Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '09

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
88128
 

Ekranlarda Derya Baykal kepazeliği

Ekranlarda Derya Baykal kepazeliği
 

Hayatınızdaki rutinleri değiştirdiğiniz ya da aksattığınız bir gün hayatta göremediğiniz birçok şeyi karşınıza çıkartan bir fırsat oluyor çoğu zaman.

Okulların tatil olduğu bir dönem, işten izin aldığınız bir gün, hasta olduğunuz ve evden çıkamadığınız bir gün hayatın içinde var olan ancak sizin çok da farkında olmadığınız birçok şeyi gözlerinizin önüne seriyor.

Okuldu, sınavlardı derken çok da yaşananların farkında değildim. Sınavlar bitince baykuş hayatımdan çıkıp tekrar günün, hayatın içine döndüm.

Keşke dönmez olaydım sözünü de gördüklerim üzerine söyleme ihtiyacı hissettim.

***

Annem bütün gün evde olduğundan sabahtan akşama kadar televizyondaki her programa biraz biraz bakar. Ev hanımlarının bu aralar en çok izlediği Yemekteyiz programına geçmeden önce Show TV’de yayınlanan “Deryalı Günler” adlı programa takıldı gözlerimiz.

Derya Baykal’ı her zaman takdir eden, beğenen bir insandım.

Ancak programı ile 15 dakika vakit geçirdiğimde psikolojimin derinden hırpalandığını fark ettim. Derya Baykal’a bakış açımda oldukça değişti.

Ferhan Şensoy’u anladım gibi(!)

Bilinçli bir medya okuryazarı olduğumu düşünen benim için bile bu kadar hırpalayıcı olan bu program günün en çok izlenen saatlerinde işgal ettiği ekranlar aracılığı kim bilir kaç kişinin beynini uyuşturuyordur?

Dev bir hangar gibi bir alanda kurulan stüdyo içerisinde dikiş nakış atölyeleri, yemek masası ve garip dekorlarla bezenmiş program baştan aşağıya saçmalıklar üzerine kurulmuş.

***

Derya Hanım kendi tasarladığı deli saçması kıyafetler içinde gelinlik kızlar gibi stüdyo içinde sağdan sola koştururken Selena tipli ruh bozması dizilerde olduğu gibi sahte bir kapı tasarlanmış. Bu kapıdan sahte bir zil sesi ile beraber içeri giren konuklar cadı süpürgesi ile oradan oraya koşturan Derya Baykal tarafından karşılanıyor.

Derya Hanım belediye otobüsü misali arkasına taktığı konuklarını stüdyo içinde o anki ruh haline bağlı olarak uygun yere bırakıyor. Bu arada ulu orta bir yerde duran piyano çalmaya başlıyor ve herkes kart sesleri ile şarkı söylüyor.

***

Korku filmlerini andıran jeneriği ve ilginç düzeni ile adeta beni zehirleyen programı annemin yüzüne baka baka lanetleyerek izledim.

Her lanetli bakışımda annemle beraber bir kez daha güldük.

Sebebi saçmalıklarının farkında olan ya da olamayan tiplerin ekranda neler yaptığını algılayamayışımızdı.

Derya Hanım’ın konuğu olan ve oturuşu kalkışı, konuşması ile belli bir hayat felsefesine sahip olduğu belli olan Doktor Bey’de sanırım benim gibi düşünüyordu.

Derya Hanım’ın piknik parodisinde konuklar ellerinde karpuz, piknik tüpü, ekmek ve Wolkswagen otomobille stüdyoda yer değiştirirken doktor bey olanları sessiz biçimde izliyordu.

***

Sonradan Derya Baykal’ın kardeşi olduğunu anladığım kırmızı şalvarlı bir bayanda kendi halinde koşuşturuyordu.

Bütün bu anlattıklarımın beni ne kadar etkilediğini az çok anlatabilmişimdir umarım. Bir de benim yerimde annesiyle bu programı izleyen çocukları düşünün.

Bu kepazeliklere bir an önce son verilmeli. Derya Baykal da kendine gelmeli.

Buğra TOKMAKOĞLU

Abtokmakoglu@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazınızı henüz okudum..bana kızmayın ama bir insan çok faydalı bir şeyden bile ancak bu kadar karamsar bir sonuç yada olgu çıkartabilir.pes diyorum.Derya baykal son derce nazik,güzel,alt yapısı zengin bir sanatçı,bir anne ve çok maharetli bir kadındır.ayrıca ses tonu, diksiyonu çok düzgün,çok zeki,kendine ve tüm kadınlara değer veren bir hanımdır.herkesin imreneceği düzeyde değerli şahsiyetlerle çevre edinmiş,çok akıllı bir kadındır .haaa..ben tanıyormuyum? hayır!ama onu takip ediyorum..sizin gibi 15 dakikada asmıyorum.siz biliyormusunuz ben ondan o kadar çok şey öğrendimki ,öğrendiğim el işlerinin çoğunu yaptım ve sattım..onun sayesinde evine katkı sağlayabilen kaç kadın var bu ülkede haberiniz varmı?keşke ben onun yarısı kadar olabilseydim..kadın bu programla tv.den istihdam sağlıyo..başka kim bunu yapabiliyor?bu acımasızlığınız beni çok üzdü.olayı neresinden ele aldığınızı hala da anlayabilmiş değilim.saygılarımla

daldabir 
 26.01.2010 20:23
Cevap :
Baktığınız açıdan baktığımızda gördüklerinizi görebilmek mümkün tabi. Ancak ben basın-yayın medya politkaları açısından bakıyorum. Yapılan şey bariz bir biçimde ucuz şov. Teşekkürler...  27.01.2010 12:24
 

Annem, "deli saraylı" adlı bir tiyatro oyunundan bahseder durur. Ben görmedim ama tıpkı o'na benziyormuş... Tv kanalları "evir çevir" gibi oldu. Sevgilerimi yolladım sevgili Buğra.

gülriz 
 05.09.2009 21:22
Cevap :
İzle izle de yap yorumunu tam bir deli saçması : ) Sevgiler:...  06.09.2009 23:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 801
Toplam yorum
: 737
Toplam mesaj
: 99
Ort. okunma sayısı
: 1587
Kayıt tarihi
: 18.06.07
 
 

20 Nisan 1989'da İzmir'de doğdu. İlköğretim ve lise öğrenimini Karşıyaka'da tamamladı. 20..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster