Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
778
 

Cumhuriyet Halk Partisi nereye?

Cumhuriyet Halk Partisi nereye?
 

www.chp.org.tr/Bayrak.aspx


Cumhuriyet Halk Partisi’nde bu akşam yaşananların dışarıdan gözlemleyen ilgili bir vatandaşa verdiği izlenim şudur: Önder Sav ve kaderlerini ona biat etmekle özdeşleştiren çevresi, tarihin tozlu sayfalarına doğru yol alırlarken bu gidişi ellerinden geldiğince renkli ve unutulmaz kılmaya uğraşmaktadırlar. Bu uğraşılarının ve direnişlerinin etkisi ne denli büyütülürse Cumhuriyet Halk Partisi’nin gelecek seçimlerde bir müze parti haline gelmesine o denli katkı sağlanmış olacaktır. Bu sonucu kaçınılmaz hale getiren, Önder Sav’ın televizyonlardan milyonlara görünür kıldığı, sınır tanımaz bir güç hırsının yüzüne ve tavırlarına yansımasıdır. Bu öylesine bir dışa vurumdur ki, bulunulan konumu savunmada gösterilen bu kendinden başka hiçbir otorite tanımaz ve sözde bir ideale bağlanan tavır, kadim CHP seçmeninin dahi parti ile olan bağının buz kesmesine yol açmıştır. Şu çok açıktır ki bugün televizyonlardan milyonlara görünen Önder Sav hiçbir CHP seçmeninin görmek istediği bir parti yüzü olamaz. Bu güce sarılma ve tapınma azmini Atatürkçü ideallerle meşrulaştırma çabası ancak acınası bir kara mizah izlencesi olmuştur.

Bu noktadan sonra CHP’de yaşanacak sancı bir taraftan sağlıklı bir doğumun habercisi olmakla birlikte, Önder Sav ve çevresi için kaşınılmaz görünen tasfiyenin parti imajını hırpalama gücüne paralel olarak 2011 seçimlerinin kaygan zemininde CHP’nin kaderini de tayin edecektir. Sonuç olarak Cumhuriyet Halk Partisi’nde bu akşam yaşanan ve devamında yaşanacaklar bir sonun başlangıcı ya da yeni bir başlangıç için sona gidiş görüntüsü vermektedir. Bu sürecin CHP seçmeni için yeni umutlar doğurması, sarsıntının şiddeti ile doğru ancak süresi ile ters orantılı olacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ATATÜRK İLKELERİ BİR BÜTÜNDÜR,BÖLÜNEMEZ ARKADAŞIM!SAYGILAR...

DERİN, SADE VE KARIŞIK... 
 07.11.2010 10:37
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim. Atatürk'ün iyi bir devlet adamı olmak yanında çok iyi bir siyaset adamı olduğunu biliyorum. Bu da ancak, ilkelere bağlı duruşu yitirmeksizin değişen koşullara uyum sağlama kabiliyeti ile mümkün olabiliyor. Sloganlara dayalı bir takipçilik ise benim yaşam pratiğimin çok gerilerinde kaldı. Saygılarımla.  08.11.2010 17:25
 

Sermaye kesimi toplumsal uzlaşmayı bozunca tüm dünyada Sosyal Demokrasi’lerin (SD) bir krize, gerileme dönemine girdiğini görüyoruz. Bu gerileme, (T. Blair dönemi örneğinde) neoliberal küreselleşmeyi, serbest piyasa ilkesini benimseyerek, emekçi sınıflarla temsil ilişkisini kopararak, “orta sınıfa” yönelerek bir süre için durdurabildi. "Küresel Mali Kriz"le birlikte, sosyal demokrasinin krizi yeniden başladı. Şimdi, orta sınıflar hızla yoksullaşır, en gerici refleksleri öne çıkarken sosyal demokrasinin kimi temsil ederek hangi uzlaşmanın aracı olacağı belli değil. Ancak, CHP liderliği, yeni durumun bu özelliklerinin pek de farkında görünmüyor. Hareket, örgüt ve söylem inşa etmek yerine, sermayeden, yerli, yabancı medyadan onay almak için, “serbest piyasa” diyor. CHP, AKP’nin söyleminin alanına girerek, kendi görüntüsünü bulanıklaştırıyor. Böylece CHP bırakın emekçi kesimleri, sermayeye bile bir ekonomik, sosyal program öneremiyor... Bence temel sorun bu. O ya da bu kişi meselesi değil.

Ersin Kabaoglu 
 05.11.2010 14:58
Cevap :
Görüşlerine katılmakla birlikte, bu durumun iktidar pratiğinin öneminin önüne geçmeyeceği düşüncesindeyim. Bu anlamda sosyal demokrasiye yaklaşan pratiğin Türkiye'deki tek örneği ortanın solu hareketi oldu. Gecikmeli gelişen yapısıyla Türkiye, batılı kavramları ancak post modern bir anlayışla pratiğe dönüştürebiliyor. Bu anlamda güncel olarak Brezilya-Da'Silva örneği önümüzde bize daha yakın ve somut bir örnek olarak duruyor. Konunun kişisellik sorunu olmadığı görüşüne ise üzülerek katılamıyorum. Üzülerek diyorum çünkü keşke bu ülkenin siyaset tarihi seni haklı çıkarıyor olsa. Ancak bu ülkede bir siyasi partinin itici gücü liderlik olgusudur. Bunun toplumun geniş kesimlerince kabulü ise işin diğer bir boyutu. Değerli görüşlerin için teşekkürler. İçten selam ve sevgilerimle.  08.11.2010 17:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 129
Toplam yorum
: 183
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 1070
Kayıt tarihi
: 12.06.06
 
 

Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F mezunuyum. Yüksek Lisans diplomalarımı G.Ü Sosyal Bilimler Enstitüsü'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster