Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
709
 

E-günlükte dedikodu

Merhaba e-günlüğüm;
Hafta sonu bensiz neler yaptın bakayım? Seni caddede görmüşler yanında bir hatun varmış... Şaka şaka kimse görmemiş. Bilirim ben seni karda yürür ayak izini belli etmezsin.
E-günlüğüm, Cumartesi akşamı işyerimin olduğu apartmanın çardağın da toplantı vardı, beni de çağırmışlardı ama ben gitmemiştim. Malum buluşmam vardı onu gerçekleştirdim. Aslında buluşmam olmasa da gitmezdim. İyi ki de gitmemişim. Millet birbirine girmiş.
Apartman da benim iş yerimin üzerinde bir genç var, daha önce yazmıştım, ara sıra beni çağırır durur ama ben bir kez gittim bir daha gitmedim. Çocuk genç ve ne iş yaptığı belli değil, yakışıklı da sayılır, altında lüks bir arabası var ve bekar. Ara sıra dairesine gece saatlerin de değişik zamanlar da değişik bayanlar geliyor. Böylece delikanlının cinsel tercihi belli, yani heteroseksüel, yani normal. Bir de üst katlar da yine bahsetmiştim. Dört genç olarak bir daire tuttular ve şimdiler de sekiz on kişi kalan bir erkekler gurubu var ki, fetullah hoca yanlıları oldukları aşikar. Cinsel tercihlerini anlamakta zorluk çektiğim bu kişilerin dairesine ise değişik zamanlar da değişik erkekler giriyor...
Sence hangisi normal e-günlüğüm? Evine kadın giren erkek mi, yoksa evine erkek giren erkekler mi? Sanırım evine kadın giren erkek değil, evine erkek giren erkekler normal ki apartman, bekar genç hakkında yöneticiye şikayette bulunmuş. İşte bundan sonra da delikanlı ortalığı birbirine katmış. Demek ki cumhuriyet elden gitmeden namus elden gidiyormuş. Kimse gelen kadınların kim veya gençle yakınlığı ne diye sormuyor. Hep art düşünüyoruz. Çocuğun ablası, halası, teyzesi, kardeşi olamaz mı? Nitekim iki tanesi öyle imiş. Çocuk hiddetlenmekte haklı. Hayatım boyunca işsiz güçsüz, bilgisiz, boş insanlardan korkmuşumdur. İşin kötü tarafı işyerimin bulunduğu bina da bunlardan çok var. Benim hakkımda da çok sözler dönüyor ama karşılık bulamadıkları için uzatamıyorlar. Muamma olmayı nedense istediğim zaman başarabiliyorum. (bunlar dua etsin, iyi ki benim genç ve bekar olduğum zamanlara rastlamamışlar)
Pazar günü arabaya ve motora yakıt aldım, köpeklerimi gezdirdim ve dolaşmaya çıktım. Suadiye esnaflarını dolaşıp (bir muhtar adayı gibi) onlarla sohbetler ettim. Güzel oluyor, kimse yediğime içtiğime para almıyor. (ben veriyorum) Herkes işlerin yavaşlamasından şikayet ediyor ama bu bilinen bir olay. Yaz aylarında bu semtte işler yavaşlıyor. Yakınmanın bir alemi yok ki.
Akşam üzeri eve gelip boss'u taradım ve kulağında bir adet kene buldum. Keneyi parmaklarımla ezdim, ama bu sefer ben değil kene öldü. İlgililere duyrulur...
Daha sonra bir halsizlik, bir ateş derken, kanamalı kırım kongo nijerya olmuşum. Nijerya beni kurtarmış. Sadece kırım kongo olsaymışım halim harapmış.
Kanamalı ateşim düştükten sonra biraz uzandım ve bir saat ense yaptım. Sonra kalkıp evi sürpürdüm, yemek yaptım, yemeğimi yedim, köpeklerimin yemeklerini verdim, onları dışarı çıkardım, boss'la oynadım ve saat 20:30 oldu. Bahçeye masamı kurup bir bardak çay içtim. Yoldan geçen tanıdıklardan gelenler oldu ve dört kişi olduk. Saat 21:30 oldu ve benim alkol alma saatim geldi. Herkese bira verdim (rakı içmiyorlar) ben de kendime rakı aldım ve sohbet ederek geceyi tamamladık...
Bu sabah dükkana erken geldim. Artık biliyorsun günlüğüm. Çünkü kamyon gelecek di. Boş damacanaları dışarı çıkarıp hazırladım ve öğlene doğru kamyon geldi. Hava feci sıcak ve arabada ıslak havlu bulunduruyorum. (klima niyetine) Dükkana her gelişim de yüzümü, başımı yıkıyor serinlemeye çalışıyorum. Çaresi var sıcağın. Bu yüzden çok seviyorum. Hele şimdi dükkan deniz kenarında olacak dı, ne güzel olurdu... Dağıtımı da tekne ile yapmalıymışız... Hayal mi kuruyorum ne? Yok yok böyle iyi.Kurcalama. Akşamları deniz yerine duşa giriyorum. Suyu açmadan başıma da tuz serpiyorum, deniz yöresi gibi oluyor.
Ay hadi bana eyvallah günlükcüğüm. Yarın yine görüşür, yazışırız. Hoşçakal.

Biliyor musun? Birinin yüzünü hatırlamak için beynimizin sağ tarafını kullanırmışız... (tamam anladım:)
Güzel söz: "Küçük şeylere gereğinden fazla önem verenler, elinden büyük iş gelmeyenlerdir... EFLATUN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 512
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 540
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster