Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
447
 

E-günlükte ağrılar ve sks bağlantısı:)

Merhaba e-günlüğüm;
Evet bugün hava az bulutlu ve açık. Saat 14:55 ve ben yeni yazmaya başladım.
Gece geç yatmama rağmen sabah çok dinç kalktım. Bahar yorgunluğundan olsa gerek:)
Anlamıyorum, bunca enerji ve hareketlilik içersinde insanoğlu nasıl olur da bahar yorgunluğu diye bir şeyden sözeder. Yine kime gitsem üzerlerin de bir "halsizlik", bir "uyuşukluk" olduğundan söz ediyor ve adına "bahar yorgunluğu" diyorlar. Aslında bilim adamlarının açıklaması lazım ama ben açıklayayım.
Bak sevgili e-günlüğüm; Yeryüzü ısınmaya başladığın da havada ki ağır metaller ve gazlar bizim boyumuz seviyesine iniyor. Bu da vücutta ki toksin olranını artırıyor. Ayrıca evimizde ki elektrik tesisatı ve elektrikli cihazların yaydığı frekanslar ve radyasyon da aynı etkiyi gösteriyor. Şimdiler de buna cep telefonu, i-pod, digital fotoğraf makinaları da eklendi. Bu yüzden havalar ısındığın da bir uyuşukluk hissine kapılıyoruz sanıyorum:) Denedim. Arabanın için de kışın camlar kapalı olduğu hal de sigara içiyor fakat hiç etkilenmiyorum. (sadece koku oluyor) Ancak aynı şeyi yazın yaptığım da nefes alamıyorum. (bu sefer de içeride koku olmuyor) (işte, sigara içmek zararlı da olsa insanı mucit yapabiliyor) Çok enteresan değil mi? İşte havada ki asbest, karbonmonoksit, karbondioksit, (bilumum zehirli gazlar) alüminyum, demir, civa, gibi metaller ve gazlar bu etkilere sebep oluyor:))


Sıra geldi çözüm önermeye:) Yatak odanıza da elektrik tesisatı, fiş, priz gibi şeylerin olmamasına dikkat ediyoruz. Mümkün se gece lambası bile olmamalı. Cep telefonunu uyuduğun yerden dışarı koyuyorsun. (çok derin uyuyorsan sesini açarsın) Akşamları yatmadan hafif egzersiz yapıyorsun ve bir bardak süt içiyorsun. En önemlisi, mutlaka uyumadan önce seks yapıyorsun...:) güldüğüme bakma günlük, (çok ciddiyim.) Sabah şarj olmuş bir biçimde kalkmazsan namertim:) En etkili yöntem de çocuklarla sohbet edip onlarla gülücük ve enerji alışverişi yapmak. Sakın unutma günlük...
Ancak bir sorun var: Evinin 300 m. civarın da baz istasyonu varsa hiç şansın yok. Başın döner, kendini yorgun hissedersin, sabahları zor kalkarsın, her yerin ağrır, hatta seks yapma aralığın bile artar.
Diyelim ki etrafta baz istasyonu yok. Sabah dinç bir şekil de kalktın ve işe gittin. Dört duvar arasında çalışıyor ve bilgisayar başındasın, çok sık cep telefonu ile görüşüyorsun, bulunduğun yer de oksijen eksikliği var. Yine şansın yok. Kim dedi sana üç kuruş fazla kazanacağım diye modern hapishaneye gir diye... Bahar yorgunluğu adı altında kendini yorgun ve bitkin hissedenler için en güzel çare: İstanbul'u terk etmek. Şöyle oksijeni bol bir yere gitbakayım, bir yerin ağrıyor mu:)


Evet sevgili e-günlüğüm; Dün gece kötü şeyler oldu ve ben yazmamak için kıvırıp duruyorum. Boss'u gezdirirken bir kaç gündür görmediğim "belalı" yı gördüm. Neyse güzel güzel sohbet ediyorduk. İçimden "tamam işler yolunda gidiyor, tehlike geçti" diye geçiriyordum ki; hatun aniden lafı birlikteliğe getir di ve tehditler savurmaya başladı. Bu arada boss sürekli hırlıyor. (normal de kimseye hırlamaz ve benimle birlikte iken komut vermeden bir şey yapmaz.) Hatun'un büyük bir ihtimalle psikolojik rahatsızlığı var. Ana babası da yok ki gidip "kızınız beni taciz ediyor" diye şikayet edeyim:) Uzun bir süre yüksek sesle tartıştık. Ben çok iyi bir adamımdır ama bir de diğer yönüm vardır ki düşman başına:) Biraz o yüzümden gösterdim (bu arada boss havlamaya başladı) Sonra aniden hıçkırarak ağlamalar ve sarılıp öpmeler girdi araya... "özür dilerim, böyle olmasını istemezdim" diye fısıldadı. Anlamadım acaba yol ortasında tartışarak, nasıl olmasını istiyor du? "bu konu da mutlaka konuşmalıyız" dedi ve hızlı adımlarla uzaklaştı. Şimdi asıl sorun benim ev arkadaşım bu akşam annesine gidiyor ve yarın akşam gelecek... Çok gizli ajan ve dedektif olmalıyım:) En iyisi görünmez adam elbisemi giyeyim...:) Çok gerildim dün gece sevgili günlük. Bu olay ne kadar devam eder bilmem. Yavaş yavaş tepemin tası atıyor:) Gelişmeleri sana yazarım. Tamam kızma yarın pazar diye uzatıyorum. Nasılsa yarın rahat rahat kendi halin de dinlenirsin. Canın sıkılırsa milliyet blog sayfalarına bak. Güzel yazılar var:)
Sevgili e-günlük; Mahallenin bütün hayvanları mutlaka bizim dükkanın önüne uğrar. İnsanlar çok hayvan sever. Bu yüzden herkes kedileri, köpekleri besliyor. Adım başı hazır mama paketleri var yollar da. Ancak bir şey unutuyorlar; hayvanların suya da ihtiyacı var. Bu yüzden ben de dükkanın önüne kocaman su kabı koydum. İçine de gelen damacanaların dibindeki suları koyuyorum. Böylece hayvanlar doğal kaynak suyu içmiş oluyorlar:) Yani bütün kargalar, kediler, serçeler, kumrular, (köpekler gelemiyor) bize uğramadan geçmezler:)
Yarın ilk mangalı yapacağız galiba. Oğlum gelecekmiş. (hafta sonları bende kalıyor) Bir arkadaşına doğum günü sürprizi yapacaklarmış. "Bahçede mangal yapabilir miyiz" diye sordu, ben de "olur" dedim... Bahane ile ben de onlarla eğlenirim. Tabi beni kovmazlarsa:)
(tamam günlük, pazartesi anlatırım neler olduğunu, kızma, kıskanma)
Bugün de işler hareketli, sabahtan beri koşturuyorum, bir de kamyon boşalttık, iyice terledim. Vücudum da zehirli atık kalmadı. Akşam yine boss ile koşarım.
Bu gün de kargaları izledim. Yuvalarını yapmaya devam ediyorlar fakat, bir yandan da kedilerle dalaşıyorlar. Kediler yuva iskeletini görünce içinde yumurta veya yavru var sanıyorlar ve ağaca çıkmaya çalışıyorlar. Kargalar hiç bırakır mı:)))


Sevgili e-günlüğüm; bugün bir de arabamın sol cam otomatiği fazla açıp kapamaktan bozuldu ve ben de hemen açıp baktım. Hiç dayanamam:) Evet böylece kapı cam otomatikleri hakkın da bilgi sahibi oldum. Tabiki yaptım. Ellerim simsiyah oldu, vaktimi aldı ama yaptım. Sevinçli ve gururluyum:) Geçen sene de kapı kilitleri bozulmuştu onları tamir etmiştim.
Hadi sana doyum olmaz. Hele muhabbetine hiç doyum olmaz. Ben gittim. Pazartesi görüşmek üzere hoşçakal. (çakal'ın hoşu mu olurmuş? Hoştilki, hoşkurt der gibi ne o öyle "hoşçakal")
Biliyor musun? Sihirli sözcük "abra kadabra" ilk olarak yüksek ateşli hastaların, ateşlerini düşürmek için söylenmiş... (düşmediğini görmüşlerdir:)
Güzel söz: "Gülmek, yan etkileri olmayan, yatıştırıcı bir ilaçtır..." ARNOLD H. GLASKOW

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 512
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 541
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster