Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '07

 
Kategori
Kimya
Okunma Sayısı
1950
 

Dengede kalabilmek

Boş bir odanın içerisine ben azot gazı ile arkadaşım hidrojen gazını koydular. Sürekli harekt eden durmak nedir bilmeyen bizler, hem birbirimizle çarpışıyoruz hemde odanın duvarlarına çarpıyoruz. Biraz üzülsekte olanları yine unutup yolumuza devam ediyoruz. Bir şey olmamış gibi davranıyoruz. Bu sırada şiddetli çarpışmalar olmaya başladı, bunun sonucunda bizler birer birer yok olurken daha sonra öğreniyorum, adı amonyak molekülleri olan yeni birileri oluşuyor. İlk başta çok korkuyoruz. Hızlı bir şekilde azalırken, bir an tamamen yok mu olacağız diye.Sonra bu azalmaların yavaşladığını görüp buna da"şükür" diyoruz.Sonra gidenlerimizin yerine yeniden gelenlerimiz olduğunu görüyoruz.bunlar bizim tesellimiz oluyor.sonra sayılarımızın değişmediğini farkediyoruz.baştan anlamadığımız durumu bir süre sonra anlıyoruz. Meğer giden kadar gelen oluyormuş.yani bu gidişlerin dönüşü var. Bu nedenle sayılarımız artık sabit.Yani anlayacağınız biz şu an azot, hidrojen ve amonyak olarak dengedeyiz.Amonyak az enerjili olmak isteyen, bizse maksimum hareketin taraflarıyız.Ancak şu an bu iki durum arasında, yani bizler arasında uzlaşma sağlanmış durumda.

Şimdiki korkumuz birilerinin bu ortamı bozması.O zaman dengeyi kaybederiz.Her şey alt üst olur. Çünkü müdahele gelirse kendimizi, dengemizi korumak için tepki vermemiz , sonuna kadar bir şekilde varlığımızı sürdürmek için savaşmamiz gerektiğini biliyoruz.Ünlü bilim adamı Le Chatieur bu konuda "Dengeye etki edecek bir etmene karşı dengeyi korumak için (etkiyi en aza indirmek için) tepkide bulunulmalıdır"demiştir. Bu yüzyıllardır böyle olmuştur.Ancak bazen maalesef denge ortadan kalkmıştır. Yok olunmuştur.Ancak o süreç içerisinde hep sonuna kadar direnilmiştir.

Bir an bunları düşünürken üzerimizdeki kapağın bizi sıkıştırdığını gördümO an işte korktuğumuz başımıza geliyor diye avazım çıktığı kadar bağırdım.Sıkıştıkça sıkışmamak için üç hidrojen ve bir de ben azot birleşip iki amonyak oluşturmaya başladık.Dört kişi yerine iki kişi olması sıkışıklığı biraz önlüyordu.Neyseki kapağın hareketi durdu.Ancak bu arada azot ve hidrojen sayıları azalmış, amonyak sayısı artmıştı.Hepimizden az veya çok olması, yeni bir denge kurmamızı sağlamıştı.Tam bu sırada ortamın ısındığını farkettik.Yüksek sıcaklığı sevmeyen amonyak molekülleri yok oluyordu.Sevindirici bir durum bizlerin sayısıda artmaya başladı.Kısa sürdü ama sanki hak yerini buldu gibi .Daha önce kaybettiklerimizi kazandık.Biraz yüksek sıcaklıkta da olsa tekrar koşullar değişinceye kadar denge de kalacağız. Zor koşullarda da dengesini koruyabilenlere ve dengede kalabilenlere sevgi, saygılarımızla...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

merhabalar hocam.yazınızı bir arkadaşım vasıtasıyla okudum.bende dersanede kimya öğretmeni olarak çalışıyorum.çok keyifli bir anlatım.izniniz olursa bende bu anlatımı kullanmak isterim

zeynep çil 
 15.09.2007 8:45
Cevap :
Zeynep hanım,öncelikle beğeninizi iletmenize sevindim.Yıllar sonra kimya dersine farklı yorum getirme isteğimi bloklarda paylaşma şansım oldu.Özellikle öğrencilerimden ve siz meslektaşlarımdan aldığım bu olumlu ışıkla bu anlatımları çoğaltıp kitap haline getirmeyi düşünüyorum.Bu konuda özellikle sizlerin görüşlerini almak bu çalışmam için çok önemli katkı olacaktır.Ayrıca bu anlatımı kullanmanız beni mutlu eder.Dershaneciliğin geldiği bu zor noktada öğrencilerin canlı tutulması adına katkım olursa sevinirim.Hoşçakalın.  18.09.2007 16:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 1081
Kayıt tarihi
: 03.11.06
 
 

Uzun yıllardan beri Kocaeli'nde dershanede öğretmenlik yapmaktayım. Marmara Üniversitesi Kimya Öğrtm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster