Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Şubat '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
47
 

Kişisel Gidişim

Her topal atın bir kör alıcısı vardır şüphesiz. Ama herkes de kör olmasın lütfen!

 

Ne yazık ki, önemsemeyip tedbir almadığımız konular yüzünden topal at sürüleri oluştu artık etrafımızda ve hepimiz topallar olduk. Dikkatli olun!

Günümüzün modern insanı,  gün geçtikçe zorlaşan yaşam şartlarına karşı gelişen sorunlarını çözmek, hayatını kolaylaştırmak, güzelleştirmek için yeni yeni yollar, yöntemler, arar oldu. Ve son yıllarda bu ihtiyaca en çok cevap veren şey ise kişisel gelişim başlığı altında herkesin yaşam koçu, spritüel danışman, psikolog olup yorum yaptığı sosyal medya mecraları oldu. Konuyla ilgili aslı astarı olmayan insanlar, akıl hocalığına soyundu. Bilsin bilmesin herkes bu konuda kalem oynatır oldu. Hemen akabinde kişisel gelişim kitapları hatırı sayılır prim yaptı. O kadar ki her ay kitapçıların en üst raflarındaki çok satanlarda yer bulan bu kitaplar, neredeyse bir endüstri haline geldi ve artık hayatımızı yaşam koçları, spritüel danışmanlar ve bu tarzda yazılıp çizilenler yönlendirip şekillendirir oldu.

Ve sonuç olarak bir anda herkes, evrene olumlu mesajlar gönderirken buldu kendini!

Peki ya evrenin cevabı ne oldu?

Gerçek kişisel gelişim uzmanlarını tenzih ederek söylemek isterim ki herkesin umut pazarladığı, mutluluk tacirliği yaptığı ama sonu hüsran hikâyelerin yazıldığı bir dünya yaratan bu şarlatanların her gün boy boy açıklamalarını okuduğum yazılar ve boy gösterdikleri televizyon programları, sosyal medya mecralarını görmek istemiyorum artık. Cehaletin üzerimize düşen gölgesinin bile gölge olmaktan çıktığı ve ciddi bir tehlike haline dönüştüğünü fark etmek üzüyor beni. Konuşulacak yazılacak o kadar önemli konu varken bunlarla zaman harcamak da…

İşin ehli olmayan şahıslar tarafından, insanların duygularını sömürerek sadece para kazanmak, kapitalist sistemlere hizmet etmek için yazılan kişisel gelişim kitaplarında kantarın topuzunun iyice kaçırıldığı, bilmem sizlerin de dikkatini çekiyor mu ama ben artık çok rahatsız oluyorum.  Kişisel gelişim üzerinden geçinmeye çalışan sahte kişisel gelişimcilere birilerinin artık dur demesi gerekiyor zannımca.

Bu kitapları yazanlar kadar basanların ve piyasaya çıkmasına müsaade edenlerin de sorumlu olduğu bu yalan yanlış reçetelerle insanların parasını gasp edip insanların aklıyla dalga geçenler kadar ona itibar edip para verip alanların da şüphesiz aynı akıl tutulmasını yaşadığı bir dünyada ne zaman, nasıl bu hale geldik?

Ortaçağdan kalma bir zihniyetle pozitif bilimleri hiçe sayan; her şeyi sadece istemekle sınırlayan ve ‘istemeyi bilirseniz olur’ diyerek, aklı, bilgiyi, yeteneği, çalışmayı hiçe sayarak insanları tembelliğe sevk eden bu yayınlarda; 3 kere şunu deyin, beş kere şöyle yapın yüreğinizden seslenin, gözünüzden mavi ışık saçarak bakın gibi safsatalarla insanları oyalayan hatta tembelliğe sürükleyen bir sistemi, aklı olan insanların nasıl görmediğini izlemekse en acısı.

Ve oluşan bu sahte Polyannaların bir süre sonra kurdukları sahte dünyaların altında kalışlarını izlerken onlara bunu vaat edenler kadar onlara da kızmıyor değilim. Mutlu değilken etrafa sahte gülücük dağıtanlar, yalandan çiçek, böcek edebiyatı yapanlar, etrafa şirin görünmeye çalışıp maskelerinin altına saklananlar, ruhlarını soktukları o kalıba sığamadıkları gün yaşayacakları patlamayla sadece kendilerine değil etraflarına da zarar vereceği içindir bu serzenişim.

Bu çerçeveden bakınca kişisel geliştiğini sananlara aslında belli bir çöküntüye doğru gittiklerini söylemek de yanlış olmaz; bir umutla, söylenenleri yapıp bir şey elde edemeyenlerin ruhsal bir çöküşe sürüklendiğini, dibe doğru olduğunu söylemek de! “Ne yapsam olmuyor.” diyerek daha da depresif bir ruh haline evrilirlerken, kendini kişisel olarak geliştirdiğini sananlar da kişisel olarak iyileşmek yerine çöküyor aslında. Yani kişisel gidişiyorlar!

 Ve koca toplumlar sırf bu yüzden yara alıyor, psikolojisi bozuk daha çok insan türüyor.

Lütfen Allah’ın size bahşettiği aklınızı kullanın ve sizi sömürmeye çalışan bu şarlatanları, dolandırıcıları üçkâğıtçıları kalkındırmaktan vaz geçin. Uyanın!

Aklınızı kullanıp, bilginin eşliğinde mantıklı düşüncelerinize yol verin hayatınızda. İşte o zaman zaten kişisel olarak gelişeceksiniz!

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 64
Kayıt tarihi
: 13.02.14
 
 

Eğitimci, Edebiyatçı, ''Sera Hatun'',''Aldatmaca'',''Handan Makamı'' ve ''Modern Zamanlar Dervişi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster