Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Eylül '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
378
 

Emniyet teşkilatında neler ouyor?

Emniyet teşkilatında neler ouyor?
 

Merhaba değerli okurlar,

Ülkemiz yurttaşlarının canının, malının korunmasında en önemli kurumlarından birisi olan Emniyet Teşkilatında son günlerde arkası arkasına gelen olaylar, ne yazık ki dikkatlerin TSK'dan sonra bu kurumumuza da yönelmesine neden olmaktadır...

Emniyet Teşkilatımızın içerisinde de, yaşanmaması gereken olaylar yaşanabilmekte, bu güzide kuruluşumuzun içerisinde de tabiri caizse, görevini kötüye kullanan, çürük elmalar olabilmektedir...

Örneğin, hepimizin okuyup bildiği, belki de yaşadığı olaylardan birisidir...

Bir kısım trafik polislerinin, ceza kesmek yerine, kendilerine bir çorba parası verilmesi karşılığı, ceza kesmediği zaman zaman basınımıza yansımış, "ALAN MEMNUN, VEREN MEMNUN....)))" haberlerdendir...

Nitekim, hatırlanacağı üzere bir tesadüf sonucu, Ankara Keçiören dolmuşçularının o bölgede görev yapan trafik polislerince her ay maaşa bağlandığı basınımıza yansımıştı...

Bu toplandığı iddia edilen paralar, kimler arasında paylaşılmıştı, olay sadece o bölgede görevli polisler arasında münferid bir olay mıydı, yoksa, organize bir olay olarak, toplanan o paralar oluşturulan bir havuzda mı toplanmıştı ve sonrasında başkaları da dahil edilerek mi paylaşılıyordu...

O olay sadece, Keçiören dolmuşçuları ile sınırlı mıydı, yoksa, benzer olaylar, diğer duraklar içinde geçerli miydi?

Olaya karışan Trafik polisleri, bu alınan paralar karşılığında, dolmuşçuların suç işlemesine göz mü yummaktaydılar, yoksa, yetkilerinde olan ceza erkini kullanarak kendilerine menfaat mi ediyorlardı...

Ülke gündeminin çok sıklıkla değişmesi, maalesef üzerinde durulması gereken bu olayların yeteri kadar kamuoyunun ve basınımızın dikkatinde fazla kalmamasına, olayların sorgulanıp, düzeltilmesine imkan tanımamaktadır...

Evet bu kez, Emniyet Teşkilatının 2. ismi Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Sayın Emin ARSLAN hakkında ileri sürülen iddialar nedeniyle hakkında tutuklanma kararı verilmesi, dikkat çekicidir...

Bakın değerli okurlar,

Geçtiğimiz hafta İstanbul’da yapılan bir uyuşturucu operasyonu kapsamında iki emniyet görevlisiyle birlikte savcılık ve mahkemede ifadesi alınan Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Arslan için tutuklama kararı çıktı ve Emin Aslan'ın görevden alınmasını içeren kararname Cumhurbaşkanlığı'na gönderildi...

Bu olayın ciddi olduğu yapılan işlemlerden ortada gibi gözükmektedir...

Onun için, Sayın ARSLAN'ın tutuklanma kararını, yine aynı Teşkilatta görevli Polis Müdürünün EŞCİNSEL OLMASI konusundan çok farklı tutmak ve bu olayı ayrı irdelemek zorundayız...

Zira eşcinsel polis Müdürü, kendi şahsi tercihini ortaya koyarak yaşamını sürdürmekte, bu süreçte şimdilik görevini kötüye kullanmakta olduğuna dair gibi durum, söz konusu değildir...

Bunun yanında, Emniyet Teşkilatı Kanunu içerisinde, eşcinselliğin suç olduğu ya da tercihlerinden dolayı, bu durumda olan kişilerin polislik mesleğini icra edemeyeceklerine dair bir hüküm söz konusu ise, tabii ki, bu kişi ya da kişiler görevden uzaklaştırılabilir, ya da dolmuşsa emekli olması istenebilir...

Ancak, Sayın ARSLAN'ın durumu çok farklıdır...

Sayın ARSLAN'IN ismi, basınımıza yansıyan bilgiler çerçevesinde, UYUŞTURUCU İŞİNE KARIŞMAKTADIR...

Uyuşturucu işi, ülkenin geleceği çocuklarımızı zehirlemeye yönelik bir hareket olduğu, yadsınamaz bir gerçektir...

Bu güzide kuruluşumuzun en tepesinde 2. adam olarak bulunan Sayın ARSLAN'ın durumu, şu konularda mercek altına alınmalıdır ve alınacağını ummaktayız...

1- Sayın ARSLAN'ın bu işlerle ilgisi, gerçekten var mıdır, var ise hangi boyuttadır?

2- Sayın ARSLAN, bu işe girmişse, amacı nedir?

3-Sayın ARSLAN teşkilat içerisinde bu iş de, tek başınamıdır yoksa, Teşkilat içerisinde ya da dışında, başka kişilerle de olası ilişkileri var mıdır?

Uyuşturucu tacirlerinin asıl amacı, hepimizce bilindiği üzere, insanları zehirleyerek, onların üzerinden PARA KAZANMAKDIR...

Sayın ARSLAN'ın da olasıdır ki, eğer iddialar doğru çıkacak olur ise, amacı, para kazanmak, belki de kendisiyle birlikte, BAŞKA BİRİLERİNE DE, para kazandırmak olabilir...

ÜMRANİYE'de bir gecekondu da ele geçirilen el bombalarının bulunması olayının, nerelere kadar dayanmıdığını hep biliyoruz...

Emniyet Teşkilatında yaşanan bu olayın sonucunu, nerelere ve kimlere kadar uzanabileceğini şimdiden kestirmek ise, tabii ki mümkün değildir...

Ancak, sade bir vatandaş olarak dilek ve temennimiz odur ki,

Bu olayın da üzerine, tıpkı ERGENEKON ve Münevver KARABULUT CİNAYETİNDE olduğu gibi, nereye kadar gidecek nereye dayanacak olursa olsun ciddiyetle gidilerek, özellikle, gençlerimizi zehirleyerek amacı para kazanmak olan bu işe bulaşanların tespit edilerek, yargı karşısına çıkartılmasıdır...

Bunun içinde, öncelike, basınımızın bu konuyu ciddiyete alması, özellikle, İSTANBUL, ANKARA, ADANA gibi büyük illerimizde, EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ VE VALİLİK gibi görevlerde bulunanların, hem kendilerinin, hem 1. derece de ki yakınlarının MAL VARLIKLARININ MERCEK ALTINA ALINARAK, KAMUOYUNUN BİLGİSİNE SUNULMASI GEREKLİDİR...

"Biz gerekli mercilere mal varlıklarımızın beyanını süresi içerisinde verdik", "Boğazımdan haram lokma geçmedi...." gibi, abudik gubidik açıklamalarla bu bilgilerin kamuoyundan gizlenmesine fırsat verilmemelidir...

Tüm bunlar, kişinin ifadesi ile değil, kişinin ve 1. derece yakınlarının MAL VARLIKLARININ, gelirleriyle doğru orantılı olarak sahip olup olmadıkları ile ortaya çıkartılmalıdır...

BASIN VE KAMUOYU BASKISI OLUŞUNCA, GERÇEKLER SAKLANAMIYOR, SUÇLULAR KAÇAMIYOR VE YARGI KARŞISINDA HESAP VERME SÜRECİ BAŞLIYABİLİYOR...

Aksi takdirde,

Dosyalar, sümen altı edilebiliyor...

Yargıtay'da bile dosyalar kaybolabiliyor, zaman aşımı süresi dolduktan sonra ortaya çıkarılıyor ve bir günah keçisi bulunarak, ufak bir disiplin cezası ile gerçek suçluların yargıdan kaçırılması mümkün olabiliyor...

Çünkü, burası Türkiye.......

Burada, para için, herşey yapılabiliyor.......

Çocuklarımızın zehirlenmesi de dahil.......

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Demokrasinin ,şeffaflığın yaşam biçimi olarak içselleştirilmediği ülkemizde her kurumda düzenin çamuruna bulanmış kirli ilişkilere bulaşmış insanlara rastlamak mümkün. Fakat bana öylegeliyorki "kendinden olamayanı" oyundan atma projesi hızla gerçekleştiriliyor.Devlet memuru olanların mal varlıkları,iş ilişkileri,para hareketleri didik ,didik edilmeli. Fakat "nereden buldun" yasasınıda rafa kaldıran bu iktidar...Birkaç olaya bakarak asıl fotoğrafı gözden kaçırıyoruz diye düşünüyorum.Ergenekon sürecinde olduğu gibi asıl suç işleyenlerin yanında muhalif olanlarda nasıl aynı torbaya konuluyorsa son olaylarıda aynı değerlendirmek mümkün...

Necati TÜFEKCİ 
 29.09.2009 10:08
Cevap :
Evet Necati bey, Ülkemiz aynen teşbihte hata olmazsa DEVE MİSALİ.....Yani her tarafı yamuk yumuk......Elle tutulabilir tarafımız ne yazık ki yok bana göre.....Tutuklananlara, yargı karşısına çıkartılanlara bakacak olursak, ağırlıklı olarak muhalefet.....)))Sanki öte tarafta, her şey, analarının ak sütü gibi bembeyaz......Muhalefette tabii ki var ise, yanlış yapanlar ortaya çıkarılsın ve yargıya teslim edilsin.....Ama ya öte yanda, iş bitirenler, vergi kaçıranlar, birden bire kendilerini dolar havuzunda bulanlar.....Tabii ki bunlardan da hesap sorulmalı.....Ama sorulamıyor maalesef....Çünkü, onlar, onlardan.....Onlar, onlardan oldukları için hesap sormazlar, soramazlar.....Ancak onlardan, ötekiler hesap sorabilirler, eğer ki iktidar olabilirlerse.....)))) Başkentten selamlar.....  29.09.2009 11:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 407
Toplam yorum
: 524
Toplam mesaj
: 82
Ort. okunma sayısı
: 849
Kayıt tarihi
: 02.07.06
 
 

15.12.1950 Mersin doğumluyum. İzmir Ticari İlimler Mezunuyum. Bir Kamu Kuruluşundan  Şube Müdürü ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster