Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '18

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
1315
 

Dizi Nostaljisi! Yılan Hikayesi’ni Hatırlayalım!

Dizi Nostaljisi! Yılan Hikayesi’ni Hatırlayalım!
 

Son yıllarda ekranlarda Arka Sokaklar, Behzat Ç, İçerde, Kanıt, Galip Derviş, Hırsız Polis, Kara Para Aşk, Adanalı gibi başarılı ve ses getiren polisiye diziler izledik. Polisiye merak uyandıran heyecanlı kurguları ile izleyiciler tarafından rağbet de gören bir tür.

Polisiye dizi anlamında bu saydıklarımız ilk akla gelen diziler.  Zaten hepsi de yakın zamanda çekilen projeler.(Bitmek bilmeyen Arka Sokaklar hariç tabi)

Ancak; 1990’lı yıllarda doğup çocukluğu 2000’li yılların başına denk gelenler ve önceki nesil hatırlar ki; bir dönem ekranda ‘Yılan Hikayesi’ adlı reyting rekortmeni bir polisiye dizi vardı.

Hatta; Türkiye’de polisiye türünde ciddi anlamda çekilen ve sevilen ilk diziydi bile diyebiliriz.

Yeni nesil çok hatırlamaz ancak bir dönem dizi izleyicileri valizini toplayıp İstanbul’a gelen, tek derdi yılanı kuyruğundan yakalamak iken kendisini daha karmaşık bir yılan hikayesinin (dizde herkes kendi hikayesinin bir yılan hikayesi olduğunu iddia ederdi zira) içinde bulan, başını beladan sokan bir köylü kızı ile onu her düştüğünde tutan yakışıklı polis Memoli’nin maceralarını izlerdi.

Memet Al Alabora, Meltem Cumbul, Ayten Gökçer, Emre Kınay, Süleyman Turan,  Şevket Çoruh gibi oyunların rol aldığı dizi 1999-2001 seneleri arasında Kanal D ekranlarında yayınlanmıştı.

Şimdiki deneyimli dizi izleyici gözü ile izleyince anlamsız yere uzayan sahneler, çok başarılı olmayan oyunculuklar, komik gibi görünen ama komik olmayan diyalog ve espriler ya da bir takım mantık hataları bulsak da bir döneme damgasını vuran güzel bir diziydi Yılan Hikayesi.

 

Biz de ufak bir dizi nostaljisi yapıp Yılan Hikayesi’nden akıllarda kalanları derledik.

-O müziği unutmadık!

Dizilerden akılda kalan ya da sahnenin duygusunu hissettiren önemli etkenlerden bir tanesi de müzik artık. Son yıllarda ortaya çıkan başarılı işlerle daha da arttı dizilerde müziğin önemi. Yılan Hikâyesi’nin de o dönemin çocukları tarafından ilkokulda flütle çalınan o jenerik melodisi hiç çıkmadı hafızalarımızdan.  Şahsen o müzik beni taaa dan dan silah sesleriyle başlayıp ‘Macera devam ediyor’ sloganı ile devam eden fragmanlardan yakalardı ama itiraf edeyim müzik konusundaki yeteneksizliğim nedeni ile o melodiyi flüt ile çalabilenlerden değilim. Hatta; müzik dersindeki sözlüye hazırlanırken sinirden iki flüt kırmışlığım bile var.

-Yayın günü ve saati

Yeni dönem dizi severler pek bilmez ama o dönemlerde diziler böyle sinema filmi gibi 3 saat sürmezdi. Akşam 20:00 civarı başlar, 10 dakika özet gösterilir sonra da reklam filan derken efendi gibi 1 buçuk saat içinde biterdi. Bu nedenle de bir akşama iki dizi birden sığardı. Yılan Hinkayesi de Perşembe akşamları 21:45’te yayınlanır, Cumartesi akşamları da aynı saatte tekrarları verilirdi.

-Memoli’nin jöleli saçları ve sürekli kaçan keçileri

Dizimizin baş kahramanı Memoli’nin jöleli saçları da diziye dair aklımızdan çıkmayan ayrıntılardan. Hatta dizide o saçlar için ‘inek yalamış gibi’ diye garip de bir tabir kullanılırdı. Saçları haricinde Memoli’nin bir de sürekli kaçan keçileri vardı.  Sürekli bir şeylere sinirlenip ‘1-2-3-3-5’ diye saymaya başlardı.  Bir de sürekli kendi kendisine konuşurdu bu arkadaş. Hatta dizinin yarısını diğer karakterler yerine kendisiyle konuşarak geçirmiş olabilir. (Bu âlemin ilk deli polisi olmayan albay ile konuşan Poyraz Karayel değildi yani)

-“Bana yalnızca iş arkadaşlarım Memoli derler”

Sadece düşmanları dahil dizideki her karakter değil tüm Türkiye bu isimle seslenirken biraz iddialı bir cümle olmuş bu. Bunun haricinde Memoli’nin hatta diğer karakterlerin de duyduğu her cümleye istinasız cevabı ‘Neee’ şeklinde olurdu.

- E be köylü kızı

Memoli’nin bankada, yürüdüğü sokakta, hastanede, alışveriş merkezinde kısacası gittiği her yerde başını belaya sokan Zeyno için en çok kurduğu cümle idi. Zeyno ölüp Yunan polisin geldiği son sezonda da Memoli bu replikten vazgeçemediği için ‘E be Ege Güzeli’ şeklinde güncellenmiştir.

-Aşk yaşayamayan Memoli ve Zeyno

Biz Türk dizi izleyicileri alışkınız… Şartlar ne olursa olsun o baş karakterler tutkulu bir şekilde aşk yaşayacaktır. Hatta karakterlerimiz öpüşene kadar kızamık olur, ilk ele ele tutuştukları sahnede bayram havası estiririz. Ancak eskiden diziler aşk meşk konularında bu kadar takıntılı değildi. Dizideki her karakterin ‘siz birbirinize deli gibi aşıksınız’ demesine rağmen dönüp de bir hatırlayınca Memoli ve Zeyno hiçbir zaman izleyicinin heyecanla bekleyeceği bir aşk yaşamadı, hatta aşklarını Zeyno ölmeden yarım saat önce itiraf ettiler. (Eleni’ye de aşık oldu gibiydi ama onunla da aşk yaşamadı)

Zeyno’nun her önüne gelene hatta polis kılığındayken televizyon kameraları karşısında bile Memoli’nin nişanlısı olduğu yalanını uydurması bir başka olaydı tabi.

-Apartmandaki düğme ve meraklı komşular

Aslında dizinin en gerçekçi karakterleri idiler. Ne de olsa hepimizin apartmanında var öyle ‘nereye gittin, evine kim geldi, saat kaçta döndün,’ gibi her şeyi takip eden komşular. Memoli, Zeyno ve Belgin Hanım kapının önünden her geçişlerinde kapıyı açtıkları için ‘burada kesin bir düğme var’  diye bir tespit türemişti hatta karakterler arasında. Her o kapının önünden geçişlerinde yarım saat gereksiz bir kapı önü muhabbeti izlerdik. Hatta bir keresinde Belgin Hanım’ın evine gizli gizli girmeye çalışan Kral bile o düğmeye basıp meraklı komşunun ağına düşmüştü. Koskoca mafya dünyasının lideri olmak bile kurtaramadıysa Memoli’nin şansı yoktu tabi.

-Memoli’nin babası Cem ve çaycı Avni

Memoli’nin birlikte pizzacı, dondurmacı, televizyoncu derken kadın kılığına bile girdiği has arkadaşı Cem’i de unutmadık. Otobüs durağında görüp aşık olduğu kız mucizevi bir şekilde polis çıkıp onların çalıştığı şubeye gelen Cem’in Memoli’ye neden ‘baba’ diye hitap ettiğini de hala anlayabilmiş değilim fakat ‘Seven Kalpler Hassas Oluyor’du galiba…

Emniyetin en güzel çayı kendisinin yaptığını iddia eden ve ‘Aman yavaş yavaş için. Bünyeniz böyle lezzetli bir çaya alışkın olmayabilir’ diye gezinen Çaycı Avni’si vardı bir de. Otomatik çay ve kahve makineleri baya çekmişti elinden.  Dizinin sonunda sürekli elinde gezdirdiği loto kuponlarını tutturup zengin olmuş ve kendi adına bir mutlu son yazmıştı.

-Yılanın Soyu Erkan

Başarılı oyuncu Emre Kınay’ın canlandırdığı Erkan Ağa karakteri de düğün gecesi terk ettiği Zeyno tarafından kendisine sürekli ‘Yılanın Soyu Erkan’ diye bağırmasından dolayı hafızalarımızdaki yerini koruyor. Gerçi sonradan sonraya kötü bir adam olmadığı anlaşılmıştı, kendisi de yılanı kuyruğundan yakalama derdine düşmüş sonra da köyüne barış getirmek için uğraşıp durmuştu.

Zeyno’nun ölümünden sonra Memoli ile arkadaş olmaları da ayrı bir olaydı. ‘Öküz öldü kavga bitti’ gibi olmuş.

-Kral Sinan

Son olarak ‘İçerde’  dizisinde ‘Kebapçı Calal’ olarak izlediğimiz Çetin Tekindor, Yılan Hikayesi’ne yetişmiş nesil için Memoli’nin beş bölümde bir operasyon düzenlediği, arkasından devamlı ‘Kraaaaaal’ diye naralar attığı, oğlunun katili olan Kral’dır.  Aslında Çetin Tekindor’un bu dizi ve İçerde’de canlandırdığı karakterler birbirini andırmıyor değil.  Her iki karakter de,  yasadışı faaliyetler gösteren çetenin lideri idi, kimse tarafından yakalanamıyordu, birisi çocuk kaçıyor, diğeri ölümüne neden oluyordu. Ancak, Kral Sinan kendisine öldü süsü verip her şeyi gizliden gizliye yöneterek hem daha zeki hem de düşmanlarından korumak için uzak durduğu karısı Belgin Hanım’a 20 sene sonra ayrı geçirdikleri her gün için bir tane gül getirecek kadar romantik bir adamdı.  Hatta, Belgin Hanım’a olan sevgisi yüzünden polis balosuna kendi koydurttuğu bombayı ile ihbar etmişti adamcağız. Çünkü; o baloya giden Belgin Hanım aynı zamandan Memoli’yi oğlu gibi seven komşusu idi. Hem Kral’ın ekibine gizli polis de sızamıyordu, zavallı Memoli zaten ancak son sezonda yakalayabilmişti kendisini.

-Memoli’nin bir türlü uyuyamaması ve Zeyno’nun köyüne dönememesi

Zavallı Memoli her sahnede en az 3 gün uyumak umuduyla yatağına yatıyor ama 10 saniye geçmeden gelişen bir olayla bunu başaramıyordu. Her bölüm kendisine otobüs bileti alınan Zeyno da bir türlü köyüne dönemiyordu.

-Kürşat ve Gülsüm

Onlar da dizinin kötü karakter gerekliliğini dolduran varlıklar idi. Kendilerinden sürekli kıçlarına tekme basılacak karakterler olarak söz edilirdi. Önce yasak aşk yaşayıp Hasan Ağa’yı öldürtmüşler, sonra da Erkan ile bayağı bir çatışmışlardı. Ama en büyük çatışma ikisi birbirine düşünce başlamıştı. Bir zaman sonra Kürşat’ın aslında evli ve çocuklu Hakan adında bir adam olduğunu anlamıştık. Gülsüm, Kürşat’ın kızını kaçırınca da Kürşat’a üzülmedik desek yalan olur valla.

-Başrole aşık kız

Her dizinin olmazsa olmaz başrole aşık yan karakter boşluğunu bu dizide ‘Komiser Başak’ karşılıyordu. Gerçi ne aşkını itiraf edebilmişti ne de Memoli ve Zeynep’i ayırmak için bir entrika yapmıştı. Memoli de kendisini pek ciddiye almıyordu zaten. Dizi bugün çekiliyor olsa, Başak Erkan Ağa iş birliği yapar ve Memoli ile Zeyno’nun bir araya gelmesini filan engellerdi muhtemelen.

-Kız Kulesi

Kız Kulesi’nin Türk dizilerinin vazgeçilmez figürü olması Yılan Hikayesi ile başlamış olabilir. İstanbul’a geldiğinden beri Kız Kulesi’ne gitmek isteyen ve efsaneleşen hikayesini Memoli’den dinlemek isteyen Zeyno da 58. Bölüm gibi bu muradına ermişti.

-Monopoly

Dizinin bazı bölümlerinde Memoli, Cem, Çaycı Avni, meraklı komşunun sürekli polis akademisi sınavlarına hazırlanan- Bruce Willis gülüşlü oğlu Rambo Berk, Başkomiser Kemal ve hatta Erkan Ağa falan toplanıp monopoly oynarlardı. Dizi sayesinde bu oyunun da baya reklamı yapılmıştı.

-3. Sezon

İnternette yazılan yorumlara bakarsak izleyicilerin pek de sevemediği bir sezon. Zeyno’nun sonunda bir yılan yani kötü bir adam olmadığına ikna olduğumuz Erkan Ağa ile namusunu temizlemek adına yeniden evlenirken ölmesi ve diziden ayrılması ile dizi kan kaybetmişti bir parça. Onun yerine de diziye ‘Elini’ isimli Yunanlı bir polis karakter gelmişti.  Sonradan anladık ki, o da memleketinde peşinde olduğu mafyadan kaçıp gelmiş Türkiye’ye.  Buradakiler yetmiyormuş gibi bir de Yunan mafyası ile uğraşmıştı Memoli . Ancak Eleni rolünde Katerina Moutsatsos cidden çok güzel bir kadındı.

-Dürümcüdeki final

O kadar bölüm Kral’dı, Kürşat’tı koşturmaktan açıktılar herhalde ki finali dürüm yerken yapmışlardı. Eee tabi Zeyno öldü, Eleni memleketine döndü derken dizide kız kalmayınca düğün dernekle bitiremediler.  Memoli de ölen oğlunun intikamını aldı ama yalnız ve aşksız bir final yapmış oldu. Ama final sahnesinde yönetmeninden yapımcısına, senaristinden kameramanına kadar tüm ekibin gösterilmesi emeklerine teşekkür adına hoş bir hareketti.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 23
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3786
Kayıt tarihi
: 01.03.13
 
 

Gazetecilik/ Radyo Tv alanlarında eğitim aldım. Şu an aktif olarak çalışmamaktayım. Ancak dizigaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster