Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Haziran '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
403
 

Entrikalar sarmış medyanın dört bir yanını. Askerler sivil mahkemede.

Entrikalar sarmış medyanın dört bir yanını. Askerler sivil mahkemede.
 

Gece yasası ile askerler sivil mahkemede.


Bir lider ki herkesden çok özgürlükçü. Ata demiş ona millet. Liderliği bulunduğu yüzyılın üstünde. Tüm yönetim şekillerini incelemiş müthiş bir fikir adamı. Radikal ve devrimci. Korkmadan ve disiplinli. Cumhuriyeti sağlam duvarlara yaslamış ve tematını olarak kurulmus bir TSK var. Sigorta misali gibi düşünmek lazım.

Sistemi kullananlar şase yaptığında sigorta devrede. Bu şu demek, sistemden beslenenler veya sistemi kendi menfaatlerine kullanmaya çalışanlara karşı, sistemin dışına çıkarııyor. TSK ayarı yapıyor, elbette milli menfaatler doğrultusunda, yeni bir ivme ile yola devam. Ne zamana kadar, gerçek liderler çıkana kadar.

İyi mi? Kötü mü? o ayrı bir yazı konusu.

Maksadı aşmadan konuya dönelim hemen. Şimdi medyanın tarafsızılığı ile bilgilenmesi gereken bir millet var. Ancak herkes taraf olmus çoktan. Tarafsızlar ise kavram savaşı içinde. Askeri sivil mahkemeye, ordan sivil sistemin içine çekmek ne kadar doğru. Askeri savcılar değilmi görüş alınan oysa. Asker de sivili yargılasın bak neler oluyor.

Mesela Deniz Feneri dosyasyını, bir Askeri yargıçın önüne koyalım bakalım. Hırsızların el feneri oluyor mu olmuyor mu?

Başbakanın durumun niteliğine karşı konuşmalarınıda bakalım. Kendine gelince yargı başka, başkasına gelince herkese lazım.

Çok yazık, ekonomi Cumhuriyet tarihinin en büyük oranda küçülmesini yapmış. Hükümet ise her dişliyi yaralama, yargılama ve değişik gündemler peşinde. Benim sözlerim değil, yargılanmam nasılsa. Genel Kurmay başkanı bile özetlemiş durumu. Ben bir garip neferim.

Allah aşkına, her kurumla aynı değilmi? Rektörler bir yanda, iş adamları bir yanda, medya bir yanda, asker bir yanda Odalar birlikleri bir yanda. Kiminle iyi geçinebiliyor bu hükümet.

Ben son sözümü söylüyorum, ya o gömleği mi giymeniz gerekse milletin menfaatlerinden yana kendinize gelmeniz için giyin. Kırışmışsa biraz ütü ister.

Ya da silkelenip kendinize gelin, ya da millet getirir. Belediyeler çalışmasına rağmen oylar bu durumda. Genel seçimden sonra, mazalllah sorarsınız, nerdeyiz sandığamı gömüldük diye.

Sahte gündemlerden bıktık, terör hala devam. Ekonomide devrim yok. Tarımın hali belli önceki ekonomi yazılarımda. Şehirler köy olmuş, köyler boş huzur evi.

Askerin eğitimi de farklı amacıda, maksadı da. Kurumlara saygınız olacak ki kendinize saygınız olsun. Bir lider vardı " Sen yaşa ki devlet yaşasın" derdi. Bir bireye verdiği değere bakın. Adı geçmişken rahmetle anıyoruz Sayın Muhsin Yazıcıoğlunu.

Kurumları satarak, toprakları satarak üretmeden nereye kadar. Hizmet etdiğimiz vatansa, el öpmeyle etek aşınmaz. Toplayın bir bilim ve ekonomi konseyini bilmiyorsanız öğrenin çıkışların yolunu. Söz konusu vatansa gerisi teferruatdır. Mustafa Kemal'i sevseniz de sevmesinizde tam bir liderdi.

Son 10 yıldır, bu hükümetle birlite, milletde enterasan olaylara şahid oldu. Ergenekoncular, onun avukatıyız diyenler saplar ve samanlar harman oldu. Beylik bitti, boynuzlar gürz oldu.

Yiğit milliyetçilere, dava adamlarına ve tüm vatansever ordu mensuplarına sesleniyorum. Muhalefet olacak ki sistem işlesin. Çaklar dönsün, çomak sokulmasın. Bu ülke için seferber olma günüdür.

Dedem rahmetlinin bir sözü vardı İsmet Paşa ile Bursa'da kahve içerken sedirde, fotoğrafın altına yazmış.

"Milletini sevenler, kendilerine değil millete hizmet ederler, millete hizmetle ölümde güzel, şehadeti Allah C.c verir."

Nacizane böyle liderler gerek bu millete. Önce kendine saygısı, sonra kurumlara, sonra millete olacak.

Yeniden büyük bir Türkiye istiyoruz. Hergün entrikaları, ekran camlarından izlemek yerine, bilgilenmek istiyoruz. Herkes işini yapsın istiyoruz. Kimse hakimde olmasın, savcıda. TSK'ya güveniyoruz ve her zaman kendine yakışanı yapacağını biliyoruz ve eminiz.

Bu coğrafyanın en güçlü devletini, kendi şahsi menfaatlerine daraltmak ve oyunlarına alet etmek isteyen dış güçlü lejyonerlere de sesleniyorum, çekin ellerinizi! Yoksa gelen bu eğitimli Türk gençliği sizin egolarınızdan gün gelir lego yapar.

Karınca kararınca düz yazdım bu kez. Şimdilerde "Lafı ortaya koydum beğenen alır" diyorlar. Sağlıcakla, gözü ve gönlü açık kalın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 37
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 1180
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

1973 doğumluyum Türkiye'nin önde gelen firmalarından birinde üst düzey yöneticilik yapıyorum. Siy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster