Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
736
 

Dolgudan kaçarken kanal tedavisine yakalanmak!

Dolgudan kaçarken kanal tedavisine yakalanmak!
 

http://www.geekroar.com


Bir dönem böbreklerimden de çektim ama şu dişlerimden çektiğimi böbreklerimden bile çekmedim…

Yaşamayan bilmez…

Bilmeyene tarif edilmez…

Dün gece sabaha kadar uyumadım yine…

Yatağın içinde dön baba dönelim…

Tam dalıyorum, yorgana bir tekme atıp, zonklamayla uyanıyorum…

***

İlk protezleri taktığımda lise ikiye gidiyor, Aymar yağ fabrikasında staj yapıyordum…

Nasıl oluyor demeyin… Endüstri Meslek Lisesinde raconlar böyleydi… Hafta da üç gün staj, iki gün okul…

O yüzden lisedeki sınıf arkadaşlarımdan profesör çıkmadı benim… Olan varsa da kusuruma bakmasın haberim olmadı…

Öndeki dört dişi kestiler biçtiler…

Yahu yaşınızın on dört ya da on beş olduğunu düşünün…

Aynaya bakın… Öndeki dört dişinizin olmadığını hayal edin…

Zor değil mi?

Dişlerinizin olmadığını nasıl saklarsınız?

Fıkradaki gibi ya ağzınızı büzüştürerek konuşacaksınız, ya da vücut dilinizi kullanacaksınız…

Nihayetinde taktılar dişleri…

Taksitle yaptırdık diye mi?

Ucuzundan diye mi?

O zamanki imkânlar sebebiyle mi bilmem!

Dişler diğerlerine göre daha sarı ve daha büyük oldu…(!)

Daha doktor dişleri yapıştırırken içime sinmedi fakat ne yapacaksınız?

Sanıyorum iki üç ay ağzımı tam olarak kapatamadım…

Sonra mecburen alıştım…

Bir Muhacir Mehmet vardı fabrikada, elektronikçi, kulakları çınlasın çok alay ederdi benimle…

Dişleri taktırır taktırmaz yanına gittim…

“ Bak bakalım Mehmet Ağabey nasıl olmuş dişler?”

Dudakları arkaya doğru çektim, protezleri gösterdim…

Baktı… Baktı…

Kabak çekirdeği gibi olmuş!” dedi..

***

Üniversitedeyim, finaller var…

Bir gece bu protezlerin içindeki dişlerden biri ağrımaya başlamasın mı?

<ı>O zamanlar neden bilmem bütün gün yatıp, sınav arifesinde sabahlayıp, hiç uyumadan imtihana girmek gibi garip bir moda vardı…

Ders çalışmam gerekiyor ama diş ağrısından yerimde duramıyorum…

Annemi aramak geldi aklıma…

Annemlerin evde telefon yok!

Gecenin kör yarısı bakkala gittim…

Bitişikteki komşumuza telefon ettim… Çaldı çaldı, tam umudu kesiyordum ki açıldı…

Ayşe abla uykulu bir sesle açtı telefonu…

“ Ayşe abla Ali ben, kusura bakma rahatsız ettim… Rica etsem annemi çağıra bilir misin telefona?”

“ Hayırdır gecenin bir yarısı?”

“ Yok, bir şey!”

“ Kapat on dakika sonra yine ara.”

Bakkalla lafladım biraz…

On dakika geçince aradım… Annem açtı telefonu… Heyecanlanmış tabi!

“ Anneee!”

“ Ne oldu be oğlum?”

“ Bu ön dişleri yaptırdık ya!”

“ Evet”

“ Bir tanesi ağrıyor, ne yapmalıyım ?”

Annem Kızılderililerin büyücü Şamanları gibi teşhisi koydu hemen…

“Yakı olmuştur o! Tuzu bir tencerede ısıt, beze sar sonrada ensene koy! ... İltihap varsa patlar!”

Anne sözü dinlenmez mi hiç!

Eve geldim, şansızlığa bakar mısınız tüp bitmiş… Rezistanslı elektrik sobasının üzerine tencereyi koydum, tuzu ısıttım, öğrenci evinde bezi nerden bulacağız, sırtımdan çıkarttım fanilayı… Çıkını enseme bir koydum…

Ağzım burnum karıştı…

Hastanenin acilinde gözlerimi açtım…

***

Bir dönem cesaretlendim…

Dişlerimdeki çürükleri temizletmeye karar verdim…

Silivri’de bayan bir diş doktoruna gidiyorum…( Yaklaşık on yıllık mevzu şimdikiler üzerine alınmasın.)

İlk dolguyu kazasız belasız yaptırdım…

Birkaç gün sonra ikinci dolguyu yaptırmak için uzandım o cehennem koltuğuna…

Doktor iğneyi vurdu, biraz bekledik…

Çalışmaya başladı… Çalışmaya başladı ama benim canım yanıyor… Erkek doktor olsa elini tutacağım, olmadı en hassas yerine vuracağım tekmeyi canımı kurtaracağım…

Çareyi inlemekte buldum…

“ Ihhhh!!”

Sesi duyunca matkabın kibarını durdurdu kadın…

“ Ne oldu?”

“ Acıyor?”

“ Söylesene uyuşmadı diye!”

Ağzımın içinde iki el, bir matkap ve su borusu varken nasıl konuşacaksam!

Bir iğne daha yaptı… “ Bekleyelim” dedi… Ofisine geçti…

Ben ne yaptım?

Arkama bakmadan kaçtım…

***

İnanmayacaksınız ama dün gece beni uyutmayan dişim… O dişimdi…

***

Bu sabah gittiğim doktor kanal tedavisi gerektiğini söyledi…

İşlemlere başladık… Yazının devamı var mı yok mu? Cumartesi günü belli olacak!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Meditasyon hayatımızın bir çok alanında işe yarıyor, ama tıbbi müdehalenin zorunlu olduğu durumlarda, pozitif bilimden ve teknolojiden yararlanmak gerek... Yoga yapmaya ilk başladığım yıllar ilaç içmeye,lokal anesteziye ve hatta et yemeye karşı çıkarak yaşamıştım...Meditasyonla dişindeki apseyi iyileştirebilen bir yogi varmıdır bilemiyorum ama ben henüz o kadar eremedim galiba....Aksine konsantrasyon gücünüz yüksek olduğu için dişinizin 4 iğnede ancak uyuşması gibi bir sorunda yaşıyorsunuz..Yinede vücudumuzdaki her hastalığın enerji düzeyimizdeki bir tıkanıklıktan kaynaklandığına sonuna kadar inanıyorum..Sadece her insanın tedavi seçimi farklılaşıyor...

nephesus 
 10.01.2009 1:12
Cevap :
Laf aramızda ben de elimden geldiği kadar ilaç kullanmamaya çalışıyorum… Hiç kullanmıyorum dersem daha doğru söylemiş olurum… Bir dönem… MB’de kaleme aldığım yazıdan sonra onlarca meditasyon CD’si gönderdiler… Denedim ama beceremedim… Hala neden beceremiyorum konusuna takılmış durumdayım… Selamlar…  11.01.2009 23:39
 

Dişçimi öneriyorum ama çok uzak kalır sana. Sürekli seni motive ediyor. Diş falan çekince de "Başardık hep beraber başardık ama işin çoğunu ben yaptım fakat siz de çok yardımcı oldunuz." gibi cümleyi hangi dişçi kurar. Üstelik bayan eli hafif. Balık takımlarını al 10 km ötesi çipura cenneti.

Eşit Ağırlık 
 09.01.2009 20:24
Cevap :
Çupra promosyonlu diş doktoru… Benimki de çok sabırlı… Cumartesi günü gidecektim, bu gün öğleden sonra gittim… Dişime koyduğu ilaç düştü diye fırça bile atmadı kadın… Pazartesi yine o koltuktayım…  09.01.2009 22:04
 

Abi ya bu yazı oldu mu şimdi? Bir haftadır dişçi koltuğuna nasıl otururum diye planlar yapıyordum, yine ertelemek zorunda kaldım. Sanırım bende ertelemek için bir bahane arıyordum, onuda buldum :)))

metin öner 
 08.01.2009 15:04
Cevap :
Bana güvenme Metin arkadaş... Başlığı okudun, dolgudan kaçarsan, kanal tedavisine yakalanırsın... Döneceksin dolaşacaksın imamın kayığına... Özür dilerim kavram karmaşası oldu! O koltuğa oturacaksın... Ne kadar çabuk gidersen o kadar iyi... Dinle sen beni : ))  08.01.2009 15:49
 

Teknoloji süper artık, korkmayın hissetmezsiniz:)) Bende üç yıl önce dişçiye giderken yanımda oğlumu götürmüştüm; o da bana anne korkma yaaaa bişey olmaz deyip elimi tutmuştu. Hiç acı hissetmedim, gerçektende korkacak bişey yokmuş:)))) Tekrar geçmiş olsun. Saygılar

Nezahat 
 08.01.2009 10:11
Cevap :
İğne damağıma girdiğinde hissettiğim acı değil de ne acaba? Koku, koltuk, aletler bir araya geldiğinde acayip bir korku filmi çıkıyor ortaya... Şu cumartesi gününü de hayırlısı ile bir atlatayım da... Bizim sülalede var bir şey herhalde... Annem dişlerini çektirirken kız kardeşim bayılmıştı! Ona ne oluyorsa? : ))  08.01.2009 14:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1104
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster