Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '14

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
4749
 

Düşünce gücüyle kanseri yenmek

Düşünce gücüyle kanseri yenmek
 

“Eğer düşünce şeklimi değiştirmek istersem, yaşam biçimimi de değiştirebileceğimi ilk kez duyduğum zaman çok şaşırmıştım. Sonra düşünce şeklimi değiştirme macerasına atıldım. Fikri kabul edip, "evet" dedikten sonra, iş bunu nasıl yapacağımı öğrenmeye kaldı. Birçok kitap okudum.  Birçoklarınızın evinde olduğu gibi benim evim de ruhani ve kendine yardım kitaplarıyla dolup taşmaya başladı. Yıllarca kurslara devam ettim ve bu konuyla ilgili her şeyi keşfettim. Çalışmalarım üç yıldır sürüyordu ve kilisede öğretmenlik yapmaya başlamıştım. Felsefe dersleri veriyordum ama öğrencilerimin bocalamalarının nedenlerini merak ediyordum. Sorunlarına neden böylesine gömüldüklerini anlamıyordum. Onlara verdiğim güzel öğütlerden yararlanıp neden iyileşmiyorlardı? Ancak, onlara sadece doğruları anlattığımı ama bu doğruları yaşamadığımı farkettim. Bir gün hiç beklenmedik bir anda, doktorlar “rahim kanserine” yakalandığımı açıkladılar. Artık kendimden kaçıp saklanamayacağımı yeterince öğrenmiştim. Duygularımızı bastırıp içimize gömünce, onlar bedenimizin bir köşesine yerleşiyorlardı. Ve yaşadığımız sürece duygularımızı bastırıp içimize atınca, bir süre sonra bedenimizin bir köşesinden dışarı fırlıyorlardı. Çirkin olayları arkamda bıraktığımı sanıyordum ama aslında onları içime gömmüştüm. Metafizik yolunda ilerlemeye başlayınca, duygularımın üstüne ince spiritüel bir örtü çekmiş ve çöplüğün çoğunu içimde saklamıştım. Kelimenin tam anlamıyla etrafıma bir duvar örüp, kendi duygularımla yüzleşmemiştim. İçimdeki çocuğu yakından tanıyıp onunla çalışmam gerekiyordu. O çocuk hala acı çekiyordu ve yardıma gereksinimi vardı. Hemen hevesle kendimi iyileştirmeye koyuldum. Kendimi tamamiyle iyileşmeye adamıştım. Altı ay süreyle, aşağı yukarı yirmi dört saat çalıştım. Önce beslenme temizliğine giriştim. Olumlu sözler söyledim. Gözlerimin önünde olumlu sahneler canlandırdım. Her gün aynanın karşısına geçip çalıştım. "Seni seviyorum, gerçekten seviyorum," demek çok zordu. Gözyaşları içinde derin derin nefesler alarak bu sözleri yineledim. Bu sözleri söyledikten sonra, sanki kuantum bir sıçrama yaptığımı hissettim. İnsanların içlerinde biriktirdikleri öfkeyi boşaltabilmelerinde gerçekten uzmanlaşan iyi bir psikoterapiste gittim. Çığlıklar atarak, yastıkları yumuruklayarak uzun saatler geçirdim. Harikaydı. Kendimi çok iyi hissettim. Çünkü hayatımda böyle şeyler yapmama asla izin verilmemişti. Hangi metodun yararı dokunduğunu bilmiyorum; belki hepsinin biraz yararı dokunmuştur. Fakat en önemlisi çalışmalarıma inatla ara vermedim. Sabah gözümü açar açmaz çalışmaya başlıyordum. Gece yatarken bütün gün hiç ara vermeden çalıştığım için kendime teşekkür ediyordum. Her gün yeni yeni bilgiler öğrenmeyi ve büyümeyi içtenlikle istiyordum. Artık değişmeye ve kendimi kötü bir insan olarak görmemeye kararlıydım. Ayrıca hoşgörü ve bağışlama konusunda da çalışmalar yapıyordum. Ebeveynlerimi bağışladıkça kendimi de bağışlamak isteği doğdu. Kendimizi bağışlamak da çok önemlidir. Ebeveynimizin bizi hırpaladıkları gibi, çoğumuz içimizdeki çocuğu hırpalamayı sürdürürüz... Ve onu taciz etmeye devam ederiz. Bu çok acı bir şey. Zamanla güvenim arttı ve kendime iyi bakabileceğime inandım. Ruhani gelişmem beklenmedik harikalar yarattı. İç düzeyde huzura kavuşup kendimizle barışınca, hayat çok daha zevkli oluyor. Bu deneyimden ben kişisel olarak ne öğrendim? Eğer düşüncelerimi ve beni geçmişteki yaşamıma bağlayan alışkanlıklarımı gerçekten değiştirmek istiyorsam, yaşamımı değiştirecek güce sahip olduğumu fakettim. Eğer içtenlikle çalışırsak, aklımızda, bedenimizde ve yaşantımızda inanılmaz değişiklikler yapabileceğimizi öğrendim. Ben bu işe yirmi küsür yıl önce başladığım zaman, bugün yaptıklarımla yüz binlerce insana yardım edip ümit vereceğimi bilmiyordum.”

 

Louise Hay, cinsel taciz, dayak, tecavüz vs kötü olaylar yaşayarak büyümüş amerikalı bir genç kızdan, ruhsal bir öğretmen yaratmış bir kişi. Seneler sonra, evden ayrılıp manken oluyor, zengin biriyle evleniyor, ve yaşadığı kötü geçmiş nedeniyle kansere yakalandıktan sonra, tıbbi tedaviyi değil, ruhani tedaviyi seçiyor ve başarıyor. Kanseri yeniyor.

Düşünce gücüyle tedavi kitabını yazıyor. Olumlu düşünce ve kişisel gelişim alanında da pek çok kitabı var.

Bu insan düşünce gücüyle Kanser gibi bir hastalığı yenebiliyorsa bunu başkaları da yapabilir. Bu başkalarına da ilham verebilir. Doktorlar hep söylerler, Kanser hastaları için moral çok önemlidir diye. Ben de annemi kanserden kaybettiğim için bunu yakından biliyorum. Belki birilerine burada yazılanlar yardımcı olur inancıyla paylaşıyorum.

 

Pek çok hastalığa karşı sürekli söylenmesi gereken "olumlama cümleleri" varmış.

 

Örnek olması için bir kaç tanesini burada da paylaşayım.

 

*

Kanser

Derin acı. Uzun süre taşınan kırgınlık, sır, hüzün bedeni kemiriyor. Nefreti içine gömmek.

“Geçmişle ilgili her şeyi sevgiyle affediyorum. Yaşamımı mutlulukla doldurmayı seçiyorum. Kendimi seviyorum.”

*

Alerjiler

Kime alerji duyuyorsunuz? Kendi gücünü reddetmek

“Dünya güvenli ve dostça. Güvencedeyim. Hayatla barış içindeyim.”

*

Anksiyete (kaygı)

Hayatın akışına ve gidişatına güven duymama

“Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Hayatın akışına güveniyorum. Güvencedeyim.”

*

Bağımlıklar

Kendinden kaçmak. Korku. Kendini sevmeyi bilmemek

“Artık ne kadar harikulade bir varlık olduğumun farkına vardım. Kendimi sevmeyi ve haz almayı seçiyorum.”

*

Baş Ağrısı

Değersizlik duygusu. Korku. Kendini eleştirme.

“Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Yaptığım şeyleri sevgiyle yapıyorum.”

*

Cilt Sorunları

Kaygı, korku. Eski, derine gömülmüş bir tehlike. Dokunulma yoksunluğu.

“Barış ve sevgi düşünceleriyle kendimi koruyorum. Geçmişi unuttum ve affettim. Şimdi özgürüm.”

*

Egzama

Aşırı muhalefet, düşmanlık. Zihinsel feveran.

“İçimde ve etrafımda uyum, barış, sevgi ve hazla çevriliyim. Güvencedeyim.”

*

Gastrit

Uzun süren kararsızlık.

“Kendimi seviyorum ve onaylıyorum.”

*

Gut Hastalığı

Tahakküm etme ihtiyacı. Sabırsızlık. Kızgınlık.

“Kendimle ve başkalarıyla barışığım ve huzurluyum.”

*

Hemoroid

Geçmişe duyulan kızgınlık. Geçmişin sorumluluğu altında ezilme.

“Yapmak istediğim her şey için zamanım var. Sevgi olmayan her şeyi bırakıyorum.”

*

Horlama

Kalıplaşmış düşüncelerden kurtulmayı inatçı bir reddediş.

“İçinde sevgi ve haz olmayan düşüncelerimi bırakıyorum. Yeniyi, tazeliği, canlılığı seçiyorum.”

*

Kalp

Sevgi ve güven merkezi.

“Kalbim sevgi ritmiyle atıyor.”


- sorunları:

Uzun süreli duygusal sorunlar. Haz yoksunluğu. Kalbin katılaşması. Stres ve zorluklar.

 “Coşku, haz, mutluluk. Bunların düşüncelerimi, deneyimlerimi, bedenimi doldurmasına izin veriyorum.”


- Kalp Krizi:

Haz duygusunu para, pozisyon vb için feda etmek.

“Önce sevgi geliyor. Hayattan haz almayı seçiyorum.”


- Kalp damarlarının daralması:

Zihinsel katılık, katı yüreklilik,çelik gibi irade, esnek olmama. Korku.

“Sevecen mutlu düşünceleri seçerek sevecen, mutlu bir dünya yaratıyorum. Güvenli ve özgürüm.”


- Koroner Trombos (Kalp Damarları Tıkanıklığı):

Yalnızlık duymak ve korkmak. Yeterli olmamak. Yeterince uğraşmamak. ‘Asla yapamayacağım.’

“Tüm hayatla birim. Evren beni tümüyle destekliyor. Her şey harikulade.”

*

Karaciğer

Öfke ve gazabın merkezidir.


- Sorunları:

Sürekli şikayet etmek. Kendini kandırmak. Haklı çıkmak için sürekli başkalarında hata bulmak. Kötü hissetmek.

“Kalbim açık olarak yaşamayı seçiyorum. Baktığım her yerde sevgiyi görüyorum.”

*

Kekemelik

Güvensizlik. Kendini ifade yoksunluğu. Ağlamaya izin verilmemesi.

“Düşündüklerimi ifade etmekte özgürüm. Kendimi güven ve sevgiyle ifade ediyorum.”

*

Kronik Hastalıklar

Değişimi reddetmek. Gelecekten korkmak. Güvende hissetmemek.

“Gelişmeye ve değişime hazırım. Şimdi güvenli yeni bir gelecek yaratıyorum.”

*

Kulaklar

İşitme kapasitesini temsil ediyor.

“Sevgiyle dinliyorum.”

Kulak Ağrısı:

Kızgınlık. İşitmek istememek. Fazla kargaşa. Kavga eden ana baba.

“Çevremde uyum var. İyi ve hoş şeyler işitiyorum. Sevginin merkeziyim.”

Kulak Çınlaması:

Dinlemeyi reddetmek. İçimizdeki minik sese kulak vermemek. İnatçılık.

"Yüksek benime güveniyorum. İçimdeki sese sevgiyle kulak veriyorum. İçinde sevgi olmayan her şeyi bırakıyorum.”

*

Migren

Köşede sıkışıp kalma duygusu. Cinsel korkular. (Migreni geçirmek için en iyi yol mastürbasyondur.)

“Hayatın akışına kendimi bırakıyorum. Hayat benim hayatım.”

*

Nasırlar

Katılaşmış kavram ve düşünceler. Somut korkular.

“Yeni düşünce ve yolları görmek ve denemek güvenli. İyiye açığım.”

*

Romatizma

Kurban. Hep haksızlığa uğradığını hissetmek. ‘Hep benim başıma geliyor.’ Sevgi yoksunluğu.

“Deneyimlerimi ben yaratıyorum. Kendimi ve başkalarını sevip onayladıkça, gittikçe daha olumlu deneyimleri hayatımda yaratıyorum.”

*

Sağırlık

Reddediş. İnatçılık. Tecrit. ‘Neyi işitmek istemiyorsun?’ ‘Beni rahatsız etme’.

“Yüce sesi dinliyorum. İşittiğim her şey bana zevk veriyor. Her şeyle birim.”

*

Saman Nezlesi

Duygusal tıkanma. Zamanla yarış. Suçluluk.

“Hayatın BÜTÜNÜYLE BİR’İM. Her zaman hayata güven duyuyorum.”

*

Sinirlilik

Korku, evham, mücadele, acelecilik. Hayata güvenmemek.

“Sonsuzluğun içinde yolculuk yaptığımı biliyorum. Her şeye zaman var. İçtenlikle iletişim kuruyorum.”

*

Sivilce

Kendini kabul etmemek. Kendinden hoşnut olmamak.

“Hayatın kutsal bir ifadesiyim. Kendimi şu anda olduğum gibi seviyorum ve kabul ediyorum.”

*

Şişmanlık

Korunma isteği. Aşırı duyarlılık.

“Kutsal sevgiyle korunuyorum ve güven duyuyorum.”

*

Uçuk Ve Kabarcıklar

Kırgınlık. Duygusal korunma yoksunluğu.

“Hayatın akışında, her yeni deneyime kolaylıkla uyum sağlıyorum.”

*

Uykusuzluk

Korku. Hayat sürecine güvenmemek. Suçluluk.

“Günü ardımda bırakıyor, huzurlu bir uykuya dalıyorum. Yarın yeni bir gün ve çözümleriyle geliyor.”

*

Uyuşma

Başkalarını umursamamak. Sevgi vermemek. Zihinsel duyarsızlık.

“Duygularımı ve sevgimi paylaşıyorum. Herkesin sevgisine karşılık veriyorum.”

*

Yüz

Dünyaya gösterdiğimizi temsil ediyor.

“Kendimi olduğum gibi ifade ediyorum.”

*

Aşağıdaki linkte pek çok hastalığa karşı sürekli söylenmesi gereken başka olumlamalar da var.

http://www.turgayreiki.com/zihinselnedenler/#103

 

Tülay EKER, Aysen Ce bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok çok önemli konular ama düşünce gücüyle bunları yapmak kolay değil bence. Zira yazıdaki gibi de insanın ömründen bir yirmi yıl alabilir. Keşke bir kaç kelimeyi tekrar ederek tabii inanarak yapabilsek ve iyileşebilsek. Teşekkürler.

Aysen Ce 
 06.01.2014 17:36
Cevap :
Aysen Hanım, Düşünceleriniz için teşekkürler. Biliyorum fazla iyimser bir yazı ama en azından birilerine belki bir umut olur düşüncesiyle yazmıştım. Selamlar, saygılar   07.01.2014 9:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 644
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2338
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

1995 ODTU Fizik Lisans, 1998 ODTU Fizik Yüksek Lisans (Biyofizik)  mezunuyum. Özel sektörde kalit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster