Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '13

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
379
 

Eğitim, Yönetim ve Denetimde boşluk, SBS karmaşası ve Dershane

Eğitim, Yönetim ve Denetimde boşluk, SBS karmaşası ve Dershane
 

Seviye Belirleme Sınavı ile ilgili sistemin değiştirilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini Milli Eğitim Bakanının açıklamalarından tüm toplum öğrendi. Bakan bey açıklamaları arasında SBS kalkacak, dershaneler de kapanacak diyerek çalışmaları duyururken aslında iletişim konusunda yapılmayacak bir hatayı bir iletişim profesörü olarak yaptı. Ülkedeki eğitim hayatı konusunda biraz olsun bilgisi olan birisi yılsonu gelmeden okullarda ailelerin bir sonraki yıl çocuklarının eğitimleri ile ilgili planlarını yaptıklarını, dershanelerin öğrenciler arasında kayıt işlerini yaz gelmeden tamamladıklarını, Ağustos ayından itibaren de programlarını başlattıklarını bilir. Ailelerin büyük çoğunluğu tatile girerken bir sonraki yıl çocuklarının eğitimleri için hangi adımları atacaklarına karar vermiş olurlar. Durum böyle iken bakan bey açıklamasında dershaneye kayıt için aileler acele etmesinler dedi. Aynı şekilde dershaneler de bir sonraki yıl ne yapacaklarına daha okullar tatile girmeden karar vermiş olurlar.

Bakan bey doğrudan doğruya dershaneler kapanacak diyerek dershaneler arasında karmaşanın ortaya çıkmasına neden olurken aynı şekilde aileler arasında da belirsizliğin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ailelerin büyük çoğunluğu çocuklarını dershanelere kayıt ettirmiş durumda iken bakan beyin yaptığı açıklama sonrası ne yapacağını şaşırmıştır. Bu kafa karışıklığı eğitim sistemine katkıdan çok zarar verecek bir algının yaygınlaşmasına neden olabilir.

Seviye Belirleme Sistemine yönelik değişiklik konusunda da yapılan açıklamalar sonrası eğitimciler, aileler ve eğitimle ilgili olanlar arasında soruların doğmasına neden oldu. Okullarda öğretmenler arasında değerlendirme kriterleri konusunda birliğin olmadığı, öğretmenlerin bazısının öğrencilerini hak ettiklerinden daha düşük veya daha fazla not vererek bir bakıma haksız değerlendirmeler yaptıklarını, bu durumun okullar arasında, öğrenciler arasında haksız rekabetin doğmasına neden olduğu söylendi. Aslında geçmişte de okullar arasında nitelik farkının olduğu, bunun önemli bir sorun olduğu her zaman dile getirilmekteydi. Geçmişte bu farklılığı ortadan kaldıracak yöntemlerden söz edilmezken bu kez bakanlık bakan beyin açıklamalarına göre bu konuda bir çözüm bulmayı düşünüyor. Buna göre yıl içindeki sınavlardan birkaç tanesi merkezden yapılacak, sınavların değerlendirilmesi de yine merkez tarafından yapılarak okullarda var olan haksız değerlendirmenin etkisi bir oranda azaltılması hedefleniyor. Okullarda yapılacak sınavların sayısı, şekli, zamanı ve sınavlardaki usul ve esaslar yine bakanlığın çıkardığı yönetmeliklerle belirlenmektedir. Dersin sayısına göre sınav sayıları da bu yönetmeliklerle belirlenmiştir. Bakanlığın yapmayı düşündüğü sınavların sayısı derslerin haftalık ders saat sayısına göre farklı farklıdır. Bu nedenle derslerdeki sınav sayısı da farklı olacaktır.  Bir derste iki sınavın birisi bakanlık tarafından yapılırken bir diğer derste üç sınavdan birisi bakanlık tarafından yapılacaktır.

Sınavların bakanlık tarafından yapılması SBS sayısının artması dolayısıyla da dershaneye gitmenin azalma yerine artmasını getireceği iddiasına karşı bakan bey böyle bir iddiaya hazırlıklı olduklarını, bu iddianın gerçek olmayacağını zira bu sınavlara öğrencilerin yıl içinde zaten girdiklerini söyleyerek karşılık vermiştir. Bu açıklama ortaya çıkabilecek sorunların bakanlıkça öngörüldüğü düşüncesini kamuoyuna vermeye çalışsa da aslında yeterince tatmin edici bir açıklama olmadığı eğitim sistemindeki yaşananları bilenler açısından ortadadır. Okullar arasındaki seviye farkı, nitelik farkı, imkânlardaki farklılıklar başta olmak üzere her türlü farklılık dikkate alındığında merkezi sınavların önemli sorunların doğmasına yol açacağını söylemek şimdiden çok zor görünmemektedir. Okulların bulunduğu sosyal-kültürel çevre, okula gelen öğrencilerin içinden geldikleri ailelerin ekonomik, sosyal, kültürel özellikleri okullar arasındaki nitelik farklılıklarının en önemli nedenlerinden birisidir ve bu farklar kısa sürede de ortadan kalkmayacak kadar büyüktür.

Ortak sınav uygulaması bakanlığın belirlediği müfredatın benzer düzeyde, benzer zamanlarda işlenmesini gerektirmektedir. Oysa ülke içindeki bölgesel farklılıklar, kırsal kesimle şehir arasındaki farklar, şehir içinde de merkez ve varoş ayrımı başta olmak üzere ekonomik, sosyal, kültürel birçok farklılıklar söz konusudur. Bu farklılıklar istendik düzeyde benzerliklerin ortaya çıkmasını engellemektedir.

Müfredat her ne kadar ülke çapında tek bir merkezden üretilip yayınlanıyorsa da müfredatın getirdiği veya istediği uygulamalar ülke çapında tek tiplikten çok uzaktır. Aslında bu çok doğal bir durumdur. Müfredatın ülke çapında tek bir uygulamasının olması da imkansızdır. Merkezi sınavlar öğretmenler arasında müfredatı takip etme davranışını güçlendirecektir. Ancak müfredatı yazıp yayınlamakla uygulamak aynı anlama gelmemektedir. Yıllar yılı bakanlığın yaptığı merkezi sınavlardaki başarı durumu, okul başarısına karşın dershaneye gitme zorunluluğunun ortaya çıkması müfredattaki uygulama başarısızlığının bir sonucudur. Öğrenciler okullarda istendik düzeyde edinemedikleri müfredatın öngördüğü becerileri dershaneye giderek edinmeye çalışmaktaydılar. Şimdi sınavları merkezden yapmakla müfredatın tam olarak uygulanmasını sağlayabileceğini düşünmek eğitim sistemini tanımamak anlamına gelmektedir.

Yıllardır yapılan uygulama kağıt üstünde her öğretmenin müfredatı yıl sonuna kadar bitirdiğini göstermektedir. Öğretmenler müfredatı bitirmemeyi suç saydıkları için kağıt üzerinde müfredatı bitirmekteydiler. Öğrencinin müfredatı anlayıp anlamadığına dair veya müfredatın uygulanmasına dair herhangi bir bilgiye sahip olmayan bakanlık yıllar boyunca kağıt üstündeki uygulamaları doğru kabul ederek eğitim sistemine uzaktan ve genel olarak bakmış ve okulların her şeyi tam ve doğru yaptığı zehabına kapılmıştır. Öğretmenler de müfredatı bitirmedi suçlaması ile karşılaşmamak adına kendilerine göre sınıfta uygulamalarını yapıp bitirmişlerdir. Sınıfların sahipsiz ve kontrolsüz olması öğretmen-öğrenci etkileşiminin de küçük bir çevrede yaşanmasına neden olmuş, öğretmenler öğrencileri müfredatın istediği becerilerden çok kendilerince belirledikleri kriterlere göre değerlendirmiş, kağıt üzerinde de her şeyi kitabına uydurur olmuşlardır. Böylece öğretmen-öğrenci karşılıklı birbirini idare eder duruma gelmiştir. Ancak üniversiteye girişte var olan merkezi sınavlar veya zamanla liseye girişte konulan merkezi sınavlar bu karşılıklı idare etmeyi önemli bir sorun alanına dönüştürmüştür. Okullardan aldıkları eğitimle, iyi ve geçer notla merkezi sınavlarda gereken başarıyı yakalayamayan öğrenciler dershaneye gitmek zorunda kalmıştır. Okullardaki bu işleyiş dershaneciliğin güçlenmesine yol açan en önemli nedenlerden birisidir.

Şimdi merkezi sınavlar bu olumsuz işleyişi daha görünür hale getirecektir. Öğretmenler merkezi sınavda sorulabilecek konuları işlemiş olmak için okullarda ders defterlerini doldururken kağıt üzerinde görevlerini yapmış olacaklardır. Ancak okulların tümünde müfredatın istendik düzeyde aynı şekilde işlenebilmesi mümkün olmayan bir durumdur. Öğrencinin hazır bulunuşluk düzeyi, okula geliş zamanı ve süresi, okuldaki eğitimden yararlanma düzeyi, eğitim alt yapısı, kişisel özellikleri başta olmak üzere öğrencinin bireysel, sosyal, ekonomik, kültürel alt yapısı kadar öğretmenin özellikleri, okulun özellikleri müfredatın işleyişini etkileyecektir. Bu etki merkezi sınavlardaki başarıya da doğrudan etki edecektir.

Ülke içinde mevsimlik işçi uygulaması nedeniyle bir çok okulda öğrenciler Kasım aylarına kadar okullara gelemedikleri gibi Nisan ayından itibaren de okullardan ayrılmaktadır. Bu durum müfredat uygulamalarını olumsuz etkileyebilecek bir durumdur.

Tüm bu olumsuzlukları SBS sistemi için de söz konusu etmek gerekir gibi bir eleştiri düşünülebilir. Ancak bakanlığın yaptığı hazırlıklara, açıklamalara ilişkin değerlendirmeler yapılırken SBS sisteminin savunulduğu düşünülmemelidir. SBS sisteminde yaşanan sorunlar ortada iken bakanlık bu sisteme alternatif bir sistem getirmeye çalışmaktadır. Getirilmeye çalışılan sistemin de kendi içinde önemli sorunları getirdiğinin görülmesi adına bu değerlendirmeler yapılmaktadır.

Çözüm adına yapılması gerekenler konusunda dile getirilebilecek hususlar olmakla birlikte bunu tek bir kişiden beklemenin yanlışlığı da ortadadır. Eğitimle ilgili sorunların çözümünün kolay olmadığı herkesçe bilinen bir olgudur. Zira eğitimle ilgili sorunları toplumsal sorunlardan bağımsız düşünemeyiz. Çözüme yönelik yapılacaklar tek başına eğitim sistemindeki düzenlemelerle sonuca ulaşamaz. Genel yönetim, ekonomik sistem, toplumsal yapı başta olmak üzere eğitimin ilgili olduğu diğer alanların da mutlaka işe koşulması gerekiyor.

Buna rağmen eğitim sisteminde yapılması gerekenler konusunda çalışmaların sürdürülmesi bir zorunluluktur. Eğitim sisteminde bu anlamda yönetim anlayışında önemli değişikliklerin yapılması gerekmektedir. Bakanlık merkez teşkilatından başlamak üzere taşraya kadar üstten alta önemli düzenlemelerin bir an önce yapılması gerekiyor. Eğitim sistemi içindeki insan gücünün niteliği, tecrübesi, birikimi önemli bir avantajdır. Bu gücü, niteliği, birikimi, tecrübeyi görmezden gelmemek gerekiyor. Bu gücü, birikimi harekete geçirecek sistemlerin, uygulamaların rasyonel bir şekilde işe koşulmasının yolları bulunmalıdır. Eğitimde sorun odaklı yaklaşıma dayanan bir yönetim yapısı kurulmalı. Yönetimi etkin kılacak güçlü bir denetim sistemi kurulmalı. Yönetim ve denetim yapısı alışılmışın dışında bir şekilde yapılanmalı. Demokratik yönetim anlayışındaki iktidar-muhalefet ilişkisinin benzeri eğitim yönetim yapısında yönetim-denetim şeklinde yapılandırılmalı. Yönetime bağlı bir denetim anlayışında yine yönetime bağlı ancak eğitimi makro düzeyde yöneten, değerlendiren, kuran ve işleten merkezi düzeydeki yönetime bağlı, taşradaki her tür kurum ve kuruluştan bağımsız ancak taşradaki en küçük yere kadar ulaşabilen bir denetim yapısının oluşturulması gerekiyor. Merkezi düzeyde alınan kararlar taşrada en küçük birimlerde bile uygulanması gerekirken uygulamayı görme, değerlendirme işi eksik kalmaktadır. Taşradaki her yönetici merkezi düzeyde başarısız görünmeme adına her şeyi kağıt üzerinde tam göstermekte veya kendine göre işi gereğine göre yaptığını düşünmektedir. Yapılan işin gereğine göre yapılıp yapılmadığı konusunda kendisine geri dönüt veren bir sistemin olmaması taşradaki uygulayıcıları da kendi başına bırakmaktadır. Merkez taşradan kağıt üzerinde haberli gibi görünürken gerçek anlamda habersiz olarak işlevleri kağıt üzerindeki verilere göre değerlendirip kendini adeta aldatmakta, taşra kağıt üzerindeki verileri hazırlayanlar olarak geri dönüt alamamak yanında yaptığını doğru görerek sürecin devam etmesini sağlamaktadır. Mevcut denetim sistemi sürece neredeyse hiç müdahil olmamakta, rutin işlerin yapılmasını yine herkes gibi kağıt üzerinde yapmaya devam etmekte, bir bakıma zaten pasifize edilmiş konumunu korumaktan fazla bir şey yapmamaktadır. Denetimin taşrada etkisiz ve işlevsiz konumu merkezi düzeyde alınan kararların istendik düzeyde uygulanmasına yönelik değerlendirme yapılmasını da engellemektedir. Denetimin bağlı olduğu birimlerle ilişkisi denetimin işlevsizleşmesine neden olan bir diğer unsurdur. Bu durum denetimi taşra yönetimlerinin elinde istendik şekilde kullanılabilir bir araç konumuna indirgemektedir.

Yönetim ve denetim yapısında var olan sorunlar öğrenci yetiştirmek için kurulmuş okullar başta olmak üzere diğer kurumlardaki işleyişi istendik düzeyde değerlendirmeyi de engellemektedir. Bu durum okul ve kurumlar başta olmak üzere personel boyutunda, mevzuat boyutunda, sistemde yaşanan sorunlar boyutunda boşlukların oluşmasına neden olmaktadır. Eğitim sistemindeki boşluklar tabiat boşluk kabul etmez ilkesinin bir sonucu olarak farklı kurumlar tarafından doldurulmaktadır. Dershaneler de bu boşluğu dolduran unsurlardan sadece birisidir.

 Soru, Görüş ve Eleştirileriniz için…..

Ali Hikmet DEM

ahdemir35@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 141
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1118
Kayıt tarihi
: 26.09.08
 
 

Öğretmen olarak başladığım meslek hayatıma yönetim ve denetim konusunda aldığım yeni eğitimler so..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster