Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Eylül '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Elli yaşında lise arkadaşlarıyla buluşma...

Elli yaşında lise arkadaşlarıyla buluşma...
 

Kaynak: İnternet


Bazı okullar vardır, her yıl pilav günü falan yaparlar, genellikle bu okullar "Kolej" diye isimlendirdiğimiz özel okullar olup, eski mezunlar ile okuyan öğrencilerini bir arada tutma eğilimden kaynaklanır ve çokça da itibar görür!

Devlet okularında okuyanlar için okul böyle bir çalışma yapmaz! Gerek de duymaz ki o da ayrı bir tartışma konusudur!...

Malum site eski arkadaşları bulma konusunda hizmet verince, özellikle ben yaşta olanlar için bulunmaz nimet oldu!

Bizim lise zamanımızda öyle her evde telefon yoktu, cep telefonu da henüz icat edilmediğinden iletişim alanlarımız pek dardı!

Okul da pilav günü falan derlemediğinden, birbirimizden kopmamamız olanaksızdı!

Malum site, gençlerin anlayamayacağı kadar popüler oldu; ilkokul, orta okul, lise ve hatta üniversite arkadaşlarımızı bulurken, bir anlamda, kendi gençliğimizi bulduk!

******

Meşhur pilav günlerinde birbirleriyle buluşanlar gibi değildik; iyi-kötü onlar bir katılıp iki katılmasalar da birbirlerinin yaşam çizgisinin bir şekilde ayırdındaydılar...

Bizler ise birbirimizi uzun yıllar sonra bulmuştuk!

******

"O buluş"un özünde yatan "Ben" duydusuydu aslında; yıllar sonra anlamıştık ki bizi "Biz" yapanlardan biri de gençliğimizdeki arkadaşlarımızdı!

Onların gözünde neydik? O zaman soramazdık, şimdi sorma zamanıydı!

Yaşamımız hep kendimizi bulamak ile nasıl algılandığımızı bilmek arası bir çizgi gibi değil miydi?

"O kadar da önemli değil artık!" dediğimiz yaşlarda pek merak ettiğimiz sorunun karşılığını kolayca alabileceğimizin ayırdına vardığımızda "O müthiş buluşma" pervanenin ışığa duyduğu aşk gibi çekiyor!

******

Erkek tarafının fazlaca bir kaygısı olduğunu düşünmüyorum görsellik anlamında, ama kadın tarafının böyle bir toplantıya katılımının "Kırmızı Halı'da" yürümeye eşdeğer olduğunu düşünüyorum! 

Misal, güya çok şeyi aşmış kadınım, dişçiye diyorum ki: Okulun eski mezunlar toplantısı var şu günde, o güne kadar toparlayabilir miyiz?

Yok diyor...

Öyleyse daha sonraya bırakalım, en azından böylesi bir derece göze batmaz!

(Bu arada dolgu problemimi hallettim!)

******

Ne giysem?

Salak kadın, çok denedin ve çok iyi biliyorsun ki kendini en rahat hissettiğin giysi içinde en mutlu halindesin!

Ama olsun yaa... Yıllar sonra bir araya geliyorsun, aldığın kiloları gözlerine sokmasan! Şu elbise daha az kilolu gösterir gibi lakin gıdıyı ne yapmalı?

******

İşin bir de vahim tarafı var: Görsel hafızam sıfırdır! İşitsel yanım da beterdir! Hafızam deseniz berbat!...

Neyin iyi be kadın derseniz ki deyin vallaha: İnsan psikolojisi!...

Neyse...

Katıldın diyelim, yahu ben çoğu kişiyi hatırlamıyorum!

(O dönemler maddi sorunları vardı ailemin, masraf olmasın diye andaç bile almamıştım ki...)

(Andaç'ta hakkımda yazılanları bile arkadaşımınkinden okumuştum, ailem hala bilmez...)

Ben hatırlayamıyorum ya, inadına gibi çoğu kişi de beni hatırlıyor! Önce bende başlıyor "niye hatırlayamıyorum" üzüntüsü; sonra karşı tarafta başlıyor "Ben hatırlıyorum da o neden beni hatırlamıyor?" hesaplaşması!

******

Bir; kendini "Hatırlayamadım" diye yoğaltma, karşı tarafın hatırlanmamaktan dolayı hayal kırıklığı... "Hatırlar gibi mi yapsaydım" diye başlayan savaşın "Ama niye dürüst davranmayasın" şeklinde sonuçlanmasına kadar varan bir "Kişilik çatışması" haline dönüşmesi....

Oysa, bazı insanların antenleri fazla açıktır; etrafında olan-biten herşeyden haberdar olurlar. Ancak bazı insanların da antenleri etrafta olan-bitene kapalıdır; onların derdi kendi içselleriyledir!

Kendi içselleriyle uğraşanları dışarıda olup-bitenlerle uğraşanlara tercih ederim; kendini eleştirebilen insan iyi insandır!

İyi insan vicdanlıdır!

Adaletlidir...

******

Konuyu saptırmazsam iyidir!

Lise gecesine gidersem lacivert elbisemi mi giysem, siyahı mı?

Hangisini giyersem giyeyim yılları kapatamam; zaten amacım da o günleri yaşamak!

Şeyy, bana aşık olup da aşkını anlatmayan var mıydı?

Merak ediyor insan!...

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yerinde olsam lacivert, dekolteli bir giysi seçerdim. Ağır, renkli ve modern bir görüntü vermek için. Senin neslin için elli yaş yolun ve ömrün yarısıdır bence. Bir de o yaşta gözünü toprağa dikenler var! İyi ki onlardan değilsiniz ve dilerim ki öyle insanlar aranızdan çıkmasın...

Asi Güvercin 
 06.09.2014 4:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1284
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster