Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '15

 
Kategori
Üniversitelinin Sesi
Okunma Sayısı
1559
 

Efendinin akademisi olarak üniversite

Efendinin akademisi olarak üniversite
 

özgür bahçe akademide olmalı


“Otorite olarak akademi mi? Yoksa otoritenin akademisi mi? 
 
Suskun çocuğa bir topluluk içerisine girdiği zaman kendisine birisi seslenirse annesi ve babası çocuğu yüreklendirir cevap versin sosyalleşsin diye! Diğer yandan, büyüdükçe hiç susmuyor, aile içinde alınan kararlara karşı çıkan, onları niye kabul etmesi gerektiğini sorgulayan çocuğu ise anne-babası susturmak için her türlü yolla onu baskılar. Bu müdahale yöntemi çocuğu uyumlu, alınan kararlara sadık bir birey yapmak amacıyla uygulanır. Ancak tam tersine, sadece itaat etmeyi öğrenmiş mücadele gücü olmayan, kendi kararlarını kendi vermenin ne demek olduğunu bile bilmeyen bir kişinin ortaya çıkmasına neden olur.
 
Platon’dan beri büyük bir değişim geçirmiş olan akademinin tam da “itaat eden bireyleri nasıl ortaya çıkarabiliriz?” politikasıyla yönetilişi, günümüzün sosyokültürel, eğitimsel, psikolojik ve ekonomik anlamda en önemli problem sahalarından birini teşkil etmektedir. Bu yazıda 21.yüzyıl Türkiye’sinde Akademide bilginin yeri ve bilginin yönetiminin hangi unsurlara dayalı olarak gerçekleştiği sorgulamanızı ve akademinin toplumsal gerçeklik ile bağının gün geçtikçe kopartılmak üzere mutasyona uğramasını değerlendirmenizi öneriyorum.
 
Otorite kavramının, akademide yani üniversite bağlamında tamamen anlam kayması yaşadığı bir dönemde, bilgiye sahip olanlar(akademisyenler) ile bilgiye ulaşmak için orada olan biz öğrencilerin bu otorite kavramıyla olan ilişkisi ideolojik, hamili yakınlıklarla tanımlanır olmuştur. Artık akademi özgürlüğün ve özgür düşüncenin feryatlarının dolaştığı, farklılıklara saygının gözetildiği yerler olmaktan çok, ampulü olan ama ışıksız ortamda yaşamaya maruz bırakılmış ağıllara dönüşmektedir. Sosyal bir realiteye karşı ve özellikle Türk eğitim sistemindeki aksaklıklara karşı akademisyenlerin suskun tavırları gün geçtikçe artarak devam etmektedir. Üniversitelerin bilginin, bilimin, teknolojinin özgürce üretildiği, sosyal olguları görmezden gelmeyen gerçek "hüküm" ve "otorite"yi temsil ettiğini belirteyim. Akademi, susturulmuş bir semt değil, avazı çıktığı kadar haykıran, haykırırken bunun bilincinde olan ve neden haykırdığını sorgulamış, bilginin gerçek otoritesi konumunda olan yapıdır.
 
ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 441
Kayıt tarihi
: 04.03.15
 
 

Akdeniz Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü, Lisans  Akdeniz Üniversitesi, Eğitim  B..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster