Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Nisan '15

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
125
 

Erkeklerin "Aşk"a bakışı

Erkeklerin "Aşk"a bakışı
 

Yapımız gereği biz insanoğlu bağlılıkla yaşabilen canlılar değiliz. Bağlanma, tek eşlilik genlerimizde yok. İlkel zamanda hatta şuan bile bu şekilde yaşayan kabilelerde bağlılık sözleşmesi denen şey yok. Evlilik denen bağlılık sözü bizim uydurduğumuz bir olgu. Evliliği başta çocuk yapmak ve kaybetme korkumuzdan oluşturduk. Kaybetme korkumuzun sebebi aslında içimizde bağlılık olmadığını bilmek.

 

Erkeklerde bağımsızlık isteği kadınlardan daha fazla. Bunun en büyük sebebi onlarda kadınlara doğuştan verilen annelik güdüsü olmadığı için. Tabii bunun yanında yaradılış ve toplumsal bazı durumlar da kadınları ve erkekleri bağımsızlık konusunda ayırıyor. Mesela evlenmemiş erkek çapkın olurken, kadın evde kalmış oluyor (toplumsal). Kadınlar anne olmaya doğuştan hazırken, erkekler canı ne zaman isterse o zaman baba olabiliyorlar (yaradılış). Erkekler  yetmiş yaşında bile baba olabilirken kadınlar belli bir yaştan sonra çok zor anne olabiliyorlar yada olamıyorlar (yaradılış). Kadınlar sahiplenilmek istiyorlar çünkü değil bu ülkede, bu dünyada tek başına bir kadın olmak çok zor (yaradılış-toplumsal). Saydıklarım ve bunun gibi bir çok sebepten kadınlar bağımsızlık isteğini içlerinde yok ediyorlar, unutuyorlar.

 

Eski dönemlerde erkekler de zamanın geleneklerinden ve cinsel dürtülerinden (o zamanlar cinsel dürtüler serbestçe giderilemiyordu) erken yaşta evlenmek durumunda kalıyorlardı. Tabii bunların çoğu mutsuz evlilikler oluyordu özellikle kadınlar için çünkü çokça aldatılıyor yalnız kalıyorlar fakat boşanamıyorlardı.  Gelenekler yok olmaya, bir de cinsel ihtiyaçlar serbestçe karşılanmaya başlayınca erkekler özgürleşti. Böylece bağlanma bir korku haline geldi. Bağlanma-fobik erkekler bir bir ortaya çıkmaya başladı.

Bağlanma-fobik kadınlar da mutlaka ki vardır fakat erkekleri düşününce onlardan bahsedilemeyecek kadar az sayıdalar.

 

Gelen danışanlarımdan üçte ikisi aynı problemle çalıyorlar kapımı. Hepsi bağlanma-fobik erkeklere aşık olmuş ve başta kendilerine sonra çevrelerine güvenlerini yitirmiş, yıpranmış, güzel, zeki, başarılı kadınlar.

Bu adamları nasıl baştan teşhis edeceğiz diye soruyorsunuz. Bildiklerimden ve duyduğum hikayelerden size bağlanma-fobik erkeklerin ortak özelliklerini hemen anlatacağım.

Onları keşfetmek hiç de zor değil. Bu adamlar genelde zor ulaşabilecekleri kadınları seçerler. Ne kadar sürünürlerse o kadar çok çaba harcarlar adeta yapışır vaziyete gelirler. Sizi bıktırana kadar peşinizdedirler. Her dakika ararlar, ilgi alaka had safhadadır. İş yerinize çiçekler gelir, sıkça hoş sürprizlere maruz kalırsınız. En sonunda bu kadar ilgiye dayanamayıp buluşma davetini kabul edersiniz.

İlk buluşmalar bağlanma-fobikleri teşhis etmek için çok uygundur. Yalnızlıklarından yakınıp kendilerini acındırırlar, problemlerinden bahsederler, eski ilişkilerinde aradıklarını bulamadıklarından yakınırlar (hep karşı tarafı suçlarlar) , sıkça evlenmek istediklerinden bahsederler, sizinle çok iyi zaman geçirdiklerinden bahsederler kısacası konuşurlar da konuşurlar. Siz büyülenirsiniz çünkü her kadın ilgiyi ve beğeniyi sever. Eğer meşhur erkeğimiz hemen kaçmaz da ilişki devam ederse dikkatinizi çekecek derecede sizi hiç bir çevreye sokmaz. Verdiği sözleri genel olarak tutmaz. Tutarsız davranışları oldukça fazladır.

Bu erkeklerin bir kısmı ertesi gün aramaz, bir kısmı sizi elde ettiğini anladığı anda kendini kafeste hissetmeye ve ilgisizleşmeye başlar ki bu sizi kahreder, bir kısmı da iş ciddiye binmeye başladığı anda ortadan kaybolur.

Bana sıkça gelen iki soru;

 "Bana tapıyordu, her şey mükemmeldi bir anda neden gitti?"

"Sizce ben nerede hata yaptım?"

Soruların cevabı çok basit

Bir anda gitti çünkü sizi kendine bağladıktan sonra kendini köşeye sıkışmış hissetti. Bir kuşu kafese koymuşlar gibi düşünün özgür olma isteğinin aşırı ağır basmasından sizi kaybetmeyi göze aldı.

Sizin hiç bir hatanız yok! Hata aranıyorsa onlara ait. Zaten siz hatasız ve mükemmel olduğunuz için size bağlanmaktan korktu. Sorunsuz eş sorunsuz ilişkiyi getirir, sorunsuz ilişki ise ebediyeti. Bu şahıs ebediyet düşüncesinden kaçıyor sizden değil.

Şu bilinmelidir ki bağlanma korkusu asla geçmeyecek bir şeydir. "Ben onun diğer ilişkilerinden farklıyım, bu problemi yenerim" demeyin. Diğer kadınlar da emin olun sizin kadar istekli ve becerikliydi. Problem sizde değil onlarda. Zaman hepimiz için kıymetli onlar için harcamayalım.

      

   

Tülay EKER bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 934
Kayıt tarihi
: 10.05.14
 
 

sosyolog  & psikoloji master ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster