Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mart '10

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
2779
 

Datça'dan bir esinti

Datça'dan bir esinti
 

Datça'da ben !


Datça Muğla'nın bir ilçesi ama dünyanın en güzel beldesi. Derslerim 22 Mart gününden itibaren başlamadan önce dinlenmek için bir yere gitmeye karar verdim. Ben aslında karar vermekte aşırı zorlanan bir kişi olmama rağmen, aldığım en yerinde bir karar oldu.

Fora Otel'de kaldım, çok temiz ve deniz gören bir odada kaldım, çok beğendim.

Gözde Restaurant Sevilay, yardımcısı Nermin ile unutamayacağınız lezzette yemekler sunuyor. Hiç portakallı kereviz yediniz mi? Ben de yememiştim, çok lezzetli bir yemek, Datça ekmeği içine karanfil, tarçın ve damla sakızı konularak yapılıyor; yediğim en leziz ekmek. Ankara'ya dönerken yanımda getirdim, her gün bir dilim yiyorum, bitmesin istiyorum, tıpkı mutlu, huzurlu günler gibi !!!

Datça'da bir kaptan var, göbüşü ondan çok önde gidiyor , sigara kullanmıyor ama ne yazık ki (ben koyu bir yeşilaycı olarak, hiç yakıştıramıyorum !) arslan sütü içiyor, bayağı düşkün üstelik her akşam en az üç kadeh; doktor içmeyeceksin kolestrolün yüksek demişse de bu konuda zayıf kalıyor ! Kaptan Aydın Balıkçı ; soyadı mesleğine bu kadar uygun kaç kişi tanıyorsunuz?

Koyları gezdik kaptanla pırıl pırıl tertemiz bir deniz, bir bebeğin gözleri kadar net ve temiz, hava çok soğuktu, rüzgar bayağı sert esiyordu, yoksa denize girmek, o billur suda yüzmek isterdim.

Can Yücel'in mezarını ziyaret ettim, şarap döküyorlarmış mezarın içine ! Can babanın vasiyeti diyorlar, ben dua etmeyi tercih ettim. Yargılamak yaptığımız en başarılı iş bu ülkede, birbirimizi yargılamaktan, dostluğu, arkadaşlığı, sevmeyi, hoşgörmeyi unuttuk gitti. Ben Yaradana inanan, Atatürkçü, sosyal demokrasiyi savunan şablon dışı, yuvarlaklar içinde bir kare gibi de görünsem benim gibi çok kişi olduğunu ama bu kişilerin sessiz kaldığını düşünenlerdenim. Can Yücel'i severim, açık sözlü, dürüst insanlar herşeye rağmen özelimdir. Bazı yönlerinidesteklemesem de bu böyledir !

Eski Datça'da Can babanın evi, kapısına" yalnızca araştırma amaçlı gelenler ve 12 Ağustos ölüm gününde kütüphanesine girebilirsiniz, " yazısını yazmışlar... Kolay değil insanların verdiği sıkıntı zor çok zordur...

Eski Datça'da Yağhane Pansiyon var, burada çok hoş bir kadın var, Ayurveda masajıyla sizi bulutlara çıkaran Seda

Kervanoğlu , butik Otel haline çevirdiği taş evin, güzel bir bahçesi var, çok sevimli bir köpeği, çok zevkli tasarımlanmış evin duvarlarında , Dalai Lama 'nın bilge sözleri asılı, Londra'dan İstanbul'a yürüyerek gelmiş, inanılır gibi değil, 15 ay sürmüş yürüyüş ! Hindistan'da altı ay kalmış, ruhsal ve kişisel gelişimi derinlemesine deneyimliyor. Paket programlar uyguluyor, sağlıklı yemek pişirmeyi, doğa yürüyüşlerini, detoks programlarını -kashmir çayı, yogi çayı yudumlayarak - almak mümkün.

Karabaş otu taze toplanıp, demlendiğinde-bu arada tüm bitki çayları, bitkiye sıcak su ekleyerek içilmeliymiş, asla kaynatmayı önermiyorlar, önce cam bir bardağa sıcak su, sonra otu içine atıp, demlemeye bıraktıktan sonra afiyetle içmeliymiş, gerginliği alıyor, rahatlatıyor insanı, ilaç yerine bir fincan karabaş otu çayı !!!

Adaçayı, kekik, biberiye, rezene ve diğer dağ otları, Datça ayrıca badem, bal- kekik balı, ilaç niyetine bir çay kaşığı, fazla değil- balığı ile meşhur.

"Natural Active" burası dünyalar güzeli, sevimli, çok zeki bir kadın olan Derya 'nın işlettiği sabunlar, kremler, şampuanlar, ipek şallar, pamuklu peştemalların satıldığı bir ruya dükkan. Ben "doğal sabunlarınızın kokusu ne kadar güzel dediğimde ;Derya hanım bana " sabun doğada bulunmuyor, o nedenle doğal değil, saf demeliyiz" dedi ve çok doğru bir bilgi öğrenmiş oldum, "saf sabun" lavanta, çay ağacı, gül, bal badem, vanilya, papatya sabunları, saf olduklarını kullandıkça daha iyi anlıyorsunuz, şeffaflaşıyorlar ıslandıkça, çok güzel kokuyorlar. Kremler zeytinyağı, badem ve doğal katkı madde maddelerinden, ipek gibi bir cilt sunuyorlar, en güzeli tertemiz kokmaya özendiriyorlar...

Zeytinyağı, soğuk sıkma , doğal elde ediliyor, çok ama çok lezzetli, bu arada bunca lezzetli tadları gerektiği kadar alıp, kilo almamaya dikkat etmeliyiz!

Benim tavsiyem, mutlaka Datça'ya gidip, dinlenin, saf sabunlardan, zeytinyağı, bal, badem alın.

Aydın Kaptan'ın "Damla" adlı teknesiyle koyları gezin.

Gözde Restauranta çok lezzetli kahvaltı-bir domates reçeli yapıyor Sevilay hanım parmaklarınızı yersiniz, ev yemekleri, reçeller, omlet, yiyebilirsiniz.

Eski Datça taş evlerini, Can Yücel'in evini ziyaret edin.

Eski Datça'da -burası dolmuş ile 15 dakikalık bir mesafe Datça merkeze- Yağhane Pansiyon'da Ayurveda masajı yaptırın.

Balık yeyin.

Bademli incirin tadına bakmayı unutmayın.

Yat Limanında sürekli yatan canı isteyince zaman zaman yürüyüşe çıkan, "Poyraz" isimli köpeği sevin, diğer köpeklerde çok cana yakın, kediler kaçmıyorlar, insanlar ile beraber güzel bir ahenk içinde yaşıyorlar Datça'da; darısı diğer yerlerin başına...

Datça mutlaka gidilip, kalınması, yaşanılması gereken bir yer...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bakir kalmasına özen gösterilmesi gereken nadir yerlerden biri, Datça... Neyse ki yolu, kendi kendine bir çözüm bulmuş:)) Yazınızı okuyunca ne kadar çok özlediğimi anladım. İyi ki anlattınız bizlere Datça'yı, Tanju hanım. Saygılarımla

Saime Eren 
 23.03.2010 9:54
Cevap :
Çok teşekkür ederim.Aydın Kaptanın "Damla" adlı teknesiyle güzel koylarda yüzünüz...  23.03.2010 23:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 258
Toplam yorum
: 380
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2001
Kayıt tarihi
: 09.11.06
 
 

Ben İngilizce öğretmenliği yapan yurdum insanıyım. Yalnız öğrencilerim yetişkin arkadaşlar. Devlet m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster