Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Temmuz '08

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
4055
 

Çocukluk anıları

Çocukluk anıları
 

kargaliçe


Efendim bu blogumda sizinle çocukluk anılarımdan birkaçını paylaşmak istiyorum.

Bizim zamanımızda çocuklar oyunlarını evlerinde değil sokaklarda, parklarda oynardı. Şimdi nerede tabi bunlar. Çok lüks kaldı. Sabahtan akşama kadar hep beraberdik. Çok güzel oyunlar oynardık. Ama şimdi hepimiz dağıldık tabi. Sanıyorum bu ayrı bir blog yazısı olur.

Bir gün sokakta arkadaşlarımla beraber top oynamıştık. Daha 6–7 yaşındayım sanıyorum. Biz o zaman 4 katlı bir evin 4. katında oturuyoruz. Her oyunun sonunda eve çıkıp su içmek tam bir işkence -şişko olduğum için değil elbette oyunda çok yoruluyoruz o yüzden- olduğundan, ben de karşı komşumuz Zekiye teyzeden istiyorum suyu. Sağ olsun o da hiç kırmıyor ve bize su veriyor. Bir gün yine su istedim kendisinden o da yine beni kırmadı. Biz su içerken o da içeri girmiş ve pencereyi kapatmış. Eee bardakları nereye koyacağız? Tabi benim tam bu anda aklıma muhteşem bir fikir geldi. Şööööyleee bir gerildim ve cama doğru elimdeki bardağı fırlattım. Tabi camın tuz buz olması o kadar sorun değil benim için. Emaneti teslim ettim çünkü. Zekiye teyze cama çıktı bir hışımla. Yine de bana hiç bir şey demedi. Anneme şikâyet etmiş. Ben anca annemin terliği ile baş başa kalınca anladım ne kadar yanlış yaptığımı.

Annem bununla kalmayıp, utanmadan beni bir de babama şikayet etti. Babam da; 'kızımın canı sağolsun. Camı taktırırız demişti'.

Zekiye teyze öpüyorum seni. :)

Ben paradan puldan hiç anlayan biri değilim. Fakat hayata iş başka arkadaşlık başka sloganıyla yaklaştım bir dönem. İşte o dönemlerden bir örnek.

Benim için bisiklet çocukluğumun olmazsa olmazlarındandı. Kırmızı BMX marka bir bisikletim vardı. Çok severdim bisikletimi. Tatil günleri benim için -her çocuk gibi- bisikletime doyasıya binme günleriydi. Bisikleti olan arkadaşlarımla gezer dururdum. Ama bisikleti olmayan arkadaşlarımla da paylaşırdım bisikletimi. İsteyene kullanması için verirdim. Bisikletim bir zaman sonra çok talep görmeye başladı. E ben de bu durumu kendi lehime çevirmeye karar verdim. Binmek isteyenlerden cüzi bir miktar para alıp, bisikletimi kiralamaya başladım. Çok iyi para kazandığımı biliyorum bu yolla. O dönem hiç geçim sıkıntısı çekmedim. Ama aile arasında adım paragöze çıktı. Çok param olunca bıraktım bu işleri. Herkes kendine bisiklet aldı. Sonra biz büyüdük ve kirlendi dünya.

Bizim evimizin arkasında eskiden incir ağaçları vardı. Bir sürü. O ağaçların ortasında da bir ev, Hediye ablaların evi. Evin bir özelliği yok bizim için. Evin önündeki teknenin özelliği var.

Çok güzel bir tekneydi. Mavi ve beyaz renklerden oluşuyordu. Hiç kimse bakmıyordu o tekneye. Neden orada olduğunu da hiç bilmiyorduk. Merak da etmemiştik. O sadece bizim oyunlarımızın kahramanı bazen de saklanmak istediğimizde gizli evimiz oluyordu.

Şimdi bunları yazarken aklıma geldi. Hiç hatırlamıyorum oradan nasıl çıktığını o teknenin. Anılarım silinmiş anlaşılan. Ama o tekneden en çok hafızamda kalan bir sürü mutlu çocuk yüzü var. Yeterli mi bilmiyorum?

Bu arada şimdi o incir ağaçlarının yerinde büyük bir fabrika var. Ne zaman o fabrikaya baksam teknenin içinde kayıtsız oyun oynayan çocukluğum aklıma geliyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

su içtiğin bardağı cama fırlatmışsınya, yemin ederim kahkahalarla güldüm:))))))))))))))Çok hoş bir anı. Sevgilerimle

Nezahat 
 14.07.2008 23:20
Cevap :
tabi elimdekini sahibine geri verdim. vicdanen çok rahatım. :)))) sevgilerimle...  15.07.2008 10:25
 

hatırladım da şimdi , park bahçe sokak nedir bilemeden büyüdük. kar yağardı lapa lapa, annem kardeşimle beni sokağa salmazdı. ee oynamak istiyoruz tabii. koca bir leğenle aşağı iner, bembeyaz karlarla kocaman doldurur eve dönerdi. kardan adamımızı yapardık büyük bir heyecanla, ama ev sıcak tabii , o vakitler sobalı. erimesin diye balkona çıkartırdık : ) ne çile ya...

didemo 
 10.07.2008 13:46
Cevap :
çile değil :) güzel anılar hepsi. farklı şeyleri yaşıyoruz ama hepsi bizim işte :)  10.07.2008 15:01
 

bisiklet konusunda çok dertliyimdir ben. yok araba çarpar yok bilmem ne bahaneleriyle bana bisiklet alınmadı. ama ben ne yaptım babamın marketinin deposuna mahalle çocuklarının bıraktığı bisikletlerine geç vakitlerde gizli gizli bindim. yaptığım iyi birşey mi hayır elbette ama isteyerek mi yaptım ona da hayır ne yapayım mecbur bıraktılar :))

beenmaya 
 10.07.2008 11:34
Cevap :
sefan olsun iyi yapmışsın :))) bisikletsiz çocukluk olmaz, olamaz. :))  10.07.2008 13:11
 

Karga bankacı değil mi, o yorsun kafayı...erken yaşlansın, tüyleri ağarsın, dökülsün, sen genç Kargaliçe olarak kal hep, o da seni kıskansın..burada bile kıskanmış bak...selamlar-sevgiler...

Fatma Köse  
 08.07.2008 23:11
Cevap :
kargalar yaşlanmaz ki :))) en azından biz hep genç kalalım. :) o'na hiçbir şey olmasın. sevgilerimle...  08.07.2008 23:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 2373
Kayıt tarihi
: 15.06.08
 
 

Hafif şımarık ( sadece sevdiklerine), çabuk sinirlenen fakat daha sonra pişmanlıklar duyan, bir insa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster