yazarları, orana vurulduğunda daha çok erkektir bu ortamda dahi. Ama nedense o meşum yasak burada da karşımıza çıkmakta, kadın kimliği ile yazıldığı zaman kıyametler kopmaktadır. Öyleyse neden bu ayrımcılık?

Sömürüye ilke bazında sahip çıkılır!
Her türlü cins ayrımcı karşı duruşların karşısındayım!


Kadına masum, dokunulmaz, gizemli roller biçilmesinin,
Eğlenilecek kadın, evlenilecek kadın...
Anne kadın, bacı kadın, yatılacak kadın gibi ayrımların karşısında olduğum gibi,

Kadının duvara asılacak bir tablo, konsolun üstüne konulacak bir biblo gibi düşünülmesine de karşıyım!

Kadın eti, kemiği, duyguları, beyni, hormonları, cinselliği ile sadece insandır çünkü...

Yüzyıllar boyu süren erkek egemen siyasetlerin, daha fazla baskı aracı olmamalıdır kadın. En çok da kadın, kendi bedenine, sosyal, siyasal kimliğine sahip çıkmalı ve asla korkmadan, çekinmeden, kim ne derse demeden, cinsel ve insan kimliğine sahip çıkmalıdır sonuna kadar...

Eğer duyulan kaygı yazıların içeriği ise,
KALİTEYİ YAZARIN KENDİSİ VE OKUR BELİRLER ZATEN...





Resim:
TAMARA LEMPİCKA ( 1898-1980 Polonyalı bir kadın ressam)

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=35714 -" Cinsellik üzerine çeşitlemeler" bloğum

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öncelikle kadını insan olarak algılamak gerekiyor. yalnız şunu bilmekte yarar var ülkemiz kadınları ne kadar kendilerine güvenen insanlar olarak yetişiyorlar. günümüzde en çok tartışılan konuların başında kadının peçelerin arkasına hapsedilmesi söz konusu. Hangi kadın kalkıpta buna özgürlüğüne saldırı olduğu gerekçesi ile karşı çıkma cesaretini gösterdi. korkarımki bu anlatılan konular ilerde bir nostaljik anı olarak kalır. belki bunları konuşmak bile erkek cislerimiz tarafından yasaklanır. haydi kadınlar ya bu gün uyanın yada hayatboyu susarsınız. bak yobazların elinde oyuncak olmadan hazır tarafınız olan erkekler türkiyede yaşarken sizde birşeyler yapın.

mehmet ÖKSÜZ 
 25.10.2007 13:59
Cevap :
Çok dığru söylüyorsunuz sevgili Öksüz... Hazır sizler de bizim yanımızdayken...aslında şeriatın hükümleri tamamen erkek lehine. miras, medeni haklar, evlilik, tanıklık, boşanma vb...Ama asıl mesele erkek egemen siyasetin kadın üzerinden siyaset yaparak, iktidarı elinde tutma mücadelesi. Ne yazık ki kadınlar bu oyuna alet edildiklerinin farkında değil. Onun içindir ki, cinsel kimliğimiz de dahil olmak üzere sosyal-siyasal kimliğimizi , haklarımızı hiç durmadan, hiç bir sınır getirmeden konuşmalıyız, tartışmalıyız, diyorum . Ve bunlara kısıtlama getirmeye çalışanlara, kadına kutsal, gizemli, masum, eğlenilecek kadın- evlenilecek kadın gibi ayrımlar getirmeye kalkışanlara var gücümüzle karşı koymalıyız, diyorum. Hele hele... kendi hemcinslerimize asla bu kısıtlamaları getirmemeli, tersine sahip çıkmalıyız. sizin de değidğiniz gibi çok da vaktiimiz olduğunu düşünmüyorum ben de ne yazık ki... Katılımınız, desteğiniz için teşekkürler ve sevgiler...  25.10.2007 23:00
 

sen nedersen o olur sevgili Neşe... Eğer cinsel içerikli yazılar "laf salatası" " bol bol alıntı" değilse elbette desteklenmeli. Açık sözlü oluşun güzel yaaa...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 24.10.2007 19:03
Cevap :
Biz kadın olarak , kadının önüne set çekmemeliyiz diyorum ben.Namus, ahlak göreceli kavramlar. Neyin namuslu , ahlaklı olduğunun kararını kim verecek? Kısıtlama kriterleri bi başladı mı bunun sonu yok ki? Bana göre doğal olan, bir diğerine göre çok ahlaksızca olabilir. Ben eğlenilecek kadın- evlenilecek kadın ayrımını çok aşağılayıcı bulurum. Bir diğeri, bunu alkışlar. Ben bakirelik kavramını çağdışı , ataerkil zihniyetin ürünü, mal nitelemesi olarak bulurum, bir diğeri için kutsaldır. Ben töre cinayetlerinin önlenmesi için ömrümü veririm, bir diğer ana kızının infaz kararını kendisi verir....Aslında cinsellik konulu yazıların kategorisi sosyoloji olması gerekir hatta bana göre. Çünkü bu ülkede cinsellik konusu, tam bir sosyolojik vak'a dır bence. Onun için diyorum, hiç olmazsa biz kadınlar kadınların önüne set çekmeyelim. bırakalım, dilediklerini yazsınlar. Yazdıklarını tartışalım ve kaliteyi okur belirlesin. Katılımın için teeşkkürler ve sevgiler canımmm...  24.10.2007 23:23
 

Bırakalım örümcek kafalılığı. Yazalım, çizelim, öğrenelim. Konuşmaktan korkmayalım. O öcü, bu öcü diyerek bu toplum uyutuldu.

Yavcalı 
 24.10.2007 14:54
Cevap :
Bunlar göreceli kavramlardır, sevgili Yavcalı. Bana göre " eğlenilecek kadın-evlenilecek kadın " ayrımı aşağılayıcı ve çağdışı bir ayrımdır. Aynı ayrım, bir başkasına hatta hemcinsime göre doğal olabilir, bu ayrımı destekleyebilir. Bu ayrıma karşı çıkanları seviyesiz bulabilir.Kimisi saç telinin görünmesini tahrik unsuru kabul eder. Kimi, ziynet yerleri görünmeyecek der...Bu ayrımcı görüşler, erkek egemen siyasetin kadın üzerinden siyaset yapmak, kadını susturmak, kadını sosyal, siyasal, ekonomik yaşamdan dışlamak politikalarıdır. Bırakınız, dileyen dilediğini yazsın, kaliteyi yazarın kendisi ve okur belirlesin. Katılımınız ve desteğiniz için tüeşekkür ederim. sevgiler...  24.10.2007 15:53
 

Sanırım, fazla imgesel ve simgesel yazdığımdan olsa gerek yeterince ne demek istediğimi anlatamamışım. Bu blog, tırnak içine alınmış başlığı ile, bir tepki bloğudur. Ancak , içeriği ile tamamen kendi düşüncelerimdir."Kadın olmak zor zanaat başlıklı grupta yazılarımı bilenler ve okuyanlar için aslında yeterince açıktır. Yazımın sonundaki "KALİTEYİ YAZAR VE OKUR BELİRLER ZATEN " cümlesinin ve linkini verdiğim kendi bloğum ile anlamının açık olduğunu düşünüyorum. Ama bu benim düşüncem. yeterince anlatamamışım kendimi demek ki. Bu kategorideki bi kaç blog öncesini okursanız belki, ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır. ben yine de tekrar ediyorum : cinsellik tabu değildir, kaliteyi yazar ve okurun kendisi belirler zaten. İsterseniz başka bir deşyişle yeniden ifade edeyim : Ben kaliteli yazarım, yazarsam. kendi birikimim ve eğitimime göre. Yani cinsellik de yazarım. Buna kimse kısıtlama getiremez. Ama seviyesiz ve kalitesiz bir yazıyı da okumam. Eİster erkek ister kadın kim yazarsa y

Neşe İleri 
 22.10.2007 21:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 3375
Toplam mesaj
: 406
Ort. okunma sayısı
: 2212
Kayıt tarihi
: 15.02.07
 
 

Düşünen, üreten, kendine, insana, çağına sorumlu, tavırlı, taraflı , çağdaş ve yüzü aydınlığa dön..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster