Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Nisan '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
3369
 

Eeee... Şey... Pardon!

Eeee... Şey... Pardon!
 

Karikatürdeki konuşma balonlarının içeriği değiştirilmiştir.


Acil bir işim var ve ev telefonundan taksi durağını arıyorum. Her zaman aradığım numara ama bu kez aceleden yanlış tuşluyorum…

—Alo, iyi günler.

—İyi günler

—Arabanız var mı?

—Var

—Tamam, adresi vereyim

—Maksat?

—Arabayı göndermeniz için

—Size neden araba göndereyim ki?

—Oraya kadar yürümek istemiyorum da ondan

—Buraya kadar yürürseniz bineceğinizden emin misiniz?

—Neden binemeyecekmişim?

—Her gelen binse işimiz var

—Zaten işiniz bu kardeşim, her gelen binecek

—Allah Allah yaaaa! Taksi durağı mı işletiyoruz burada kardeşim?

—İşletmiyor musunuz?

—Hayır

—Eee… Şey… Pardon!
************

Ev telefonu çalıyor, açıyorum.

—Buyurun?

—Ardahan’la görüşebilir miyim? (Oğlumu istiyor telefondaki kişi)

—Ardahan evde yok, kim arıyordu?

—Efsaneyim!

—Yaaa! Ne konuda? (İçimden pes yani diyorum, arkadaş kendini önemsemede tavan yapmış)

—Anlayamadım?

—Efsaneymişsiniz ya, onu soruyorum. (hafiften gülmeye başlıyorum)

—Efsaneyim demedim, “Ben Sani’yim” dedim.

—Eee… Şey… Pardon!
************
Bu iletişim kazaları sadece telefonla olsa iyi, daha beterini yüz yüze iken de yaparım bazen.


Oturduğum apartmanın ikinci katını bir hukuk bürosuna kiraya verdiler geçenlerde. Taşındıklarının ikinci günü asansör beklerken tanıştım avukatlardan biriyle. Adı Hakan’mış. Aradan üç beş gün geçti. Asansör kapısında yine bir avukatla karşılaştım, baktım selam veriyor, onları tanıdığımı belli etmek için “Sizin bürodan Hakan bey’le tanışmıştım.” dedim. Kibarca “Hakan bey benim” dedi.


Neyse ki asansör çabuk geldi de kurtardı beni.


İlkokulda öğretmen bir metin yazdırırken her “Virgül” dediğinde “Nilgün” anlar ayağa fırlardım.

Zamanla geçer sandım ama geçmiyor bende bu iletişim kazaları. Ne diyelim, Allah beterinden saklasın.

Özel not: Karikatür ve konuşma baloncukları için verdiğin emeğe teşekkür ederim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Harikasınız ya :))))))

Davut BİLGİÇ 
 25.07.2008 2:12
Cevap :
Teşekkürler :)) Eğlenmenize sevindim. Sevgiyle, sağlıkla kalın.  27.07.2008 17:02
 

bende biryerde duymuştum radyoda sabah programında şarkı istemek için bir dinleyici arıyor ve istek parça isteyecek " mustafa yağmur var istanbulda isimli şarkıyı istiyorum" diyor ama dj anlamıyor ve bir kaç dakika hangi şarkı olduğunu izah etmeye çalışıyor dinleyici ama nafile,en sonunda bir mırıldanırmısınız diyor adamcağız söylüyor " mustafa yağmur var istanbulda , gözlerim dolu dolu oluyor bilinmezdir niye" . :) Birde şey var biri itiraf.com da itiraf etmişti ben okuduğumda gülmüştüm 6-7 sene öncesinde , maçlara gittiğinde herkes "ülker badem , ülker badem " diye bağırıyor sanıp oda "ülker badem" diyormuş ama işin aslını şimdilerde anlamış, kızgın kalabalık " i...ne hakem , i...ne hakem" diye bağırıyormuş :) ozamanlarda tabi tv de ülker badem kraker reklamları çocukları epey derinden etkilemiş olmalı :))

Tolgalar 
 14.07.2008 10:14
Cevap :
Bu sabah=Mustafa yakıştırmasını ben de duymuştum ama Ülker badem'i ilk kez duyuyorum :)) şarkı sözlerini kafama göre düzenlemeyi ben de yaparım sık sık. Fena da durmuyor yani, benim sözler daha yakışıyor :))  14.07.2008 10:56
 

Bizim evin telefonu bir emlakçı şubesinin telefonuymuş. En sonunda gelen telefonlardan bıktım, emlakçıya gittim. Emlakçının kendi kartında şube telefonu olarak, bizim telefon numarası var ama, emlakçının bundan haberi yok iyi mi ? En son banyodaydım. Telefon çaldı. Yine emlakçıyım istediler. '' Kardeşim burası ev yanlış numara '' dedim. Hala '' İyi de halan falan numara değil mi ? '' diye soruyor. Nasıl bağırıp kapatmışım bilmiyorum. Yanlış numara burası bir ev denmiş, hala ne ısrar ediyorsun ki? Sevgiler !..

Yenal KIRAN 
 14.05.2008 10:37
Cevap :
Böyle telefon karışıklıkları insanı gerçekten kızdırır, haklısınız. Teşekkür ederim yazıma ilgi gösterdiğiniz için. Sağlıklı günler diliyorum.  15.05.2008 0:45
 

17 yaşında yazmaya başlayan olgun hanıma; şaşırtma konusunda verilen cevabı hatırlattınız bana. Ne kadar da saf bir cevaptı. Sizinki yaratıcılık, benimki şaşkınlık Nilgün Hanım. Kutlarım sizi. İnsanların yüzlerine tebessüm serpiştiren bu tip yazılarınızın devamı dileklerimle. Belki burda da var benim bir şaşkınlığım. Saygılar...

Hilmi Polat 
 11.05.2008 11:48
Cevap :
Güzel sözlerinize ve iyi dileklerinize teşekkür ederim. Sevgiler, saygılar.  12.05.2008 0:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 1166
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2167
Kayıt tarihi
: 24.01.08
 
 

17 yaşımdaydım yazmaya ilk başladığımda. Dünyayı tanımaya çalışırken kendimi de tanıdım zaman içinde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster