Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '08

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
1344
 

Cumhuriyetin destanı-I-Atatürk ve cumhuriyet

Cumhuriyetin destanı-I-Atatürk ve cumhuriyet
 

DÂHİ KOMUTAN VE DEVLET ADAMI


CUMHURİYET’İN DESTANI


“Türk’e olumlu ve iyi bir şey veriniz,

Bunu reddetmesi ihtimali yoktur.”

K.ATATÜRK


ATATÜRK VE CUMHURİYET


I


Bu millet, bu soylu millet Anadolu’da,

Yıkanmış sevgi ırmağında çağlar boyunca.

Mevlâna hoşgörüyü aşılamış, Yunus Emre sevgiyi,

Hacı Bektaş belletmiş dört kapıda kardeşliği.

Batı’da kardeş kardeşi boğazlarken çıkar uğruna,

İnsanlar sevgi yumağı oluşturmuş Osmanlı’da.

Karıştırırken Avrupa’yı hallaç pamuğu gibi Fransız İhtilâli,

Osmanlı’ya yabancı değil yaydığı fikirleri.

Her ne kadar başta bir hükümdar varsa da,

Halk hürriyet, eşitlik, kardeşlik, adalete hep aşina.

Tanzimat, Islâhat, Meşrutiyet denemeleri,

Yaklaştırmaktadır adım adım Cumhuriyete devleti.

Subaylar bu düşünceyle kıpır kıpır kaynamakta,

Düşünceyi eyleme dökecek adam ortamı kollamakta.

II


Paris’teki hürriyetçilerle, Fransız gazeteleri

Mustafa Kemal’in beynine sokmuştu cumhuriyeti.

Kapılar ardında okurdu arkadaşlarına gizli gizli,

Namık Kemal’in “Vaveyla” ile “Hürriyet Kasidesi”ni.

Serencamlara hazır bir ruhla, kendine alabildiğine güvenli

Selânik’te bir akşam yemeğinde dağıtmakta görevleri.

Gözlerde muzip ışıklar, O ise ciddi mi ciddi

Kendine başvekil yapar arkadaşı Nuri’yi.

“O birader sen ne olacaksın ki, başvekil yapmak için beni?”

“Bir adamı başvekil yapabilecek adam! “ dedi.

III


Dünya Savaşı çökertirken bir bir cepheleri,

Çanakkale kahramanı belirler Misak-ı Millîyi.

İşgallerle şaşkın başkent ona aldırmamakta,

Anadolu’ya görevli gitmek için adam kovalamakta.

Koparır geniş yetkilerle IX.Ordu Müfettişliğini,

Hedefine adım adım ilerler, düşüncesi hep gizli.

Millî bir sır gibi cumhuriyet yönetimini saklamakta,

Yapacaklarını sadece yakın arkadaşlarına çıtlatmakta.

Mazhar Müfit küçük bir deftere yazar her şeyi,

Amacı ilerde unutkan hafızaları tazelemekti.

7/8 Temmuz gecesinin sabahı ağarmakta,

M.Kemal, Süreyya ve Mazhar’a halâ anlatmakta:

“Defterin bu sayfasını kimse görmemeli,

Zaferden sonra cumhuriyet olacak devlet yönetimi.

Zamanı gelince gereken yapılacak padişah hakkında,

Tesettür kalkacak, fesin yerini alacak şapka…”

İrkilen Mazhar’ın elinden düşer kalemi,

Hayalperestlikle suçlar Mustafa Kemal’i.

“Bunu zaman gösterir sen devam et yazmaya,

Arap harfleri kalkacak, Lâtin harfleri sırada.”

“Cumhuriyeti ilân edelim yeter, Paşam kâfi!”

Diyen Mazhar, inanmaz bir tavırla kapar defterini.


Yıllar sonra dönülürken Kastamonu’dan Ankara’ya,

Meclis kapısında bekleyenleri afallatır manzara.

Başlarında şapkayla M.Kemal ve Diyanet İşleri Reisi,

“Kaçıncı maddedeyiz?” diye utandırır Mazhar Müfit’i.

Gece gündüz düşünen adam milletini tanımakta,

Dayanma gücünün sınırını bilir, zamanı kollamakta.

IV


Tanzimat Edebiyatında, Dört Halife Devri bir cumhuriyetti,

Yobaz sözlüğünde ise cumhuriyet, “şapka” kadar gavûr idi.

Eski kafalar güvenmekte denetimlerindeki halka,

Ufukta beliren cumhuriyeti sürekli baltalamakta.

Hindistan’dan bile gelir M.Kemal’e halifelik teklifi,

O’nun gözü Batı’da, aklı uygun zamanda idi.

Millî egemenlik verilmişti 23 Nisan’da halka,

Doğan çocuğun adı verilemedi o günkü koşullarda.

Lozan Konferansı sırasında tartışırken meclis sistemi,

Bundan yararlanmak isteyen Batılılar görüşmeleri kesti.

Yeni bir s a v a ş ihtimali belirirken ufukta,

Meclis seçimlerin yenilenmesini istedi bu durumda.

Lozan Antlaşmasını onayladı ikinci TB.M.Meclisi,

Başkent olarak seçti Kurtuluş Savaşı’nın beşiğini.

Adım adım yaklaşılmakta hedefe, çok yakında

Fethi bey’in istifasıyla hükûmet değil, rejim bunalımda.

Meclis Hükûmeti sisteminde bakanlar tek tek seçilirdi,

Görüş ayrılıkları yüzünden kimse çoğunluğu elde edemedi.

Bunalımı aşmak için, değişiklik yapılmalı Anayasa’da,

Sorun uzun uzun tartışıldı Çankaya’da.

Abdurrahman Şeref der; “Çocuğa adını vermeli!”

29 Ekim 1923’te ilân edilir Türkiye Cumhuriyeti.

Günün akşamında her yerde toplar atılmakta,

Genç devletin CUMHURİYET oluşu kutlanmakta.

Rejimin adı konup, Kabine Sistemine geçildi,

Gazi Mustafa Kemal Paşa Cumhurbaşkanı seçildi.

Getirilirken Ali Fethi Bey Meclis Başkanlığına,

Cumhuriyet’in ilk hükûmetini kurar İsmet Paşa.

Atatürk gerçekleştirdiği en büyük iş görür CUMHURİYETİ

Onu sonsuza dek YAŞATMAK HEPİMİZİN G Ö R E V İ…

V


Atatürk, Mudanya yoluyla giderken Bursa’ya,

Yanına bir kadın yanaştı yaşlı zayıfça.

Etrafını saran kalabalığı yardı güçlükle,

Kolunu tutarak konuştu titrek bir sesle.

“Beni tanıdın mı oğul? Selânikte komşunuzdum

Bir oğlum var hayattaki tek umudum.

Demir yollarına alınması için tavsiyede bulundun,

Fakat müdür dinlemedi, Onu işe görmedi uygun.

Ne olur bir kere de sen söyle,

Oğlum aylak, işsiz kalmasın öyle.”

Atatürk’ün çelik bakışları içtenlikle parladı,

Elleriyle geniş jestler yaparak haykırdı:

“Oğlunu almadılar mı? Ben tavsiye ettiğim halde!

Demek ki oğlun uygun değildi işe.”

Kadın kaybolurken kalabalık içinde,

Atatürk söyleniyordu inançlı bir sesle:

“İyi yapmışlar. Ne kadar iyi olmuş!

İşte Cumhuriyet’ten beklediğimiz sonuç…”

CUMHURİYETİN DESTANI –I.Bölüm(Basılmamış kitabımdan alıntı-kaynakça son bölümde verilecek))

sezar pan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

her zamanki gibi duygu ve çoşku dolu ama bu kez destan olmuş akıp gitmiş.lütfen devamı gelsin efendim

zeynep tümöz 
 04.11.2008 17:54
Cevap :
Devam ediyor Sevgili Zeynep. Geniş kitlelere ulaşması diğiyle sevgiyle kal.  04.11.2008 18:17
 

Niyet biraz olsun sizi tanımaktı; "Zerdaç" çok tatlı bir şekilde kapıda karşıladı! Eskiden; güneşi batmaz ülke olarak bizlere tanıtılan bu milletin siyasi amaçlarını özetleyen satırlarınız, aynı düşünce içinde olmanın heyecanını tattırdı. Ve şimdi manzum cümleler, yetenek isteyen anlatım tarzı! Kolay olmayan lâkin kulağı gözü, ruhu okşayan bu üsluba hayranlık; (düz yazı içinde bile serpiştirmeden edemem!) Başarılı olduğunuzun siz de farkındasınız! Değerli eserinizin yakında kitap evleri ve bizlerle buluşmasını gönülden dilerim! Selamlar saygılar!

Alev Meisel 
 03.11.2008 12:47
Cevap :
Hoş geldiniz Alev Hanım. Yorumunuz süzme oğul balı gibi geldi. Dileğiniz gerçekleşir inşallah. Sevgi ve selamlarımı iletir, teşekkür ederim...  03.11.2008 18:50
 

Dost, sevgi dolu ve aydın bir insanın dost kaleminden dökülen bilgi ve duygu dolu mısralar. Var ol değerli arkadaşım. Yine aynı yerde buluşmak güzel.

Erol Güldiken 
 02.11.2008 13:24
Cevap :
Teşekkürler Erol Bey. Bu sitede elit aydınlarla yazmanın kıvancı bambaşka. Tekrar hoşgeldiniz.  02.11.2008 20:03
 

Lütfen bu yazıyı burada bırakmayın.

sezar pan 
 01.11.2008 15:58
Cevap :
Sonuna kadar gidecek Sezar Bey, merak etmeyin. İlginize çok teşekkür ederim.  01.11.2008 17:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 214
Toplam yorum
: 1200
Toplam mesaj
: 138
Ort. okunma sayısı
: 5064
Kayıt tarihi
: 03.08.08
 
 

Emekli eğitimci, araştırmacı yazar, şairim. Ülkemin cennet ile cehennemi bir arada yaşadığı bir zama..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster