Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
625
 

Erdoğan Hükümeti'nin HSYK teklifi Yargı'ya kelepçe vuruyor!

Erdoğan Hükümeti'nin HSYK teklifi Yargı'ya kelepçe vuruyor!
 

Erdoğan Hükümeti’nin HSYK teklifi Yargı'ya kelepçe vuruyor!

63 yaşındayım…

Ben bu filmi üçüncü kez izliyor olmaktan yorgun düştüm.

Ama T.C. Başbakanları aynı filmi halkına izlettirmekten ne yorgun düştüler, ne de ‘Tarih tekerrürden ibarettir’ özdeyişinden ders çıkardılar.

Sakın haaa!.. Homurtularınızı duyar gibi oluyorum, sesiniz kulağıma geliyor.

Yanılıyorsunuz, 63 yaşında olmama rağmen ne ‘darbeciyim’ ne de ‘cuntacı…’

Ama günün trendi olan ‘Cemaat’ yanlısı da değilim.

Ben ezelden beri ‘Cumhuriyetçiyim’ ve ‘Cumhuriyetçi’ gideceğim.

İlk filmin başrolünde oynayan Başbakan Adnan Menderes iktidarlarının ilk iki döneminde yatırımların hızlandığı, ekonominin ivme kazandığı bir ortamda başta yandaş olmayan ‘medya’ ve ‘muhalefeti’ denetimi altına alan sadece ‘Demokrat Partili’ 15 milletvekilinden oluşan Tahkikat Komisyonu kurulmuştur.

‘İktidar hırsını’ kontrol edemeyen Adnan Menderes Hükümeti ‘yürütme organı’ olarak Tahkikat Komisyonu ile ‘soruşturma’ ve yargılama yapıyor, ‘karar’ dahi veriyordu.

İlk kez T.C. Tarihi’nde ‘itiraz hakkı’ bulunmayan ‘iki başlı hukuk sistemi’ ile ‘hukuk’ katlediliyordu.

Eski Başbakan ve Cumhurbaşkanı Turgut Özal ekonomi, finansman ve teknoloji alanlarındaki ‘vizyonu’ ile yeni bir döneme liderlik etmesine karşın; ’Anayasayı bir kez delmekle bir şey olmaz’ sözü ‘Yargı’da ‘hukuk devleti’ olmaktan uzaklaşıldığı konusundaki endişeleri arttırmış, daha da derinleştirmişti.

17 Aralık 2013’te ‘Yargı’yı darbe yapmakla’ şaibe altına alan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan;  ‘İşte bu kuvvetler ayrılığı denilen olay var ya, o geliyor sizin önünüze bir engel olarak dikiliyor’ tümcesi ile ‘yürütme’nin  ‘yargı’nın rolünü üstlenmesi veya ‘yargı’yı yok sayması ‘kronik’ bir hal almıştır.  

‘Kuvvetler ayrılığı ilkesi’den ‘kuvvetler birliği ilkesi’ne ‘pupa yelken’ yolculuğa çıkan, ‘iktidar hırsı’ ve ‘egosantrik’ kişiliği içindeki Başbakan Erdoğan’a, ‘sadakat’ örneği gösteren Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve ‘şurası’ tam bir ‘otoriter rejim’ kimliğini içeren ‘yürütme’ ile ‘yargı’yı tek elde Adalet Bakanı’nda toplayan bir ‘HSYK’ örgüt yapısı hazırlamıştır.

Başbakan Erdoğan’ın, ‘Adalet Bakanlığı’ndaki HSKY’yı denetleyen yetkiyi kaldırmakla ‘bin pişman’ olduğunu, yanlış yaptığını itiraf ettiğine göre; Anayasa’nın 159. maddesinde mutlaka düzenleme yapılmak zorunluluğu doğmuştur.

Bu konuda Mehmet Akif Ersoy’un şu vurgusu çok önemlidir:

“Tarih tekerrürden ibarettir derler

İbret alınsaydı hiç tekerrür eder miydi tarih.”

09.01.2014, İzmir. Türkiye

Not: Fotoğraf Alıntıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben diktatörlüğünü ilan eder diye düşünüyorum artık. Başbakan ne yapsa halk onu havaalanında kefen giyip karşılıyor zaten. Velhasıl kelam hak edildiğimiz şekilde yönetiliyoruz. Böyle duyarsız, umursamaz hakkını aramayan gevşek topluma, böyle Başbakan!

Emre Erden 
 11.01.2014 8:58
Cevap :
Emre Bey görüşünüzü yüzde yüz paylaşıyorum. Yıllardır halk katmanlarının bu 'anlaşılamaz'yapısını bir bilim insanı olarak da çözebilmiş değilim. Ancak yüzeysel olarak iki nedene bağlıyorum. Birinci grup; "herkesin bir fiyatı vardır" diye tanımladığım gruptur. İkinci grup, Toplum içinde 'dominant' bir değer yargısı olan din unsurudur. "O namazında abdestinde bir insandır" diye tanımladığım gruptur. Selam ve Saygılarımla, Esen kalın...  16.01.2014 5:49
 

Bir Cuma sohbetinde İzmir Alsancak Hocazade Camisinde emekli Müftü şöyle diyordu: KUR'ANI KERİMDE EN ÖNEMLİ EMİRLERDEN BİRİ, HALKINI KÖTÜ YÖNETEN YÖNETİCİLERE KARŞI VERİLEN MÜCADELEDİR, DER. GELDİĞİMİZ NOKTAYA BAKARMISINIZ? BİZİ YÖNETENLER KENDİLERİNİ ALLAH YERİNE (TÖVBE) KOYMAYA BAŞLADILAR. SONUMUZ HAYIR OLUR İNŞALLAH.

Muhittin Soyutürk 
 10.01.2014 16:11
Cevap :
Merhaba, Çünkü onlar 'riyakar' ve 'tak-kiye' yapıyorlar. Teşekkür ederim.  11.01.2014 0:36
 

Sayın Türtat; Murat Belge’nin bir süreden beri “27 Mayıs benzeri bir darbe olabilir” yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Yazınızdan çıkardığım sonuç bu günkü yapı ile 1957 yılı seçimleri sonrasındaki Demokrat Parti’nin kurduğu Tahkikat Komisyonu marifetiyle muhaliflere uygulanan baskı ve sindirmelerin benzeştiğini gösteriyor. Bu husustaki görüşlerinizi almak isterim. Ayrıca “Cumhuriyetçiyim” düşünceniz karşısında “Demokrasi” hususuna nasıl baktığınızda meraklarıma nail oldu. Zira Demorasiden azade bir Cumhuriyetin tek başına çok da fazla bir anlam taşımadığı kanaatindeyim.

Yıldız Nihat 
 10.01.2014 11:40
Cevap :
Merhaba, 1958 yılının son günlerinde aynı günümüz gibi ülke gerginliğe ve iç çatışmaya doğru sürüklenmektedir. DP muhalefetin güç birliğine Vatan Cephesi ile karşılık verdi.Böylece halk katmanlarında kutuplaşmaya neden olur. Sonrası malum... Öncelikli olarak 'demokrat' kişiliğim ile Cumhuriyet'i savunuyorum. Demokrasi, mütemmimdir. Selamlar   10.01.2014 13:15
 

Soruna çözüm üretemeyenler, meselenin birer parçası iseler nelerin mutlaka değişmesi gerek? Mesela mantalite?

Şenol Elbay 
 10.01.2014 2:49
Cevap :
Merhaba çıkarları ön plana geçiyor. Puslu ortamdan nemalanıyorlar. Kaos ortamında besleniyorlar. Selamlar,  10.01.2014 13:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 392
Toplam yorum
: 414
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 883
Kayıt tarihi
: 27.11.11
 
 

1951 Muğla doğumluyum. Ege Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi'ni 1974 yılında bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster