Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Şubat '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
535
 

Davos çıkışı, Lozan çıkışı gibiymiş!

Davos çıkışı, Lozan çıkışı gibiymiş!
 

Albayraklardan bir zatı muhterem, Sayın Başbakan’ın Davos’taki panel sırasındaki çıkışını, çocukluğunda okuduğu ilkokul kitaplarında anlatılan Lozan görüşmeleri sırasındaki İsmet İnönü’nün duruşuna benzeterek gurur duyduğunu ifade etmiş… Ey yarabbi, nedir bu akılsızlık; nedir bu körlük?

Lozan görüşmelerinde bir milletin uyanışının son çıkışı vardı. O gün, yedi düvele karşı durarak yapılan bir kurtuluş savaşının sonunda kazanılan zaferin tescili vardı. O gün, aydınlıkları savunanlara aydınlık düşüncelerle galip gelme vardı. O gün, köleliğe itiraz, orada insan olmaya doğru bir koşuş vardı. O gün tüm çevre ülkeler bize benzemeye çalışırlardı. Yani, kısaca o gün ışığa doğru bir koşu vardı...

Davos duruşunda ise Sayın Emine Erdoğan’ın tipik Ortadoğu duygusallığı var. Bugün, Sayın Başbakan’ın Karadenizlilikten çıkarak, Emine Erdoğan’dan aldığı şüphe götürmez olan, duygusallığı kaynaklı sertlik var. Bugün, sorunun özünü anlamadan, Filistin’de ezilen insanların ezilme nedenlerinin kendilerinin de taşıdığı düşünceyi savunan insanlar olduğunu anlamadan efelenme var. Bugün, aydınlanmamış bir coğrafyada ezilen insanların sorunlarını, onları daha da karanlığa iterek savunacağını savunan insanlarla aynı çizgide görünme var. Bugün, bizlerin onlara benzeme çabası var… Yani, kısaca bugün karanlığa doğru bir koşu var…

Breh, breh, breh! Yapmayın ağalar, yapmayın beyler! Cumhuriyeti özünden uzaklaştırmayın… Cumhuriyetin, Türk Milletinin köklerine uygun bir yönetim şekline uygun bir proje olduğunu unutmayın… Aynen Selçuklu'da ve Osmanlı’nın yükseliş döneminde olduğu gibi…

Yolunuz yanlış! Emine Erdoğan’ın Ortadoğu duygusallığı ile bezenmiş siyasetinizin, bana, Rus Katerinalar (kadın kontrolü altında) döneminde yürütülen siyasi yanlışları hatırlattığını da söylemek zorundayım… Yazık etmeyin, kıymayın bu ülkeye… Güya sevdiğinizi söylediğiniz devlete ve cumhuriyete bu kadar zarar vermeyin… Diplomasiyle hareket edin! Eğer gücünüz yoksa, karşınızdakine kendiniz olarak sözünüzü dinletemiyorsanız, etrafınızdaki birkaç garibandan aldığınız oyla gaza gelmeyin…

Eh bugünlük de bu kadar iç boşaltma yeter! Ah bu yazma arkadaşım da olmasa yanımda, halim ne olurdu acaba… Sağ olsun, var olsun! İyi ki onu tanımışım…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çocukken okumuşmuş..Şimdi de okusa anlamaz ki?

ulviye kaya 
 06.02.2009 9:28
Cevap :
aynen öyle...  06.02.2009 14:01
 

doğacak bir güneşin kaçınılmaz sonucuydu. Yaratıcıları ise TÜRK Milleti'nin yeniden var olma savaşımının dahileri ile MÜBAREK insanlarıydılar. Ki onlar bu Dünya'dan göçtüklerinde yanlarına sadece bir kefen alıp gitmişlerdi. Oysa halkımız bu gün ne yiyiyor ve içiyorlarsa, hatta giyiyorlarsa onları kazandılar. Ne mutlu bir halk için Çanakkale tepalerinde, Conkbayır'ı Sırtlarında ve Tınaztepe'nin acı gece ayazlarında geleceğimizi çizen o Gazi ve Şehitlere. Ne mutlu bu bilgi ve donanımla halkımızı aydınlatan AYDINLIK yüreklere, selam...

Yalnıztürk 
 03.02.2009 9:13
Cevap :
Sayın Çil, inanın bana en zorlu topraklarda yaşayarak, bu toprakların ve insanların aydınlanması için öylesine önemli katkılarda bulunuyorsunuz ki size saygı sunmaktan ve şapka çıkarmaktan başka bir şey gelmiyor elimden... Sevgilerimle...  03.02.2009 13:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 855
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

Kimim? Nereden gelir, nereye giderim?29 Kasım 1970 tarihinde Türkiye'nin Doğu-Batı geçiş yolunun en ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster