Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Şubat '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
16
 

Coronavirüs ve İdlip

İnsanlık artık eskide kalan çağların bilindik insanlarından müteşekkil değil. Bilgisi, bilgisini ve birikimini kullanma biçimi bakımından bakarsın insana, insanlığa deva, bir de bakarsın ki bekasına, hem varlığına, hem soyuna, türüne eza!.. .

İnsanoğlu artık bir alternatif savaş aracı olarak virüsler, hastalıklar çıkarabiliyor!

Şimdi bu coronavirüs yapay olarak mı, doğal olarak mı ortaya çıktı?

İnsanlık bunu araştıracak, belki kolaylıkla cevabını bulabilecek, faillerini de tespit edebilecektir.

Fakat öyle bir zamana geldik ki insanlık bunu tespit etmeden bile failler ortaya çıkıp “biz yaptık!” diyebilirler!

Hani bir zamanlar insanlara “Rabb…” olduğunu iddia eden ve çok güçlü fakat azgınlaşmış, Allah tanımaz Firavun’lar vardı… Kendi anlayışlarına göre, gerektiğinde insanlara zulmetmekten hiç çekinmiyor, hiç korkmuyorlardı.

Birinin burnuna bir sinek girdi de, ölümüne sebep oluverdi.

Biri de, hakikati görünce taraflarının Hz. Musa (AS) tarafında olduğunu açıklayan kendi adamlarına, “kollarını ve ayaklarını çaprazlama kestireceği…” tehdidinde bulunuyor, onların Allah’tan korktuklarını izar etmeleri karşısında azgınlaştıkça azgınlaşıyordu.

Günümüz Firavun’larının akıbeti nasıl olacak onu Allah (C.C.) bilir.

Virüsün görüldüğü ve ölümlerin olduğu ülkeler şimdilik enerjilerini bu hastalığın yayılmasını önlemeye ve onu yok etmeye, hastalığın görülmediği ülkeler ise kendilerine bulaşmasını önlemeye uğraşıyorlar.

Virüs kendini birkaç gün önce İran’da da gösterdi. 

Orada çıkış nedeninin “bir dış ülkeden gelenler vasıtası ile olmadığı!..” şeklindeki haberleri dikkate alırsak, öyleyse dünya ve insanlık nasıl bir virüs tehdidi ile karşı karşıya?! Bunun Çin’de ortaya çıkış şeklinden daha büyük irkilten sebepleri olduğu göz ardı edilemez!

Haberlerde geçti,  İdlip konusunu görüşmek üzere Sn.Erdoğan, Sn.Putin, Sn.Macron ve Sn.Merkel, 5 Martta bir araya geleceklermiş.

Mümkün olduğu kadar İDLİP konusuna süratle bir barışçıl çözüm bulunmalı, öncelikle insani sorunlar sürüncemeye bırakılmamalıdır.

Çünkü sebebi bilinen ve SR’de ortaya çıkan tüm mevcut sorunların akılcı bir çözümü, barışın, huzurun ve güvenin tesis edilmesi uzadıkça ve sürüncemede kaldıkça, bu sorun sadece TR. Ve RS’nın enerjisini yutmaz, tüm dünyanın kendisini de yakından ilgilendirecek ve olumsuz etkilenebileceği asıl ve daha büyük sorunları görmesini engelleyen bir konuma sürüklenebilir. Onların da dikkatlerinin dağılmasına, enerjilerinin, kaynaklarının ve insanlarının kaybedilmesine sebep olabilir.

Toplantı gündemine “ Coronavirüs”  ek gündem maddesi olarak eklenmeli ve toplantıya katılan liderler enerjilerinin bir bölümünü bu maddeye ayırarak, tüm insanlığın ve özellikle bölgemizin karşı karşıya olduğu bu tehlike ele alınarak, onun yayılma ve kontrol edilememe ihtimalleri için yapılabilecekler değerlendirilmelidir. Toplantı konusu “İdlip” iken böyle bir ek gündemin ele alınarak görüşülmesi, tüm dünya devletlerinin irkilmesine, ayağa kalkmasına sebep olabilir ve tüm insanlık kendi varlığını tehdit eden bu ve benzeri şekilde ortaya çıkan, çıkacak olan virüs meselelerine karşı nasıl bir mücadele edeceğini ciddi bir şekilde gündemine alabilir ve çözüm bulabilir.

ABD  Başkanı Trump’ın  İdlip ve çevresinde yaşanan  insanlık dramını söz konusu ederek olanlar için “üzüntülerini belirtiyor…” olması, TR için “bir şeyler yapmak istemesi…”  tabi ki dikkate değer ve değerlidir?!...

Gelinen noktada, Türkiye için kendisi ve liderliğindeki devletinin gösterebileceği en doğal niyet, SR'de yaşanan insanlık dramına ve mülteci sorununa ulusal ve uluslararası makul, olması gereken çarelerin, çözümlerin bulunmasına katkı sağlaması ve bunu bir insanlık görevi olarak sürdürmesi, TR’nin  bu ana kadar zaten elinde olması gereken F35’lerin ise hemen teslim edilmesini sağlatmak  olur.

F35’ler ister teslim edilsin, ister edilmesin, TR’ye her halükarda F35’lerin yerini dolduracak kendi savaş uçağını bitirebilmeliydi!

Şimdi ise bunun sağlanması için olağanüstü bir gayret içine girmek zorunda olduğumuz açıktır.

Esasen TR’ye de bunu başarabilecek imkân ve kabiliyet vardır.

23.02.2020

Duran AÇIKGÖZ

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 210
Kayıt tarihi
: 20.12.11
 
 

Hayata ilişkin keşfedebildiğim iyi, güzel ve faydalı olabilecek  bir şeyler varsa, onları  değerlen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster