Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '13

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
467
 

Dolunay

Dolunay
 

"Ruhlara ilham veren manzaranın büyüsü senden midir, Dolunay?"


Gönlümüzle birleşen serinkanlı şu deniz
Atlaslara bürünmüş yekpare uzanıyor;
Ne muhteşem bir ân bu,
Ne de derin, bilseniz…
Gecenin  mavisine el çırpan yakamozlar
Mıhlanmış balkonlara neşeyle göz kırpıyor…
“Ruhlara ilham veren manzaranın büyüsü
Senden midir, Dolunay?”
 
 
Kirpiklerin içine dökülen serin mavi
Titreyen yüreklere şifa mırıldanıyor;
Çocukça bir arzunun meltemiyle ısınıp
Sarılmışken rüyaya,
Tüm zamanları aşıp, dağı taşı dolaşıp,
“Hayatın ortasına damlayıveren yaza
Siper misin, Dolunay?”
 
Ele avuca sığmayan havai fişekler
Laciverti yırtarak bozarken sessizliği,
Bir tutam renk çalıyor, gözlere patlamalar…
Bundandır sanırsınız;
Hem hüzne hem neşeye,
Bir ânda  atlamalar…
Rıhtımın sevincine sızmış maviliklere
İliklerken düşleri:
“Saadet fısıldayan lacivert akşamlara
Rehber misin, Dolunay?”
 
Matemler, korkarak kaçıştılar köşe bucak
Yalnız sen açtın bize şefkatle dolu kucak…
Acemi bir telaşla sarmaladık çabucak,
Dilimizde dolaşan bir aşkın ezgisinde
Karşı sahile vurmuş derin kimsesizliği…
Anladım! Tüm hakikat orda, denizde gizli:
“Bir ömre damga vuran zaman mısın,
Dolunay?”
 
Ya tan yerine meftun  ya da gurubda saklı,
Ne ayan beyan ortada
Ne de tümden yasaklı
Köpük köpük dağılan bir hüznün gecesine,
“Işık Işık yayılan Güneş misin, Dolunay?”
 
En kuytu köşelerde demlenirken
Kadîm Aşk,
Karanlığın üstüne gergef olmuş atlasa
Yayıldıkça pür telaş;
Bir kalbin sayfaları martının kanadında
Süzüldü  yavaş yavaş…
“Sonsuzluk gülüşünün şahidi sensin desem;
Kızar mısın, Dolunay?”
 
Binlerce yıl dilimden düşmeyecek şarkısın
Hep seni söyler günüm; hep seni çizer düşüm…
Gözlerime vurduğun aşkın ışığı için,
Sana bir şiir yazdım; şu lacivert gecemde…
Sandım ki yanımdasın, bitmeyen bilmecemde…
Nefesimi tutarak seyre daldımsa seni;
İçimdeki mehtapla yüzdüğüm denizimde,
 
-Bilmedim ki-
 
“Yüzündeki ışığı lacivert gökyüzüme
Serer misin, Dolunay!..”
 
Öyle mağrur gülüşle seyrettin ki yerinden,
Körfezdeki şu beni!
Lacivertlere sinmiş bu bitimsiz şiiri,
-Şöyle ruhundan duyup-
“İçin için yanarak
Sever misin, Dolunay?”
 
Sevginin limanına unutulmaz bir ânı
İşledik nakış nakış…
Yüzyıllar sürüp gitse, unutulmaz tek bakış!
Uzatsan ellerini atlas denize doğru,
Ve bıraksan usulca, yüreğimize inci!
İncinin hatırına meltem sinmiş geceyi;
“O temiz bakışınla, süzer misin,
Dolunay?..”
 
Gönlümüzle birleşen serinkanlı bir
Deniz…
Atlas’ına bürünmüş yekpare uzanıyor…
Ne muhteşem bir ân bu!
Ne de derin! Görseniz…
Pervasız emekleyen fikirlerin yerine,
İpeksi duygularla:
“Şafak şafak yazılan nişan mısın?
Dolunay!”
 
Yegâh Elif Mirzâde ( Ranâ İSLÂM DEĞİRMENCİ) 
 
İzmit- KÖRFEZ- 23. 06. 2013
Cahit BEKCİ, Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar. Dolunaya yakışan bu dizeleri kaleme alan kalemi ve yüreği kutlarım. Çok güzel bir şiirdi. Büyük bir keyifle ve zevk alarak okudum. Gönlünüze sağlık. Selam ve dualarımla.

RECEP ALTUN 
 19.11.2013 23:46
 

Okudum. Uzunda gelse baştan önyargılı okumak istemesem de okudum. Pişman değilim okuduğuma ama kanaatimce yine uzun! Uzun olması gerekmiş ve gerekli bir gereklilikmiş diyede düşünüyorum. Boş tarafı yok sözcüklerin. Şunu da diyeyim şiir insanlara vermeli. Onlardan ışık almalı. karanlıkta onlara ışık göstermeli. ben dolunaya hiç yazmadım, kurt adam olsam da yazmazdım:)) Ama dolunay yani ay kendisine şiirler yazılmasını sonuna kadar hakediyor. Allah'ın yarattığı herşey hakediyor... Ben mesela kibrit ile tüpün aşkını bile yazmıştım bi aralar.

Sevgi Yazıları 
 06.09.2013 9:43
 

Rana hanım yorumun silindiğine sevindim:)) 1 şiirin tamamını okumak istemedim. 2 tamamını okumadığım şiirin tamamına yorum yapılmazdı... Kısaca silinen yorumda şiirin çok uzun olduğunu belirttim. Ve bence uzun! Dolunay için kurt adam olsa bu kadar uzun yazmazdı demiştim son cümlemde, esprisel olarak yaklaştım. Şimdi şiire bir kere daha göz atacağım, gözüm kalmaz inşallah. Benim şiirlerime beklerim diyeceğim ama boykottayım. Antoloji.com/ ibrahim arslan ordan 440 şiirimden birini okursanız sevinirim... mesela bir gün öykü şiirimi okumanızı isterim. O da uzun bir şiirdir!! Uzun yazılmasına karşı değilim. Ama şiirin o tadı kaçırmaması lazım. Bir kıta- 3 kıta yada 5 kıta olsa belki şiiriniz tadından yenmezdi... Şiir uzunu kısa kitapların bir kitap anlattığını önsöz gibi kestirmeden anlatma işidir birazda.

Sevgi Yazıları 
 06.09.2013 9:36
Cevap :
Davete icabetinize teşekkürler. Tescil edilmiş şiirime yapacak bir şey yok... Mesleki ve kültürel çalışmalarım yüzünden site çalışmalarına zaman ayıramıyorum...  07.09.2013 13:00
 

Abdülhak Hamid demek istiyorum söz başımda. Hayatı boyu en ufacık bir değişikliğe dahi ayak uydurmuş ve eserlerinde ki edebi ruhu kaybetmeden dilini ölümünden evvel neredeyse ilk yazdığı şiirleri anlamayacak kadar sadeleştirmiş bir üstat. Eğer on yıl daha yaşamış olsaydı eminim ki ancak bir devrin Şair-i Azamı'nın kaleminden dökülebilecek bir şiir olacaktı bu şiir. O'nun herkese yeten, yeri geldiğinde ıstırap denizinde boğan yeri geldiğinde sefa içinde nefes almasını sağlayan kalbine şu devirde rastlamanın zor olduğunu düşünmüşken size rastlamayı büyük şans sayıyorum. Devrimizin Şair-i Azam'ı,serbest ölçüdeki şiiriniz muhteşemdi..

Cahit BEKCİ 
 04.09.2013 21:15
Cevap :
Değerli Genç Şair...Sen daha yirmiye varmamış bir genç adamsın..Ve adam gibi adamsın; yaptığın yoruma bak!Bu yorum herkese; "adamım","kadınım", "insanım", gencim" diyenlere örnek olmalı! Örnek oluşu; nezaket ya da ılımlılıkla, empati ile bir şiire ya da şaire övgü dolu sözlerinle hak etmiyorsun...Çok değerli iki nokta ile örnek oluyorsun: 1. Yazılmış şiire ve yazılan şiire kısacık ve taptaze ömrüne "okuyarak, yaşayarak, araştırarak, yürek imbiğinden geçirerek" "içselleştirdiğin" "somut kaynak ve örneklerle" beğenini/beğenmeyişini( şiir kritiğini) sunabiliyorsun. Bir de bir rumuza sığınmadan "kendiliğinle", "sadece gördüğün kadarı, anladığın kadarı" ile karşındaki sanat eserine ve sanatçısına "şahisyetli üslupla" kritik yazıyorsun... Seni tebrik ediyorum ve şahsında hâlâ bu ülkenin "adam gibia adamlar"sayesinde ayakta durduğunu görebilmek bahtiyarlığını yaşadığım için "geleceğimle", "siz gençlerle" gurur duyuyorum...Şiirim mi? Şiir, şairin ve okuyanın hissedebildiği değil midir?Sevgiler  05.09.2013 14:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 191
Toplam yorum
: 897
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 537
Kayıt tarihi
: 21.07.09
 
 

“Yazı yazmak” bir Yürek Yolculuğudur. Okumak ve yazmak bana Edebiyat alanının kapılarını açtı… Ed..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster