Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Eylül '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
350
 

Çok eskidendi...

Çok eskidendi...
 

Çukurovanın kavurucu sıcağı şiddetlenince bütün aile cümbür cemaat yaylaya gitme kararı aldık. Aile dediysem öyle çekirdek falan değil dede, babanne, amcalar, halalar ve tabi kuzenler yani yaklaşık yirmi kişicik. Bir evde oturma kararı alındı.Ben o zamanlar yedi yaşında olduğumdan herhalde bu işe çok sevinmiştim. (şimdi bir kabus olduğunu düşünüyorum)Çünkü bütün kuzenler bir aradayken savaş bile çıkabilirdi:)

Önce yeterince büyük bir ev tutuldu, aslında ev demek imkansız, sekiz odalı önünde beş dönüm bahçesi, bahçede elma, ceviz, armut, fındık ne ararsan var tabi unutmayalım büyük gövdeli kocaman çınarları.Yani buraya kısaca cennet diyebiliriz.

Taşındık...

İlk giren olarak en dağ manzaralı odayı kaptım hemen, kuzenlerle aynı odada yatacağımızı tabi sonra öğrendim biraz hayal kırıklığı olmadı desem yalan olur.Neyse evimizi yerleştirdik okadar büyüktü ki yirmi kişi daha olsa onlar da oturabilir diye düşünmüştüm.İlk gün canım dedem çınarların hepsine birer salıncak kurdu, kavga etmeyelim diye hepimizi tek tek kucağına alıyor ayrı ayrı ilgi gösteriyordu.Bütün gün ağaçlara tırmanıp salıncağa biniyor öğleyin uyuya kalıyorduk sonra tekrar uyanıp evin arkasındaki yokuşa tırmanıyor bir çul parçasına binip birbirimizi yokuştan aşağı çekiyorduk okadar eğlenceliydi ki çığlıklar yükseliyordu gökyüzüne kimse şikayet de edemez dağın başı kaldığımız yer.

İşte böyle müthiş eğleniyorduk ama sonuçta hiçbirimiz normalde televizyon başından kalkmayan çocuklardık.Bazen özlerdik tv izlemeyi.Amcam bizim mızmızlanmamızdan sıkılmış olacak bize bir görev verdi."Yarın akşam eve geldiğimde Ferdi Tayfur'un 'Ben de özledim'şarkısını ezberden tek tek ve sonra koro halinde söyleyeceksiniz yoksa vay gele başınıza"Aman Allahım hayatta en çok korkuğumuz kişi amcamdı herhalde ve bunu yapmazsak başımıza ne geleceğini hiçbirimiz bilmek istemiyorduk.Bütün gece endişeyle uyuduk, sonunda sabah olddu.Kalktığımızda amcam işe gitmişti.Kahvaltıdan hemen sonra işe koyulduk.Teybi açıp tekrar tekrar dinliyorduk ama nafile ezberlemek kolay söylemek zordu ya takılırsak ayyy olamaz!Bütün gün ev ahalisinin beynini şişirdik."Ben de özledim ben de/Resmin var şu an elimde/Sana koşmak isterim/Derman yok dizlerimde..."Ve geldi amcam yemeğini yerken bizi süzüyordu kikirdeyip içeri kaçıyorduk.
-Gelin bakalım yaptınız mı ödevinizi ?
-Evet amca
"Önce sen cadı "dedi bana bacaklarım titreyerek okudum şarkıyı heyecandan anlamamışım bütün aile bize gülüyor hem de kahkahalarla hele de koro halinde söylerken koptu herkes hatta biz bile dayanamadık yattık yerlere...


Çok eskidendi...

Hepimiz dağıldık dört bir yana artık toplanıp eğlenmeler de tatlı değil eskisi gibi...Büyüdük galiba ne kadar istemesek de büyüdük hatta dedem de artık yok...

Ama çok mutluyum böyle bir çocukluk anısı olmayan yüzlerce insan için de üzülüyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hatırlıyorum da bir bayram gününde yayladaydık,yazdı.annanem elimize kınalar yakmıştı, çamların arasında elimizde kınalarla oyun oynamıştık.unutamıycam şeyler yaşadım orda

Esra İdil 
 07.10.2007 12:32
Cevap :
evet bir sürü anıyı hatırlattn bana da esracığım kendine iyi bak bayramda görüşürüz öptüm canım.  07.10.2007 16:34
 

yanıtınız için teşekkür ederim, ben resim sormadım da genel medya uygulamalarınada gönderme yapmıştım. Belgesellerde, tablolarda (yerli, yabancı) Yazılarda aslında seyirciye, okuyucuya sunulurken o yeri belirtmek gerekir diye düşünüyorum. Örneğin, Tv de belgesel yayını oluyor seyirci herhangi dakikasında izlemeye başlıyor güzel yer veya konular ama bir köşede neresi olduğunu yazmıyorlar. Bir bakıyorsunuz proğram bitiyor bütün anlatılanların nerede olduğu birçok izleyici tarafından anlaşılmadan. Takvim,tablo veya duvar kağıtpanolarında neresi olduğu yazılı değil (bazılarında var tabi)Bu bence o konu ile ilgili yerin hakkını yemektir diye düşünüyorum. (Tabi sizinle ilgili değil vesile yaptım-bağışlayın)Sevgi ve selam

Nariçi 
 29.09.2007 14:46
Cevap :
Kesinlikle size hak veriyorum bundan sonra bu hassasiyetinize özen göstereceğim, teşekkürler...  07.10.2007 16:31
 

Yaylanın adını da yazsaydınız, yaylanın sizde hakkı kalmazdı. Ama daha sizde hatırası çoktur birdahakinde yazarsınız herhalde. Bir resim bir tablo bir görüntü ne ise ismini mutlaka yazmak gerekir diye düşünüyorum. Bir yaylaya göç havası hissettim. Sevgiler selam.

Nariçi 
 25.09.2007 21:49
Cevap :
Pardon diyorum o zaman,yaylanın adı Alman pınarı ve çok uzun zamandır gitmiyorum tek bir fotoğrafı bile yok çünkü anılarım oradan çok daha güzel zaman ayırdığınız için teşekkürler.  28.09.2007 22:38
 

Ne fırtına estirdi değil mi Ferdi tayfur bir zamanlar, tabi sen o günlerde ufacık bir kızmışsın ben kocaman bir bir ablaydım.Çok çabuk değişiyor her şey, çocukluğumuzdan özlemle andığımız şeyler şimdi imkansız gibi değil mi.Her daim huzurla diyorum...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 23.09.2007 12:05
Cevap :
Çok teşekkür ederim Serap hanım,çocukken yakaladığımız bakış açasını önyargılara hapsediyoruz,en masum günler tabi özlememek imkansız.Sevgiyle kalın..  24.09.2007 11:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 55
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 476
Kayıt tarihi
: 27.06.07
 
 

1981 ocak doğumluyum. Çılgın bir kovayım diyebilirim. Matematik öğretmeniyim. Dünyada son kalan birk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster