Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '18

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
457
 

Düşüncelerinin Kölesi Değil Efendisi Ol

Düşüncelerinin Kölesi Değil Efendisi Ol
 

İnsan ruh, beden ve zihin temel yapılarından oluşan bir bütündür. İnsanın sınırlayıcı inançları ve düşünceleri bu enerjiyi kendi gelişimi, daha mutlu, dengeli, sağlıklı bir hayat yaratması için kullanmasına engel olur. Her sınırlayıcı inanç ve düşünce kalıbı aslında enerjiden oluşan bedenimizi etkiler. Korku, endişe, panik, öfke, suçluluk, değersizlik, sevilmediğini düşünme gibi olumsuz duygular ve inançlar ruhumuzun sağlığını bozar. Çoğunlukla, düşüncelerimizin vücudumuz ve sağlığımız üzerindeki etkilerinin farkına varmayız. Zihnimiz ve bedenimiz arasındaki bağ zannettiğimizden çok daha kuvvetlidir.  Bir kişi utandığında yüzü kızarır, bir kişi öfkelendiği kalp atış hızı değişir, bu duygularımızın nörotransmitterler üzerinden bedenimizde nasıl yansıma oluşturduğuna bir örnektir.Düşüncelerimiz ve duygularımız, fiziksel ve duygusal sağlığımız üzerinde etkisi olan belirli kimyasalların üretimini tetikler. Örneğin, serotonin ve dopamin beynimizin mutlu ve coşkulu olduğumuzda salgıladığı kimyasallardır. Olumsuz duygularla da benzer bir durum ortaya çıkar, ancak bizi daha sağlıklı hale getirmek yerine bu duygular, ağrıya ve kendimizi kötü hissetmemize neden olan diğer rahatsızlıklara yol açar.

Beynimiz, davranışlarımızı etkileyen ve verdiğimiz kararlarda rol oynayan önemli bilgileri saklama yetisine sahiptir. İnsan her durumun iyi ve kötü yanlarını görme yetisine sahiptir. Bunun anlamı, gün içinde yaşadıklarımıza olumlu ya da olumsuz bir anlam yüklemek bizim elimizdedir.

İçinde bulunduğumuz duygusal durum, fiziksel rahatsızlıklara yol açabilir. Herşey önce düşüncede başlar, evrende olasılıklar denizinde olumlu ve olumsuz seçenekler vardır, kişinin düşünce yapısı henüz başına gelmemiş olumsuz olayları kurgulamak, bu hayali senaryoyu kuruntu ve endişe duyguları ile pekiştirmek şeklinde ise bu düşünce yapısının, bu bilinç düzeyinbin getirisi kişinin hayatında bir çok olumsuzluk, mutsuzluk ve hastalıklar olacaktır, iki türlü hayal biçimi vardır ;olumlu veya olumsuz ikisi de bizim için aynı şekilde işleyecektir, kurduğumuz kaygı senaryoları da, olumlu senaryolar da çekim yasası ve rezonans kanunlarına uygun şekilde hayatımıza hızla girecektir .Kişi duygu, düşünce ve davranışlarının yani seçimlerinin sonuçlarını yaşayacaktır.

Mutlu ve sağlıklı kalmak için her sabah uyandığımızda, zihnimizi ve bedenimizi önümüzdeki yeni güne ve bizi bekleyen zorlu görevlere hazırlamak önemlidir. Zihnimiz inanılmaz bir güce sahiptir ve pek çok işin üstesinden büyük bir kolaylıkla gelebilir. Zor bir dönemden geçiyor olsanız bile, olaylara iyi tarafından bakmak ve aklınızı olumlu düşüncelere yönlendirmek sizin için daha faydalı olacaktır.

Olumsuz duygu ve düşünceler hayatımızı ve sağlığımızı etkilemeye başladığında, bir kaç dakika durup bu durumun zamanımızı ve enerjimizi harcamaya gerçekten değip değmediğini düşünmek oldukça önemlidir. Göreceksiniz ki sakin kafayla düşündükten ya da kısa bir meditasyon yaptıktan sonra olayın olumlu tarafını görmek ve şikayet etmek ya da olumsuz duygulara kapılmak yerine bazı değişiklikler yapabileceğimizi fark etmek daha kolay olacaktır. Böylelikle olumsuz duygu ve düşüncelerin hayat kalitenizi etkilemesine izin vermemiş olacaksınız.Bir durum yaşandığında hataıysak telafi etmek, içinden ders çıkarmak, değiştirilebilir bir durumsa değiştirmek değilse kabul etmek en doğru olanıdır.

Neşe ve mutluluk gibi olumlu duyguların bağışıklık sistemimizi güçlendiren hormonların salınımını sağladığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Benzer bir şekilde, olumsuz duyguların tam tersi etkiye sahip olduğu ve bağışıklık sistemimiz zayıflatarak, bizi hastalıklara yatkın hale getirdiği de kabul edilen bir gerçektir. Kişinin zihnini farkındalıkla yönetebilmesi için kendi iç dünyasini tanıması çok önemlidir, farkında olmadığı bilinç altı düşünce kalıpları  hayatını yöneten çekirdek inançlarını bilmesi ve bunları dönüştürmesi gerekmektedir. Günümüzde ise, NASA çalişani 9 spirituel bilim insaninin gelistirdiği quantum biofeedback sistemi ile değişik frekanslara sahip her ruhun belleğine girebilmek mümkündur, kişinin bilinç altı paternleri, çekirdek inançları, kişide hakim olan duygular ve düşünce yapısı tespit edilebilmekte ve yeni sağlıklı paternler oluşturulabilmektedir..Quantum biofeedback sistemi ile ruhsal ve akaşik kayıtlara girerek genetik, ailesel, karmik, duygusal, ruhsal aktarım ve blokajlar da çözulebilmektedir.. Olumlu ve farkındalıklı bir insan olmak kendi elimizdedir.

DR.SILA ÖZDEMİR

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 580
Kayıt tarihi
: 10.09.17
 
 

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu Uzman Doktor. Academy od Memphis/doctor Alanlar: Tıp, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster