Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ekim '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
619
 

Emekliler haklarına neden sahip çıkmazlar?

Emekliler haklarına neden sahip çıkmazlar?
 

Kuyruklarda saatlerce bekleyen yorgun, düşünceli dertli emekliler.


Yorgun düşmüştü bedenleri uzun yılların yoğun çalışma temposunun ardından. Tek arzuları ve beklentileri kalan ömürlerini aileleri ve sevdikleri ile, sağlık, huzur, güven ve mutluluk içinde geçirmekti; ama olmadı olamıyor. Yetmezmiş gibi şimdi maaş, hastane, elektrik-su, doğalgaz vs. kuyruklarında çile doldurmaya devam ediyorlar.

Ülkemizde yaklaşık 9 milyon emekli olduğu bildiriliyor. Ne var ki, yıllarca çalışıp hizmet üretmiş devlete prim ödemiş bu insanların ( özellikle Bağ Kur ve SSK emeklilerinin ) büyük bir kısmının, ay başı ile ay sonu arasına sıkışıp kalmış günümüzdeki yaşantıları tek kelime ile içler acısı.

Türkiye İşçi Emeklileri Derneği'nin ( TİED ) 47 ilde yaptığı araştırma sonuçları dudak uçurtacak cinsten. Gelin bu inceleme sonuçlarına birlikte göz atalım;

Yüzde 96'sının aylığı yetersiz, yüzde 86'sının aylıktan başka geliri yok.

Yüzde 11'i yaşamını sürdürebilmek için ek bir işte çalışıyor.

Yüzde 22' si kirada oturuyor.

Yüzde 10' unun evine et girmiyor, yüzde 48'inin evine ayda 1 kg. dan az et giriyor.

Yüzde 82' si dengeli beslenemediklerinden yakınıyor.

Yüzde 47' si günde 1-3, yüzde 33' ü 4-6, yüzde 12' si 6' dan fazla ekmek tüketiyor.

Yüzde 23' ü icra takibinde.

Yüzde 48' inin sürekli bir hastalığı var. Yüzde 83' ü sağlık hizmetlerini yetersiz buluyor.

Yüzde 61' inin 1-3,yüzde 11' inin bakımından yükümlü olduğu 4 ve üzeri çocuğu var.

Bu tablo daha da uzayabilir ve uzatılabilir, daha çarpıcı hatta daha üzüntülü sonuçlara da ulaşılabilir. Üstelik araştırma 47 ilde yapılmış; ülkemizin tamamını kapsayacak bir araştırmanın nasıl bir tablo ortaya çıkaracağı da ayrı bir konu.

Emekli olarak uzun yılların yorucu çalışma temposunun ardından biraz soluklanmak, hayatın bugüne kadar tadamadıkları zevklerinden bir nebze olsun tadabilmek ve sağlık, güven içinde bir ömür sürmek en doğal hakları iken böyle bir yaşama mahkum olmak ne kadar adil olabilir?

Yaz aylarında ülkemizin en güzel tatil yörelerinde haftalarca tatil yapabilen yabancı ülkelerin emeklileri ile karşılaştırıldığında ortaya ne hazin bir manzara çıkıyor değil mi? Emeklilerimizin büyük bir bölümü bırakın tatil yapmayı; sinema tiyatro, konser ve benzeri sosyal olayların hiçbirine katılamıyor, hatta diğer şehirlerde oturan aile bireylerini eş, dost ve akrabalarını dahi ziyarete gidemiyor.

Peki, 9 milyon emekli, evdeki eş ve erişkin çocukları ile birlikte muhtemelen 12-13 milyon, belki de daha fazla seçmen demek değil mi? Böyle büyük bir oy potansiyeline sahip emekliler kendi haklarına neden yeterince sahip çıkmazlar, ömür geçip gidiyor, geride boşa geçmiş hüzün dolu yaşanmamış yıllar kalıyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben de SSK emeklisiyim. Sorunuza kendi gözlüğümden bakarak yanıt vereyim. Emekliler çocukları, toronları için çok endişeli. Sırf onlara bir zarar gelmesin diye bir çok şeyi sineye çekiyor. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 20.10.2009 15:33
Cevap :
Değerli kardeşim ben de 20 yıllık SSK emeklisiyim. Korkacak bir şey yok ki, demokratik haklarımızı doğru kullanalım yeter. Sevgi ve saygılarımla.  20.10.2009 16:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 217
Toplam yorum
: 284
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1905
Kayıt tarihi
: 02.07.06
 
 

Yazmak, ufkun da ötesine taşan engin bir serüven gibi gelir bana ve gençlik yıllarımdan bu yana v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster