Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '07

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
876
 

Depresyonda mıyız?

Depresyonda mıyız?
 

“Annelerin ninnilerinden spikerin okuduğu habere kadar, yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı, anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık, anlamak gideni ve gelmekte olanı”

Kardeşlik, anlayış, sevgi, dostluk, karanlık çıkarlarını karanlıklarda elde etmeye alışmış olan yobazın, bağnazın, lümpenin asla tahammül edemeyeceği insani değerlerdir. Bu değerler hemen her zaman emperyalizm tarafından kirletilir. Kusurlu ya da kusursuz onun dayattığı piyasa ahlakının gereğidir bu. 31 Aralık günü Irak’a infaz ve 19 Ocak günü İstanbul’da bir güvercine sıktığı 3 kurşun gibi...

O gün, spikerin okuduğu haberden politikacıların masallarına kadar bize söylenen her şeyin yalan olduğu bir kez daha anlaşıldı. Globalizm, insanlık, bilgi çağı, uygarlık, barış, kardeşlik adına insanca duygularımız, ruhumuz ve kimyamız alt üst oldu.

Nazım’ın söylediği gibi anlamak gerek, yaşadıklarımızı ve yaşayacaklarımızı. Ve bunun için paylaşmak gerek alın terinin bize sunduğu bilgi ve yetenekleri, hem yürekten hem de kitaptan. Ta ki tüm insanlar ve insanlık için bir sevgi dünyası kurana dek! Ve paylaştıklarımız ile paylaşmadıklarımız arasındaki farkı kapatıncaya dek!

Beden sağlımız kadar önemli olan ruh sağlığımızı da zinde tutmak ve küresel tacizlerden korunmak için hiç vakit kaybetmeden, şimdi hemen!

İki ya da tek ayak üzerinde nerede ve nasıl duruyorsak o’yuz biz. Varlık ya da benliğimizi ortaya koyan duruşumuzdur. Düzenli, düzensiz ya da umarsız duruşumuz… Duygu, düşünce ve davranışlarımızı belirleyen, içinde yaşadığımız koşullardır. Bu koşullar ile uyum içinde olmak kadar, koşullar ile uyumak, hatta uyutulmak olasılığı iç içedir çoğu zaman.

Yaşam rüzgârına bağrını açan herkes, yüreği kadar esinti alır. Buna nasip ya da kısmet der bazılarımız. Ve o; her şeyin değişeceğine inanan, bunu düşünmek bile istemeyen ve “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyen zihniyetler arasında pay olur gider. Eşit olarak değil ama herkesin hak ettiğince paylandığı yerdir yürek!

İşte dostlar, duygularımızın nesnel temellere oturduğu gerçeklik budur. Bu temelde duygusal tepkilerimiz, maddi yaşam koşullarımız tarafından olgunlaştırılıp şekle şemaile sokulur ve her birimizin ruh hali birbirine eklenerek organize tepkilere dönüşür. Küresel akıl, küresel ahlak ve hatta “Küresel Depresyon” da buna çok benzer.

Duygularımızda bocalama ve ruh dünyamıza çöken karamsarlık, çevremizi ve dünyamızı anladıkça un ufak olmaya mahkumdur. Öğrendikçe sorunlar daha küçülür ve anlaşılır hale gelirler. Böylece hekime ve ilaçlara olan gereksinim en aza iner. Doktoru da ilacı da kendinde bulmak buna benzer. Gerek duyulduğunda tıbbi destek ile tama yakın bir rahatlama sağlanır.

Depresyon nedir?
Mutsuzluk, kendini iyi hissetmeme, ümitsizlik ve karamsarlık, depresyon durumlarında en sık dile getirilen yakınmalardır.

Eski neşeli halini arar bir duruma düşmek, komşu gezmelerine, sinema, tiyatro vb. sosyal aktivitelere ara vermek, kendini çökmüş gibi hissetmek depresyon adına dile gelen diğer yakınmalardır.

Depresyon halinde çoğu kez yalnızlık duygusu hakimdir. Bu duyguya ümitsizlik de eklenince daha sıkıntı verici bir durum ortaya olur. Yalnızlık, yalnız kalma isteği ile daha gerçekçi kılınmaya çalışılır. Bu tür isteklere taviz vermemek gerekir.

Depresyon hemen her yaş grubunda görülebilir. En sık 20 ile 40 yaşları arasında görülmektedir. Kadınlarda erkeklerden biraz daha fazla görülmesi, ataerkil baskı ya da sindirmeye bağlanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada her an için 100 milyondan fazla kişi depresyon geçirmektedir. Bu son derece yüksek bir rakamdır.

Depresyon kalıcı bir rahatsızlık değildir. Büyük bir çoğunluğu tam bir şifa ile iyileşir. Doktordan yardım almamak ve sineye çekmek son derece yanlıştır

Şişmanlık, zayıflık
Depresyon sürecinde kilo verip aşırı zayıflama olduğu gibi, kilo alıp aşırı şişmanlama da olabilir. Bu durumlarda tam bir iştahsızlık ya da aşırı iştah açılması söz konusudur. Bedene dolayısıyla dış görünüme yansıyan bu olumsuzluk, kişiyi daha derin bir depresyona sürükleyebilir.

Uyku sorunu
Depresyon sürecinde uyku düzeninde bozulma, sık rastladığımız bir durumdur. En sık gece uykularının azalması ya da tam uykusuzluk yakınmaları ile karşılaşıyoruz. Gece yeterince uyku alınmayışı bir sonraki gün için bedensel ve ruhsal güç kaybına neden olmaktadır. Bu durum beraberinde gün içine kesik uyuklamaları ve esnemeleri taşır.

Depresyonda uykusuzluğun yanı sıra aşırı uyku yakınması da dile getirilmektedir. Aşırı uykuya eğilim; şeker hastalığı, tiroid hormon eksikliği gibi metabolik hastalıklarda daha sık görülmektedir.

Entellektüel performans kaybı, sık dinlediğimiz yakınmalardan biridir. Bu konuyla ilgili olarak hafızada ve hazır cevapta gerileme dile getirilir. Hatta konuşma yeteneğinin azaldığı durumlardan bile söz edilir. Herhangi bir nörolojik hastalığa bağlı olmadan ortaya çıkan bu durumlar, depresyon tedavisi ile süratle geriler ve kişi eski performansına kavuşur.

Depresyon geçiren hastalarımızda ruhsal anlamda dile getirilen yakınmaların dışında veya bunlar ile birlikte, bedensel işleyişe dair sıkıntılar da sık olarak dile getirilmektedir. Bu durumda gerçek bir organik ya da fizyolojik işlev bozukluğu olup olmadığı kapsamlı bir muayene ile değerlendirilir. Bulgular, gerek duyulan laboratuar testleri ile desteklenir. Böylesine bir yaklaşım, hastalık korkusuna dair kaygıların da giderilmesine yardımcı olur, hastanın özgüvenini pekiştirir.

İshal, kabızlık, karın ağrıları, karında şişkinlik, gaz, geğirme ve yellenme depresyon seyrinde tanık olduğumuz sindirim sistemi yakınmalarıdır. Her iki cins için cinsel isteksizlik ve erkeklerde sertleşme sorunu, tek başına ya da yukarıda dile getirilen yakınmalarla birlikte olabilir. Bu sorunların hemen çoğu, depresyona yönelik tedavi ile ortadan kalkarlar.

Bu şekilde bedensel işleyişe dair sıkıntıların dile getirildiği depresyonlara maskeli depresyon da denilir.

Depresyon yapan hastalıklar ile depresyon yapan ilaçların ayrımı da önemlidir. Bu konuda doktorunuz size yardımcı olacak, depresyona yol açan ilaçları azaltmanızı ya da terk etmenizi sağlayacaktır.

Depresyon Yapan ilaçlar
*Ağrı kesiciler

*Uyku ilaçları

*Ampisilin ve Tetrasiklin grubu antibiyotikler

*Doğum kontrol hapları

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

BEN NE YAPTIYSAM KURTULAMADIM EN SON KARAR VERDİM DEPRESYONDAYIM DEMEYECEĞİM. SAYGILAR. DEPRESYON İLE İLGİLİ YAZIMI TAVSİYE EDERİM İSMİ TESLİM OLUYORUM.

HAYAL ARSLAN 
 12.02.2007 12:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 18495
Kayıt tarihi
: 12.11.06
 
 

18.12.1954 yılında Tunceli Nazimiye ilçesinde dünyaya geldim. İlk orta ve lise tahsilini Bergama'da ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster