Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Temmuz '10

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
454
 

Dünyada futbol

Futbol taraftarlığı ya da seyircisi olmak bir hastalık çeşidi midir? Bu konuda uzman bir psikolog ya da doktor değilim. Ama iyi biliyorum ki ben bir futbol hastasıyım. Neden diye sorulacağını bildiğim için hemen anlatmaya başlıyorum. Öncelikle formasına aşık olduğum bir takımım var. Bu takımın maçlarını hafta boyu beklerim. Bilecik' te yaşadığım ve hafta sonları da dahil çalıştığım için onun maçlarına gidemiyorum. Ama iddia ediyorum, maçlara giden seyirciler kadar bu hastalığın genlerini taşıyorum. Hafta sonu maçları seyredebilmek için naklen yayınları satın almışım, tüm yayınları seyrederim. Tabii öncelik, tuttuğum takımdadır. Bir yenilgi aldığında o haftam çok kötü geçer. Gazeteleri okumam, maç yorumlarını izlemem, kendime küçük bir ambargo uygularım. Uykularım ve iştahım kaçar, sinir katsayım yüksek seviyelerde seyreder. Ailem beni bildiği için böyle durumlarda bana bulaşmazlar. Hele yılın başındaki bu uydur kaydır transfer haberleri beni çileden çıkarır. Neyse... Rakiplerimiz de yenilmişse bu ambargoyu çabuk kaldırırım. Ama içimdeki kırıklık hafta boyu devam eder. Hafta sonuna doğru tekrar takımım için motive olurum.Kısır döngü böylece devam eder. Bu, taraftarlığımdan gelen bir hastalıktır. Ayrıca bir hastalığım da vardır ki bu; evimde eşim ve çocuklarımı çok kızdırır. Bir kere maç olan günlerde ne misafir gelmesini isterim ne de misafirliğe gitmek isterim. Ola ki maç sırasında birileri ziyaretime gelmişse ve futbolu sevmeyen insanlarsa o akşamım çok kötü geçer. Bir gözüm televizyondaki maçta bir gözüm misafirde, yok ama yine de bir gözüm bana kaşlarını çatıp işaretler yağdıran eşimdedir! Bu işaretler, kanalı değiştirmemi istemektedir ama çoğunda anlamazlığa veririm. 

Bunun dışındaki hastalığım da Türksat ve Hotbird uydularında ne kadar kanal varsa dolaşırım ve bir köyün bir köyle maç yayını varsa o maçı da zevkle seyrederim. Evdekilerin halini bir düşünün! Şimdi bende olan ve çok sayıda da insanda aynı şekilde seyrettiğine inandığım bu hastalığa nasıl bir ad konabileceği bence bir muammadır. Üstelik bahsettiğim hastalığımın teşhisi olabilir ama tedavisi asla olmamalıdır. Açıkçası tedavisi varsa da en azından kendim, kesinlikle tedavi olmak istemem. İnanıyorum ki güzel ve hoşuma giden bu hastalığın tedavisinin benim için hiç bir anlamı yoktur. ANLAMI OLAN; HAYATIMIZI DOLDURAN VE BAZEN GÜNLERİMİZİ NEŞE İÇİNDE GEÇİRMEMİZİ SAĞLAYAN FUTBOL SEN ÇOK YAŞA... BİZ BAZEN YAŞAMASAK DA...  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 835
Kayıt tarihi
: 29.06.10
 
 

1959 Artvin Arhavi doğumluyum. İnşaat Mühendisiyim. Trabzonsporluyum. Ailesine, büyüklerine ve va..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster