Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1403
 

Bağımlı adalet

Bağımlı adalet
 

Görsel alıntı


Ey kıymetli Adalet senin adın önce Mülkün temeliydi, sonra oldu Devletin (toplumun) temeli.

Bundan da beklenen gaye elde edilemedi. Artık bundan böyle, Hâkimler ve Savcılar yüksek kurulunun, Teftiş kurulunun başkanı Adalet Bakanı olduğuna göre bu kez senin yeni adın siyasi iktidarın temeli olacak. Eski temelden, eski mülkten eser kalmayacak.

Ülke insanları iyi bilir ki sicil copuyla, tayin sopasıyla Hâkim , Savcı yetiştirilmez.Hâkimi, Savcıyı kürsü yetiştirir.  Vicdanı ise onları adaletle bütünleştirir “ Hiçbir ülkede adaletin sicil coplu, tayin sopalı bekçisi olmaz.

Toplumun temelinde hukuk düzeniyle ilgili sorunlar, sarsıntılar ve çatlaklar Yasama, Yürütme ve Yargı alanında çeşitli düzeylerde yanlış ve haksız çözümlerin zamanla birikmesi sonucu oluşur. Kolay fark edilmeyen, önem gösterilmeyen hep geçiştirilen yanlışlar, haksızlıklar, damlaya, damlaya göl olur, gün gelir göl taşır sonuçta sel olur.

Hastalığın teşhis ve tanısında, cerrahi müdahalesinde ne kadar gecikme olursa, o kadar çok vahim durumlar meydana gelir. Hastalık zamanında teşhis ve tanı edilmediğinden bu günlere gelindi.

İktidarlar güçlerine güç katmak için tüm istek ve arzularının yerine gelmesi için acımasızca ve merhametsiz kozları her dönemde  kullanılır. Bunlardan biri sicil copudur, ikincisi tayin sopasıdır. Görevliler bu acımasız sicil copundan ve merhametsiz tayin sopasından etkilenmemek için vicdanlarına kelepçe vurup hapsederler. Çaresiz  kalırlar siyasi iktidarın istek ve arzularına boyun eğerler.

Vicdanı hapsetmeyen sicil copuna ve tayin sopasına aldırmayan, ricalı pusulaları yırtıp, Yüksek tepelerden gelen telefonlara ret cevabı veren çalışkan dürüst yürekli yargı mensuplarının olduğunu bidayette bu ekranlarda birkaç yazımda kısaca yazmıştım.

Sahi adalet henüz yeni mi hastalandı? Hayır, adalet çoktan hastalanmıştı. Onu tedaviye teşhise ve tanıya götürmeyen hastalığın ilerlemesine neden olan siyasetçilerdir.

Siyasetçiler daima adaletin kendilerinden yana olmasını istemişlerdir. Her iktidar döneminde Adli Kolluk kanunu çıkarılsın, yargılama hızlansın, zamandan tasarruf edilsin, yararları ve faydaları yazıldı, çizildi, kitapçıklar haline getirildi, kanun yapanlara gönderildi ne yazık ki yazılanlar, çizilenler ya çekmeceye, ya sepete mahkûm edildi.

Adaletin ezelden beri var olan sorunları hiçbir iktidar döneminde çözülmedi. Sorunlar çözülmesi imkânsız hale getirildi.

Yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en az 20-30 kez değiştirilmeyen hiçbir kanunumuz mevcut değildir. Hiçbir ülkede “ Esas kanunun 2. maddesini değiştiren şu tarih ve şu sayılı geçici ek maddesinin H fıkrasının, C bendinin 4. Paragrafı gereğince" diye  kayıtlara geçmez, bir kanunun tanımı ve tatbiki yapılmaz. Böyle bir kanun halen yürürlükte olur mu? Benim ülkemde olur. Böyle bir kanundan kim ne anlar. Böyle bir kanun adaleti hasta eder tımarhaneye yollar.  

Ruhunuz incinmesin, Adalet eski Bakanımız Mahmut Esat Bozkurt. Hani demiştiniz "Türk Savcıları, Türk Hâkimleri, Meriç kıyılarında çalışan Türk köylüsünün kaybolan sabanından tutunuzda bu vatanda yaşayanların uğrayacağı en ufak bir haksızlıktan. Hatta Bingöl dağlarının ıssız kuytularında koyunu kaybolan çobanın mağduriyetinden siz mesulsunuz" Neler oldu, neler bir bilseydiniz. Artık kimin mesul olacağı konusu meçhule kaldı.

Yıllardır tarla onların, ekim onların, biçtikleri mahsul onların. Bazen kendi ürünlerini bile beğenmezler. Bizim ürünümüz hep tatlı olsun derler. 

Gözünüz aydın olsun, yargıyı bağımlı yaptınız. Yargıyı Reforma kavuşturmadınız, biraz kökünden, biraz gövdesinden, biraz dallarından, biraz yapraklarından budadınız, adaleti dal budak bıraktınız. Adalet artık siyasi iktidarın temeli ve meyveli ağacıdır.. Kılıç yarasına tahammül edenler sessiz kaldığı halde, siz iğne ucu kadar yaraya tahammül edemediniz. Yeni mülkünüz hayırlı olsun.  

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN                                     

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Burakgazi merhaba,günlerdir huzursuzluğumuz,üzüntümüz ve ardı arkası kesilmeyen yalanlar,suçlamalar, çamur atmalar ve pişkin davranışlar karşısında sarsılan ruh sağlığımızın ve ülke olarak düştüğümüz umutsuzluğun bizlere yaşattığı hüsranların bedelini kimler ödeyecek bilemiyorum.Umudu elden bırakmamak dilekleri sunuyoruz daima ama...ama işte olanlar ortada.Selam ve sevgilerler Sayın Burakgazi.

Şennur Köseli 
 13.01.2014 13:19
Cevap :
Kıymetli Şennur :Bir ülkede adalet bağımlı olursa,haklar zayi olur, hukuk sözde kalır.Bütün dileğimiz toplumun hak ve hukukunu vicdan terazisinde tartacak adaletin sağlam ve muhkem temelinin tesisi olsun.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   13.01.2014 23:44
 

Çocukluğu adliye koridorlarında geçen merhum bir hukuk adamının evladı olarak;3 ihtilale tanık olmuş bir sade vatandaş olarak,HUKUKUN BU kadar guguklaştığını görmemiştim.Şimdi birçok yasa ve güvenlik görevlisi,iktidarca beğenilmediklerinden,şüpheli sayılarak sürgün edildi; yerine gelenler güvenilir adam ilan edildi.Ülke cemaat ve dinsel devlet taraftarı olanlar arasında pingpong topuna döndü.Acaba bu iki kutup dışında demokratik Türkiyenin Atatürk Cumhuriyetçisi olan hukuk ve güvenlik görevlisi kalmadı mı...Yoksa bunlar da ayrı bir kuşkulu ekip olarak mı izleniyor...Hortumcuyu ifşa edenler namussuz mu...Çok karanlık bir manzara...Mehmet Bey,muhteşem bir analiz yapmışsınız..Selamlar...saygılar.

Mesut Selek 
 11.01.2014 21:47
Cevap :
Kıymetli Üstad,Sayın Mesut SELEK: Bir zamanın muhterem dostları, şimdi ise kuyruk acısından sözde hodri meydana çıkanların girmediği yer el atmadığı konu kalmamış.Bizim bu sitede bile yandaşları var.Üç günden beri yazılan yorum henüz tarafıma ulaştırılmadı.Site içinden müstear isimle yorum yazıyorlar, aradığınızda kaydı yoktur.Gizli,perde arkası,kirli,kokuşmuş bir yaşam almış başını gidiyor.Hukuk kilim, vicdan halı yerde serili.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   12.01.2014 15:27
 

Deveye sormuşlar niye boynun eğri? Diye. O da nerem doğru ki, demiş. Son yıllarda ele alınacak bir şeyimiz kalmadı. Her şeyimiz yerle bir oldu. İktidara sahip olanlar her şeyi kendi çıkarları doğrultusunda değiştirdi. Devletin Milletin bekasını, düşünen yok. BU duruma toplum da tepkisiz, hesap sormadan izliyor olunca olan oluyor. Bu durum nereye kadar gider bilinmez. Mehmet Bey, duyarlılığınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Bu günlerin geçeceğine olan inancımı kaybetmek istemiyorum. Bu ülkeyi bu duruma getirenler hesabını verecektir, hem bu dünyada hem öbür dünyada. Çünkü "Türk Milleti" böyle yönetilmeyi asla hak etmiyor. Selam ve saygılarımla.

Hanife MERT 
 10.01.2014 22:09
Cevap :
Kıymetli Hanife MERT; Bu güzel yorumunuza ilave edilecek söz kalmıyor.Dileğimiz buna sebebiyet verenler,toplumu üzenler,toplum ve ülke çıkarlarını kendi çıkarların gerisine atanlar hak ettikleri cezayı göreceklerdir.Yorumunuz için teşekkür ediyorum.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  11.01.2014 15:05
 

Elinize, zihninize, yüreğinize sağlık sevgideğer, saygıdeğer Burakgazi yazarım. Yerden göğe haklısınız: Bu ülkenin iyi yürekli, dürüst, çalışkan ve onurlu insanları vatanlarının, adaletin küçüldüğü, suçluların büyüdüğü bir ülke olmasını istemiyorlar artık! Haksız beraatlar arttıkça suçluların değil, vicdanlarda yargıçların hüküm giydikleri bir yer olsun ülkeleri istemiyorlar! Onca özveriyle büyütmeye çalıştıkları çocuklarının geleceğini eşitlik, özgürlük ve gerçek adalet istikametinde ilerleyen yollarda görmek istiyorlar! Ben de onurlu bir C.Savcısı çocuğu ve Mülkiyeli olarak bu özlemlerle yanıp tutuşmaktayım. Serzenişleriniz bizim de serzenişlerimizdir. Hislerimize tercüman oldunuz yine... Derin saygı, içten sevgi ve selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 10.01.2014 19:19
Cevap :
Kıymetli Yazarımız,Sayın Ersin Kabaoglu; Bu olanların karşısında bana ne diyemezsiniz, dil söylenmese yürek durmuyor, yürek susarsa vicdan rahatsız oluyor.Yani her yönüyle Anayasaya, yasalara ve kanunlara aykırı olan bu müdahaleden vazgeçmek lazım.Bence henüz gün ışığına çıkmamış konuların kirliliğin üstü kapatılmak isteniyor, zaman geçiriliyor.Bu konuda çok şeyler konuşulacak. Bizim Ülkeyi tek süper güç kurtaramaz,Bize vicdan,merhamet ve baskı altına alınmamış adalet lazım.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   10.01.2014 23:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 607
Toplam yorum
: 7052
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1846
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster