Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '10

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
581
 

Dil bilmek neden hala lüks olmaya devam ediyor.

Dil eğitimi Ülkemizde uzun yıllardan beri ortaokul ve liselerimizde yapılmaktadır. Benim kesin olarak bildiğim kadarıyla 1940 yılından itibaren okullarımızda dil eğitimi var. Aradan 70 yıl geçmesine rağmen halen devam ediyor. Özellikle İngilizce ilk sırada olmak üzere, Fransızca ve Almanca uzun yıllar orta öğrenimde yer aldı. Ancak sadece İngilizce bugün önemini muhafaza ediyor. Diğerleri ise varla yok arasındalar. Tabii ki özel okullar konumuzun dışında yer alıyor. Benim üzerinde durmak istediğim husus, orta öğrenimde altı yıl ingilizce okuyan bir öğrencinin , liseyi bitirdiğinde; en basit bir cümleyi kuramaması, en basit bir hikaye kitabını okuyamamasının, nasıl olduğudur? Bizzat şahit olduğum olaylar oldu. Yarın okula gelme, cebimde yüz lira var. Babanın adı nedir? gibi veya daha basit cümleleri kuramayanlara rastladım. Hesap edelim. Haftada iki saat, ayda sekiz saat, yılda yetmiş iki saat, altı senede yaklaşık onbeş ay İngilizce okuyan bir öğrenci neden en basit bir cümleyi kuramaz? Neden en fazla şimdiki zamanı kısmen bilir de, fiillerin dili geçmiş zamanını çekemez. Anlaşılır gibi değil. İşin komedi trajik bir çok yönü var. Hemen hemen her ortaokulda okutulan, müfredat dahili bir ingilizce kitap vardı. Geytin bi denirdi. (İngilizce yazılışını hatırlıyamıyorum) Halen var mı bilemiyorum. Bu kitabın içindeki konulardan bir tanesi "HUNTİNG TIGER " yani" KAPLAN AVI "idi. Düşünün kaplan avındaki geçen hangi kelime veya cümle öğrencinin işine yarar. Ya da Şekspir'in bir eserinden alınmış bir pasajdaki kelimeler ne katkıda bulunur. Fransızca müfredat kitapları da öyleydi. Hiç unutmam 1960 yıllarında İstanbul Kız Lisesinde okuyan kız kardeşimin Fransızca ders kitabında, Voltaire, Rousseau ve Flaubert'den pasajlar vardı. Bu örnek pasajları anlamak olanaksız gibiydi. Ama kelime dağarcığı otuzu kırkı geçmeyen öğrencilere Fransız edebiyatının en seçkin pasajları okutuluyordu. Daha doğrusu okutulamıyordu. Sonuç ortada. Lisan bilmeyen bir toplum durumundayız. Tek çözüm yabancı dili öğretmesini bilen öğretmenler ve uygun kitaplar. Bir de lisan derslerine tanınacak avantaj veya ayrıcalıklar. Saygılarımla.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Devlet okullarinda orta ve lisede hangi ders guzel ogretiliyor? Bundan mezun olanlarin hangisi duzgun bir dilekce yazmayi ogrenmis? Bu sorulari uzatmak mumkun ama sorun acik, ogretmenlerin bilgi duzeyi ve ogretim sistemi olmasi gerektigi gibi degil. Ancak kisisel cabalariyla, istekli ogrenciler bir yere gelebiliyor. Okul bir cok ogrenci ve veliye malesef bir dert olarak gorunuyor. Ogrenmekten cok mezun olmak anlayisi hakim. Yabanci dil ise devlet politikalarinin bir sonucu olarak gerilemis durumdadir. Lubnan da Misir da bir cok yabanci misyoner bedava dil ogretmektedir. Bu ise ulkemizde yasaktir. Bence Turkce yi duzgun ogrensek bu bile buyuk gelisme olur.

Armagan 
 06.03.2010 22:39
Cevap :
Doğru söylüyorsunuz.Türkçe'yi bile okullarımızda öğretemiyoruz. Katkılarınız için teşekkürler.  07.03.2010 13:09
 

Tek çözüm yaklaşımınız gerekli olabilir ama yeterli olmayabilir.. Şöyle ki, yabancı dil bilmeyen toplumuz diyorsunuz, bizim toplumun bırakın dil bilmesi eğitim ortalaması ilkokul terk.. yabancı dil bilme seviyesini.. yabancı dil bilmeyen bir toplum olduğumuzu, hangi yabancı dil bilen toplum ile karşılaştırıyorsunuz belli değil, eğer bu toplumlar avrupalı toplumlarsa.. onlar zaten ortak bir kültürel geçmişe ve latince gibi ortak bir dile sahipler.. yok eğer asyadaki bir ülkeyi baz alıyorsanız, türkiyenin onlardan daha geri olduğu da şüphe götürür.. yani temelinde.. dil bilip bilmememiz, bizim toplumsal yapımızla ve dilbilimsel bir olguyla bağlantılıdır. Bizim toplumun dil bilecek seviyesi yoktur, bilmesi zorunlu ve ihtiyaç değildir, dili öğrenecek bir bağlamda değildir.. bilmek isteseydi bile... dillerin grametik yapısı, bu dili öğrenmede zorluk yaratırdı.. sizin iyi dil bilen hocalar çözümünüz, en sonda gelen konulardan biridir kanımca..

Erdal Aydın 
 13.02.2010 14:42
Cevap :
Benim sözünü ettiğim kitle düz lise mezunlarıdır. Bu gençlerimizin altı sene boyunca toplam en az 15-16 ay dil eğitimi görmeleri socunda gerçekten hiçbirşey öğrenmemeleri nasıl açıklanabilinir.Bu vahim bir olgudur ve neden üzerinde durulmaz anlaşılabilir gibi değil. Ülkelere gelince, orta doğu,Asya ve Kuzey Avrupa ülkeleridir. Lübnan'ı bir inceleyin şaşıracaksınız. Hocalarımızı suçlu göstermek amacım değil.Onlar ellerinden geleni yapıyorlar.Benim önerim Anadolu Liseleri mezunları seviyesinde olanların filolojileri kazanabimelerini sağlamak ve orta eğitim kurumlarındaki müfredatı ve sistemi değiştirmek. Bir lise mezunu to be ve to have fiillerinin tüm zamanlarını bilmeli. Cebimde para var,hava yağmurlu, metroya nasıl gidebilirim? demeli.Saygılarımla.  13.02.2010 18:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 459
Toplam yorum
: 2189
Toplam mesaj
: 120
Ort. okunma sayısı
: 976
Kayıt tarihi
: 26.01.10
 
 

1945 yılında Adana'da doğdum. Galatasaray Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster