Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Kasım '08

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
424
 

Cumhuriyet'in Destanı-II. bölüm inkılâp hareketleri

Cumhuriyet'in Destanı-II. bölüm inkılâp hareketleri
 

Komutanlıktan sivilliğe geçiş-resim alıntı


SİYASAL ALANDA DEĞİŞİM

I-Saltanatın Kaldırılması-1 Kasım 1922

Erzurum, Sivas’ta seçilen Temsil Heyetleri,

Ele geçirmişti millî egemenlik ipini.

Ankara’da açılınca Büyük Millet Meclisi,

Artık egemenlik kayıtsız, şartsız milletindi.

Toplanınca mecliste yasama-yürütme yetkileri,

Kalmamıştı padişahın ne fiili, ne hukukî etkisi.

Bir yandan orman yangını gibi iç isyanlar,

Öte yandan anavatanı yutuyordu düşmanlar.

Kurtuluş Savaşı’nda kanla yazıldı destanlar,

Pes etti Ermeniler, Fransızlar, Yunanlılar.

Her zaferin ardından silah gücüyle alındı haklar,

Gümrü, Moskova, Kars, Ankara’da çizildi sınırlar.

Batı’daki silahlar susturulurken Mudanya’da,

Barış güvercinleri bir bir uçtu Lozan’a.

Savaşlarda yitirilen onuru kazanmak için masada,

Batılılar çağırdı İstanbul Hükûmetini konferansa.

Neler yapılacağını sorunca Sadrazam Tevfik Paşa,

Meclis 1 Kasım 1922’de son verdi Saltanata.

623 yıllık Osmanlı Devleti sona ermişti,

Vahdettin sadece Müslümanların Halifesiydi.

Kurtuluş Savaşı’nda çok hatalıydı siyaseti,

Onun ağırlığı altında ezildikçe ezildi.

Halkın temiz bağrı O’nun için güvenli değildi,

17 Kasım’da sığınak olarak seçti düşman İngilizi.

İstanbul’dan uzaklaştırırken O’nu Malaya zırhlısı,

Atalarının kemikleri mezarlarında sızladı.

Meclis Abdülmecid’i hemen Halife yaptı,

İngilizler Halifenin yetkisini artık kullanamazdı.

Dört Halife Devri’ndeki gibi seçim esas olmalı,

Halifelik yetkisi, saltanattan kesin ayrılmalı.


II-Hilâfetin Kaldırılması-3 Mart 1924


11 Ağustos’ta başlarken Meclisin II.Dönemi,

Barış, rejim, yeniliklerle doluydu gündemi.

Lozan’ı onaylarken yeni Büyük Millet Meclisi,

29 Ekim1923’te kuruldu Türkiye Cumhuriyeti.

Cumhurbaşkanlığına Gazi Mustafa kemal seçildi,

Türk Tarihi’nde Parlâmenter sisteme geçildi.

Bir yandan Cumhurbaşkanı, öte yandan Halife

Yetki kargaşası başladı kısa sürede.

Kanunla Halifenin hakları belirtilmeyince,

Taraftarları durmaya başladı haklar üzerinde.

Dinî yetkilerin yanında siyasî haklar da istenince,

Aldı meclistekileri derin bir düşünce.

Refet Paşa Halifeye atını armağan etti,

Propaganda başladı mecliste gizli gizli.

“Meclis Halifenin, Halife Meclisindi!

Hilâfetin hukuk ve görevleri aynen hükûmetti.

Hiçbir kimse, hiçbir meclis iptal edemezdi!”

Sadece Halife-i Müslimin ünvanı kullanılacaktı,

Abdülmecid bin Abdülaziz Han imzası sanki tuzaktı.

İsmailiye İmamı, İsmet Paşa’ya mektup yazdı,

Halifenin siyasî durumu aman korunmalıydı.

Mektup yerine varmadan, Tanin’de yayınlandı,

Bu gelişme üzerine mecliste s a b ı r taştı.


3 Mart 1924 günü alındı çok önemli kararlar,

Halifelik kaldırılarak, yurt dışına çıkarıldı Osmanlılar.

Şer’ye, Evkaf, Erkan-ı Harbiye gibi Bakanlıklar,

Şeyhülislâmlık kaldırıldı, hazineye devredildi vakıflar.

Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile pekişti atılımlar,

İlgisiz görünse de hepsi Lâiklik yolunda adımlar.


Halifeliğin kaldırılması siyasî amaçlı olsa da,

Asıl önemi kültürel ve tarihî anlamda.

Ondokuzuncu yüzyıldan beri süren çatışmada,

Yenilikçiler, zafer kazanmıştı muhafazakârlara.

Müslümanlardan kimse aldırış etmedi bu makama,

Eski-yeni Halife çatışması kan kusturdu Hanedana.

Vahdettin-Abdülmecit anlaşamayınca aralarında,

Sefil oldu efendiler, hanım sultanlar yurt dışında.

sezar pan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

burada yazılan bilgileri öğrencilerimle paylaşmak istiyorum.izniniz olursa efendim.

zeynep tümöz 
 04.11.2008 17:55
Cevap :
Teşekkürler Zeynep, dileklerimiz aynı, öğrencilerinle paylaşman sevindirir. Esenlikler dilerim.  04.11.2008 18:19
 

Hocam; siz artık şiirle tarih anlatma da klasik destani yapıdan yeni bir tarz a geçtiniz. hem zevkle okutuyor, hem öğretiyorsunuz. İlginç olan tanım ve tamlamalarınızda hiçbir subjektif durum söz konusu değil. Herşey araştırmalı bilgi ve belgeye dayalı ama yinede kuru bir tarih anlatımı yerine akıcı zevkli şiirsel bir anlatım çıkıyor ortaya.Tebrikler.

Hüseyin Durmus 
 03.11.2008 0:52
Cevap :
Umut aşılayan yorumunuz için teşekkür eder, saygılar sunarım Hüseyin Bey. Esenlikler dilerim.  03.11.2008 18:47
 

Ankara sizi bekliyor...Geç kalmayın.Sevgilerimle. Esen kalın.

papatya altı yüz elli 
 02.11.2008 23:03
Cevap :
Ah Papatya, davetine duyarsız kalamam artık. Görüşmek dileğiyle esen kal arkadaşım.  03.11.2008 18:51
 

Muhteşem bir belgeseldi sanki... Bir destandı sanki... Bir tarih kokan satırlarınız, şiir gibi okunan sözcük dizimi, öyle ahenkliydi ki, yine hayran kaldım. Okurken duygulandım ve milli duygularımın yüreğimde nasıl kabardığını bilemezsiniz, bu müthiş bir yürek dokunuşuydu... Bir kez daha okudum ve bir kez daha... Bilgilendiren ve yürekleri coşturan kaleminizi kutluyorum... Kaleminiz daim olsun... En derin saygılarımla... Emine Pişiren Edremit/Akçay

Emine Pişiren 
 02.11.2008 18:25
Cevap :
Teşekkürler Sevgili Emine. Güncel, içten yazılarını bu sitede görmeyi, yüreğindeki coşkunun daim olmasını dilerim. Sevgiyle kal.  03.11.2008 0:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 214
Toplam yorum
: 1200
Toplam mesaj
: 138
Ort. okunma sayısı
: 5115
Kayıt tarihi
: 03.08.08
 
 

Emekli eğitimci, araştırmacı yazar, şairim. Ülkemin cennet ile cehennemi bir arada yaşadığı bir zama..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster