Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ekim '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
477
 

Elekleşen yüreklere dair kısa bir yazı

Elekleşen yüreklere dair kısa bir yazı
 

Yüreklerimiz, can evlerimiz. Ev ki ne ev. Neleri sığdırırız o yüreklere yıllar yılı kimleri.” Mangal gibi demeleri de bundan değimlidir zaten. Cahit Sıtkı tarancı usta ne güzel de betimlemiş

Yumruk biçiminde bir şey
Kan kırmızı et parçası
Gümbür gümbür atar durur
Göğsümün sol tarafında

Hayat aşk, iyilik, cesaret
Ne varsa bu yürektedir
Bu yürek durmaya görsün
Kodunsa bu dünyaları

Yüreğim benim bir tanem
Velinimetim, efendim
Durma, çarp, vur, ses ver aman
Aşık kulağım sendedir.

Ben yine evden çıkacağım yola. Ev mi desek, han mı desek ne desek? Bol ziyaretçisi olur ömür denen zamanda yüreklerimizin. Hele ki genç ve taze bir yürekse. Tıpkı yeni ve son model döşenmiş, ebeveyn banyosu, jakuzisi, yerden ısıtması olan konforlu evler gibidir.Hava atılacak, gösteriş yapılacak ya herkese açıktır genç yüreklerin kapısı. Eş , dost,aile, kedi, köpek,incik, boncuk, özel eşya vs.vs. Kimi gelen yerleşir kalır hiçbir yere gitmez. Kimisi içinde gelip geçici bir limandır yüreklerimiz. Bazılarımızın da bazı şeyler sadece geçmiş olur yüreklerimizden. Ve her yaşanan, her olan, her biten bir tortu bırakır. O ev yıllarla doğru orantılı olarak daralır da daralır. Bir süre sonra da ki bu süre orta yaşı geçkince olduğumuz zamanlardır artık oradan buradan delikler açılır yüreklerimizde ve içine olanlar pırt oradan, pırt buradan dökülmeye başlarlar. Artık taşan evlerin odalarının pencerelerinden dökülmesi gibi bir şeylerin.

Tabii ki ifrazat zarar verici maddelerle alakalı olur. Dedik ya yıllarla doğru orantılıdır diye her şey. Gençken katlanabildiğimiz, taşıyabildiğimiz , taşıdıkça da ağırlığı daha da artan zararlı maddeler yaşlandıkça taşınamaz hale gelebilir. E yeni gelenlere de yer açmak gereklidir. Döküverir yüreğimiz artık taşıyamadıklarını.

Yürekler olur elek. Hem de öyle bir elekleşir ki gelen düşer deliklerden, gelen düşer. Kalabilenler artık yürekle bütünleşmiş, yüreğin bir parçası haline gelebilmiş olanlardır ve mikro organizmalar kopmaz bir doku oluşturmuşlardır yürekle. Elekten süzüldükçe yaşanmışlıklar daha bir boş daha bir hüzünlü devam eder yürek serüvenine. Kimi eskir gider , kimi ölür gider o bağ dokularının, yürek boşaldıkça boşalır ve terk edilmiş eski viranelere döner.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yorulur, yavaşlar ama sıcaksa , korkak değilse ve yaşamın hüzünlerinden çok sevinçleri ile çarpıyorsa elek gibi delik deşik olmaz, ölmez daha çalışma gücü varken ve soğumaz, donmaz, kaskatı olmaz... İçinde sevgi taneleri, aşk kırıntıları kaldıkça... Güzeldi yazdıklarınız çok güzel ... kendi duyumsadıklarımı da iletmek istedim işte... "Yıllar geçse de üstünden bu kalp seni unutur mu?" şarkısı hiç çıkmaz aklımdan.... Her yürek vuruşunda anımsarım. Fikret Kızılok gibi....

kırıkkalp 
 03.10.2008 12:31
Cevap :
yazım kısa oldu maalesf kısa kesmek zorunda kaldım daha doğrusu konuyu ben de sizin düşüncelerinize bağlayacaktım benden önce davrandınız elbetteki sevgiyle ve aşkla beslenen yürekler her zaman sağlıklıdır size sonuna kadar katılıyorum sevgiyle kalın.  03.10.2008 12:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 167
Toplam yorum
: 320
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 1848
Kayıt tarihi
: 20.04.07
 
 

01/06/1967 Rize/fındıklı doğumlu olmama rağmen doğum yerimi hiç görmedim. Türkiye'nin hemen her ilin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster