Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Nisan '15

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
314
 

Dindar insanlar günah endişesiyle dinin yasakları dışında da hayatlarını kısıtlıyorlar

Dindar insanlar günah endişesiyle dinin yasakları dışında da hayatlarını kısıtlıyorlar
 

Bize ne kim ne yaparsa yapsın; ama belki bilmiyorlardır… Müslümanlıkta örneğin kapanma “eller ve yüz açık” şeklindedir. Ama biz gözlerini kapatan kadınlar da görüyoruz. Ya da Allah’ın farzları haricinde peygamberin sünnetini de yerine getirmek dinin şartı mı? Değil. Ama insanlar öyle biliyor, öyle yapıyor. Artı işte duymuş bir yerden hadiste şöyle diyor, ulemanın tespiti, hoca efendinin fetvası, vaizin vaazı ne duyduysa (biraz da hata ve eksik yapma korkusuyla) kitaptan sanıyor.

Peki, bu durumda noluyor dersiniz? Kişiler yaptıkları bu fazladan ibadet, yasak ve davranışlar için Allah’ın kendilerine sevap vereceğini düşünüyorlar. Ve daha fazla sevap almak için daha fazla abartıyorlar. Tekkenin duvarlarını yalayan insanlar var.

Daha büyük yanlış şimdi bazı kimseler böyle kitapta olmayan şeyleri fazladan yaptıklarında bilmeyen kimseler bunlara baktıklarında bu yapılanların dinin emri olduğunu sanıp onlar da yapmaya başlıyorlar. Sonra bir gün geliyor ( ki işte bugün gelinen durum gibi) dinin emirleri dışında fazladan yapılan bu şeyler (işte bunun için bugün bir kısım insanlar ikinci bir din yaratmışlardır deniliyor) bu fazladan yapılanlar din kuralı oluyor.

Örneğin türbe ziyareti… Ben böyle bir din emri okumadım. Bugün Müslümanlar peygamberin sünnetini yerine getirmezsen Müslüman sayılmayacağını zannediyorlar. Şu büyük yanlışa bakar mısınız? Tamam, fena mı oluyor ama ibadetlerini bile zor yerine getiren insanlara Allah’ın doksan dokuz adını ezberlemek, kandil gecesi dua etmek, kurban kesmek, kadınlara evden dışarı çıkmamak, kadının tırnağının ucunun bile görünmemesi, orucu bozana 60 gün ceza orucu, eğlenceli düğün yapılmaması, kocanın hâşâ Allah gibi görülmesi, anaya babaya itaat edilmesi gibi daha birçok doğrudan dinin emri olmayan şeyleri de yüklerseniz 1,6 milyar Müslüman’ın 1 milyarı işte böyle kimlik Müslüman’ı olur.

Gerçek anlamda Müslümanlığın gerekleri şu anda Müslümanların yaptıklarının yarısıdır. Kalan yarısı uydurmadır. Kandil gecesi, türbe ziyareti nerede, hangi ayette yazıyor. Bu uydurma din kuralları üstelik bir de dini yerine getirmeyenlerle dindarların kavgasına da sebep oluyor. Hoca efendiyi dinlemek, din kitabı okumak da sevapmış. Hoca kitap okuyor geliyor sana satıyor. Hoca bu coşmuş da coşmuş, kendinden de katıyor. Cahillik de var üstelik. İnsanlarımız dini bilmedikleri için her şeyin günah olduğunu sanıyorlar. Sanıyorsunuz ki bu iyi bir şey; yanlış davranışlardan kaçınır. Ama bunu öyle abartanlar var ki hacıdan hocandan duymuş birine bağırırsa cehennemde yanacağını sanıyor. Bu kadar yani! Ve yerine getiremiyor; af özür, kendini suçlu hissedip pişmanlığa ve komplekse düşüyor. Hacı hoca takımı işte insanları bu hale getirdi. Hayat bu, bağırırsın da çağırırsın da!

Fazladan yaptığınız ibadet için sevap falan alamazsınız. Kandil gecesi, türbe ziyareti gibi şeyler töredir. Dua etmek iyidir, İslam’ın emri falan değildir.  İslam’da örtünme tarif edilmiştir. El yüz açık şekildedir.  Yüzünüzü, gözlerinizi kapatarak sevap falan alamazsınız. Birileri yapabilir, özgürlük var; ama dinin emri sanmayın.

Siz ne bakıyorsunuz o insanlara…”yaparsanız sevap alırsınız” ile “yapmanız farz” arasında dağlar var. Daha iyi Müslüman diye bir şey yoktur, ibadetini yapan Müslüman vardır. İslam’ın gerekleri dışında uydurma bir takım şeyleri yaparak üç önemli soruna sebep oluyorsunuz.

1-Fazladan yaptıklarınız için sevap alacağınızı sanıyorsunuz. Madem öyle günde 5 değil 10 vakit namaz kılın o zaman. Söyleseler ya da bir yerden duysanız onu da yaparsınız.

2-Sizi görenler sizin yaptıklarınızı İslam’ın emri sanıyor, yapamadıkları için kendilerini suçlu hissediyorlar. Bugün sokaktaki bir Müslüman’a sorunuz Sünneti yerine getirmeyen Müslüman olmaz diyecektir. Oysa bakınız sünnet neymiş.”Farz ile sünnet arasında şöyle bir ayırım vardır: Farz, Müslüman olmak için yapılması kesinlikle zorunlu dinsel bir görevdir; sünnet ise yerine getirilmemesi günah sayılmaz. Sünnet kavramı hemen hemen hadis kavramıyla aynı anlamda kullanılır”

3-Normal dini emirlerin dışında daha iyi Müslüman olayım, daha fazla sevap kazanayım diye yaptıklarınız dindar olmayan insanlarla aranızda kavga nedeni oluyor. Çünkü onları, bunları niye yapmıyorsunuz diye suçluyor ya da ayıplıyorsunuz. Veya onlar bu davranışlarınızı eleştiriyorlar. Kızların okumasına, kadınların çalışmasına karşı çıkıyorsunuz mesela.

Kaldı ki peygamber bile veda hutbesinde “dinde aşırı gitmeyin” diyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şu an ki beyinlere enjekte edilen dini tanımıyorum. Eskiden de dinimiz vardı ve hala o aynı dindeyiz. Herşeyin aşırısı zarar.

Tülay EKER 
 15.04.2015 15:16
Cevap :
Ağır konuşmuşsun; ama gerekiyo galiba...  18.04.2015 10:02
 

Bir hak dini varken yanına bir de halk dini ilave edilmiş. Kerim Korkut'a bir nazar boncuğu takmalı. Milliyet Blog'un en çalışkan yazarı ne de olsa. Her gün yazmaktan da ileri geçip günde 3 yazı postalamış maşallah. Müslümanlık çalışmayı, üretmeyi, dünyaya faydalı olmayı ibadet sayar. Demek ki,fazladan ibadet yerine çalışmayı seçse daha çok sevap alacak. Gene de üretim tembeli olanların fazladan ibadet yapması hayırlıdır. ancak bu ibadeti hak dinine lâyık yaparsa sevap alır diye düşünüyorum.

Muharrem Soyek 
 15.04.2015 12:23
Cevap :
Çalışkanlık konusunda yaptığınız övgüye teşekkür ederim.  18.04.2015 10:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 5186
Toplam yorum
: 13487
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 667
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster