Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mart '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
123
 

Corona 3

 

Bir bakıyoruz, herkes  “evde kal”  “evinde kal”  “evden çıkma”  çağrıları yapıyor.

Bu illetten kurtulmak için alınmış en kıymetli ve koruyucu tedbir olduğu muhakkak.

Ancak son bir iki gündür  sosyal medya platformlarında  insanları izliyoruz.

Bebek, Kadıköy ve Boğaz sahilinde gezen, çocuklarını bebek arabasıyla  gezdiren insanları izliyoruz.

Otogarlarda gördüğümüz  asker uğurlama  ilkelliğine ise hiç değinmiyorum.

Niye böyle peki? Cehâlet?

Hayır.

Çünkü bu çılgınlığın anaforuna kapılan ve içlerinde  akademik  derinlikli tiplerin de olduğunu biliyorum.

Hem de  panayır yerine dönmüş ortalıkta, hiç utanmadan da gezinebiliyorlar.

Umursamazlık?

Hayır.

Umursamazlık olduğunu da düşünmüyorum.

Öyle olsa twitter üzerinden milyonlarca tweeti atanlar kim?

İnsan umursamadığı bir konuyu bu kadar tetkik eder, bu kadar detaylarında boğulur, onunla ilgili her haberi bu kadar titizlikle tâkip eder mi?

Demek ki o da değil. 

Peki “insanlar her şeye rağmen hiçbir şey yokmuşçasına sokağa niye çıkıyorlar?” denkleminin değişmez sabitini söylüyorum:

Korku !

İnsanlar korkmuyorlar. Hepsi bu. Ama cesur olduklarından değil.

Corona’nın semptomları yani belirtileri insanların tüylerini diken diken etmiyor da ondan.

İnsanların kâbusu olmuyor da ondan.

Öyle ya;  grip gibi, nezle gibi, tokalaşarak, hapşırarak, aksırarak bilmem ne yaparak bulaşıyor.

İnsanlar  koronanın kendisinden korkuyor olabilirler ama mesele, hastalığın belirtilerinin insanları korkut-ma-ma-sıdır.

Virüs taşıyan kişinin gözlerinden  kan damlasaydı,  göz topu irileşerek yuvalarından çıkıp hastayı yüzüne bakılamaz şekilde korkutucu bir hâle soksaydı, kişinin ellerinde boynunda kasılmalar görülseydi, geçici şuur kaybı olsaydı böyle mi olurdu ?

Kimse sokağa çıkar mıydı sanıyorsunuz?

Bir kimse, ölmekten korkmayabilir ama bahsettiğim bu hâle düşmeyi göze alabilen kaç babayiğit tanıyorsunuz?

Bağışlayın. Bugüne kadarki yazılarımda hiç yapmadığım bir şeyi yapacağım. Sizi biraz ürperteceğim.

Google arama motorona  “gazlı kangren” yazın. Görsellerde arayın. Corona şâyet, karşınıza çıkan o görsellerdeki belirtilere ve etkiye sahip olsaydı, o zaman kimse değil sokağa, evinde belki tuvalete bile çıkmazdı.

Ha, daha fazla cesaretiniz varsa   “gazlı kangren” değil  “gas  gangrene”  şeklinde İngilizce orijinalini yazın. Ve görsellerde öyle aratın. Beni de affedin.

Sabrın sonu ile

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Google de "gazlı kangren" yazmaya cesaretim yok, yemedi Baver dostum. Bu yüzden evden dışarıya sadece otuz adım markete kadar gidebiliyorum. Birde günü geldiğinde ormana oradaki kulübeme gidiyorum. Arılarım ile uğraşırken hiçbir şey düşünmüyorum. Dediklerinizde çok haklısınız. Bu millet başına gelebileceklerinin ciddiyetine başına gelmeden bilmiyor ya da bilemeyecek galiba! Bu aptal cesaretleri sorumluluk duygusuyla hareket eden insanlara fatura edilmez inşallah. Ben ve çocuklarım gerekmedikçe evden çıkmıyoruz. "Gelecek" duyarlı ve sorumluluk duyan insanların elinde diyorum... Sağlıcakla kalınız selam ve saygılar...

M.Talip Girgin 
 23.03.2020 4:29
Cevap :
Talip Bey, ilginçtir ki, saat 09.40'ta PC'nin başına geçtim. MB ana sayfayı açtım. Baktım senin MB Akademisi başlıklı yazın. İşin içine akademi makademi girince, dedim vurucu bir başlık. Ne demiş Tâlip Bey? Okudum. Çok beğendim. Gerçekten kısa ve anlaşılır cümlelerle okuyucuyu boğmadan meseleyi kusursuzca aktarmışsın. Sonra da kendi "yorumlarım ve okunma sayıma" bakmak için ilgili kısma geçtim. Gerçi ben kimseye yorum yazamıyorum diye çok kimse bana yorum yazmaz ama...O da ne? Bir baktım bir yorum ve sen. Şaşırdım. Sevindim. Bu açıklamayı niye yaptım peki? Çıplak gözle bakıldığında zımnî mütekabiliyet esasına göre sana yorum yazdığım düşünülebilir de ondan. Kalp kalbe karşıymış gibi bir şey olmuş. Kendimi doğru ifâde edebildiğimi düşünüyorum. Selamlar, saygılar. Not: PS: Post Scriptum: Hâşiye: Derkenar: Değerli yorumuna teşekkürler   23.03.2020 9:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 258
Toplam yorum
: 1366
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1873
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

Kabataş Erkek Lisesi Matematik, Marmara Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Makine ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster