Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Nisan '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
10197
 

Değersizlik duygusu

Değersizlik duygusu
 

Ne güzel şeydir birilerinin sana değer vermesi. İnsanın ruhunu okşar. Hele bir de değer veren kişi sevdiklerin olursa.

Değersizlik de bir o kadar kötüdür. İnsanı yalnızlığa mahkum eder. Kalabalıkta bile kendini yalnız hissedersin. Sonrasında içe kapanırsın, kelimelerin biter. Sakin gibi görünürsün, öyle olmaya çalışırsın ama içinde fırtınalar kopar. Bunu ancak sana değer veren birileri fark edebilir.

Kendi içinde ikiye bölünürsün. Birincisi, ‘ sen güçlüsün kimseye ihtiyacın yok, kendine yetersin ‘ der. Diğeri ise, ‘ hadi oradan kendini kandırma, umutsuz vakasın ‘ der.

Sonrasında kendinle kavga etmeye başlarsın. Herşeye kızar olursun. Tıp bile bu konuda çaresiz kalır. Kafa karıştırmak için de buna bir isim bulur ve adına, ‘ simetromoni ‘ der. ‘ O ne ki ‘ diyenlere de, ‘ herşeye kızma hastalığı ‘ der.

Gerçekten aklımız karışmıştır ve simetromoni de nereden çıktı diye kızarız. Tıp bilimi simetromoni’ yle uğraşa dursun;

Şayet; telefonun hiç çalmıyorsa, kimse hatırını sormuyorsa, iki gün görmeyince kimse öldün mü kaldın mı diye merak etmiyorsa, üzgünsen kimse anlamıyorsa, mutluyken sevincini paylaşmıyorsa işte o zaman endişelenmekte yerden göğe kadar haklısın.

Bu durumda kendini onsekizinci kattan atmaya kalkman bile seni kurtarmaz. Boşuna yorulursun. Onsekiz katlı bina ara, asansör bozuksa merdiven tırman, tam kendini boşluktan aşağı bırakacakken aşağıdan bir ses, ‘ hadi kardeşim işimiz gücümüz var, atacaksan at seni mi bekleyeceğiz, zaten hava buz gibi, atmazsın namertsin ‘ gibi laflar ederek sinirinizi zıplatıp bütün şevkinizi kırabilir.

Ben derim ki, hiç böyle saçmalıklarla kendinize eziyet etmeyin.

Ezginin Günlüğü’ nün çok hoş bir şarkısı ve klibi var. Klibi izlerken buruk bir ifadeyle güldürüp düşündürüyor.

Ateşe baca lazım

Kitaba hoca lazım

Bana bir koca lazım

O da bu gece lazım

Evin kadını, erkeği için alışver yapar, zarif bir masa hazırlar, giyinir süslenir, erkeğini beklemeye başlar. Tek beklentisi sevdiği erkekle romantik bir akşam geçirmektir. Ama gözden kaçırdığı bir nokta vardır.

Hain kundakçılar ormanı yakmıştır, ve bütün hayvanat sürüsü dağdan şehre inmiştir. Yolunu beklediği erkek de o hayvanatlardan biridir.

Sonrası malum, düş kırıklığı.

Değer verildiğimizi nasıl anlarız?

Onyüzbinmilyon kere, ‘seni seviyorum‘ dese mutlu olur musunuz?

İnanmayın, altında mutlaka bir hinlik vardır!

En kötüsü de insanın kendisine değer vermemesidir. Kendimizi hep eksik, hep yetersiz, hep sorgular halde yakalarız. Kafamızın içinde milyonlarca, ‘ neden? ‘ sorusu yatar.

İyi güzel de herşeye, ‘ neden? ‘ diye sorma güdüsü çocukluk çağında olmuyor muydu?

O halde neden büyüdüğümüz halde, ‘ neden? ‘ lerin cevaplarını bulamıyoruz?

Bize kendimizi bu kadar değersiz hissettiren şey yada şeyler ne?

Yoksa gerçekten değersiz miyiz?

Çok sevdiğim değer verdiğim biriniz bir sözü var, ‘ seni ne bulan sevinir, ne kaybeden üzülür ‘ der.

Herşeye rağmen kendinizi sevin, her şeyden herkesten daha çok sevin. Kendini sevmeyen başkasını sevemez. Bırakın size megaloman desinler, kim ne derse desin. Birilerinin gelip de sizi değerli hissettirmesini beklemeyin. Onun gelmesi yada onların gelmesi şehiriçi otobüslerinin gelme ihtimalinden bile düşük olabilir.

Hiç gelmeme ihtimalini de gözardı etmemek lazım.

Bu durumda iş başa düşüyor. Kendinizi şımartın, çiçekler alın, çikolata alın afiyetle yeyin. Gidin deniz manzaralı bir yerde ince belli bardaktan dumanı tüten sıcak bir çay için. Yanında susamlı simit.

Denizi seyrederken güzel bir şarkı mırıldanın. Etrafınızda, ‘ kilosunu bilene bedava ‘ diye gözünüzün içine bakarak sizi tartmaya kalkan, gözlerinin içi parlayan küçük bir çocuk görürseniz kilonuzdan utanmayın, gidip tartılın.

Hatta o küçüğün saçını okşayın, bunu yaparken de gözlerinin içine bakın.

Siz değerlisiniz, tartıcı küçük çocuk da değerli.

Çünkü biz değerliyiz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değersizlik Duygusu Buna daha amiyane bir tabirle aşağılık duygusu da diyebiliriz ki: Bu bende fazlasıyla mevcut! 18. kattan atılana kadar olan kısımda aynen ben beni gördüm. Umutsuz vaka. İşte tam o dediğinden. Simetromoni Hastalığı var bende de. Ama ben halimden memnunum. Ayrıca 18. kata çıkabilme takatim olmadığından gaza gelecek bir durum da yok. Ali Gülcünün yorumunda denildiği gibi yazının sonu falsolu olmuş. Bu cümlenin sonunda da gülme figürü var! Selamlar sevgiler.

Hilmi Polat 
 04.04.2008 1:29
Cevap :
:))))))))Sayın yazarım Hilmi abi. Adı her ne olursa olsun 18. kata kadar olan yeri değil de son bölümü dikkate alıp uygulamamız lazım. Kimsenin keyfimizi kaçırmasına izin vermemeliyiz. :) Çünkü biz değerliyiz. Yazı da biraz taş var dimiii. :))))İstemeden olmuştur, belki de ben yapmamışımdır. Kendine iyi bak. Sevgiler  04.04.2008 10:19
 

Sevgili Esma hanım.. Yanlızlık elbette hoş olmayan bir sorun ama dert edip hastalanmak ise çok daha önemli bir sorun. Evet aşmak farklı bir durum kişiden kişiye değişir. Bana göre çok az bir kader etkisi olmakla birlikte insanın birikimleridir karşılaşacağı yanlızlıklar. Bir yazımda, İçin boşsa hiçbir sokak seninle dolmaz.. İçinde insanlar görüyorsan işte onlar yaşayan sokaklardır.. diye yazmıştım. Ben marifetin hangi tarafta olduğunla ilgili olduğuna inanırım yanlızlık belasıyla karşılaşmanın. İçin doluysa yanlızlıklar kısadır şayet boşsa işte o oldukça tehlikelidir ve doktorlar bile çare üretmede zayıf kalabilirler. Sevgi ve saygılarımla.

Ermert Revsen 
 03.04.2008 10:28
Cevap :
:) Sayın yazarım sefalar getirdin. Yalnızlık aslında bir tercihtir. Sonuçları çok sonra geri döner ve çok ağır bir bedel olur. Doktorlar bile yetersiz kalır çok haklısın. Yine de bilmiyorum yaa ama ben kimsenin yalnız kalmayı haketmediğini düşünüyorum. İnsanlar hatalı davranabilir sonucunu görmeden ama karşı taraf hatalı davrandı diye ' hadi bende hata yapim onu yalnız bırakim ' mantığı ' çok şık gelmiyor bana. Ama sanırım lay yine de senin söylediğin gibi oluyor. Şık gelmese de. Kendine iyi bak. Sevgiler  03.04.2008 11:09
 

Şarkı sözleri güzeldi de, yazının sonu falsolu geldi:))

Ali Gülcü 
 03.04.2008 1:30
Cevap :
:))))))Sayın yazarım sefalar getirdin. Ben de farkettim, şarkı sözlerinden sonrası biraz sert mi oldu ne:) Sevgiler kendine iyi bak  03.04.2008 1:39
 

İnsanlar ve diğer bütün canlılar değer verilmeyi hakediyor. İşte sorun da ölçüyü tutturabilmekte:) Aynen ben de baban gibi "hakettiğinden ne az, ne fazla, kararınca" derim. İnsanlararası ilişkilerde bu denge bozuldu mu ilişkinin dengesi de bozuluyor ne yazık ki. Ayrıca başkasının gözünde de olsa "insan kendi değerini kendisi belirler" diyorum.Eline sağlık. Üzerinde çok şey söylenebilecek, güzel bir konu.Senden okuması da keyifliydi :)

tijence 
 03.04.2008 0:26
Cevap :
:) Sayın kayıp yazarım sefalar getirdin. Güzel yorumunla renk kattın. İnsan kendi değerini kendisi mi belirler, bak işte bu da ayrı bir yazı konusu olur valla. :) Bana ilham verdin. Görüşelim, öpüyorum sevgiler  03.04.2008 0:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1928
Toplam yorum
: 7346
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 635
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster