Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
154
 

Ertuğrul Sağlam’ın istifası ve Denizli gerçeği.

Ertuğrul Sağlam’ın istifası ve Denizli gerçeği.
 

Türk futbolu Beşiktaş teknik direktörü Ertuğrul Sağlam’ın görevini ligin hemen başında bırakması ile klasik anlarından birini daha yaşadı. Bu istifanın diğerlerinden farkı ise, Sağlam’ın kişiliğinde saklıydı. Beşiktaş’ın yüzüncü yılında yaşadığı şampiyonluğun hemen ardından öğüttüğü hocaların vermek isteyip de veremediği mesajlar Ertuğrul hocanın konuşmasının ana hatlarını oluşturdu.

Bu istifa mevcut Beşiktaş yönetiminin kendi tarihini bir köşeye bırakıp, yeni ama tek kelimeyle bir saçmalık olan “yeni” bir tarihe çoktan alışmaya başladığını göstermiyor mu?

Beşiktaş’ın kimseye güvenmeyen, kaprisli yönetimi, koca camiadan “güven” denilen olguyu silip atmıştır. Takımda son beş yılda görev yapan teknik direktörler kaygan bir zeminde görev yapmaya çalışmanın kurbanı olmuşlardır.

Eksik, yanlış, son anda yapılan transferler, medya ve sponsorlarla olan sakat ilişkiler, başlanılan her sezon öncesi gençlerden oluşan, geleceğin takımını oluşturma çabalarının alınan birkaç olumsuz sonucun ardından unutulması ve takımın teknik direktörlerine yapılan haksız eleştirilerin sonunun gelmemesi Beşiktaş camiasını içinden çıkılamaz bir kaosun aktörü yaptı.

Türkiye liginde formasının bile şampiyonluğa aday olduğu, yapılacak birkaç yabancı transferle Avrupa’da başarının yakalanacağı masalı unutulmadıkça, bir şeylerin değişmeyeceğini artık anlamamız gerek. Bugün mali yapısı ve sahada oynanan futbolla Avrupa’nın ilk sekiz liginden biri olan Süper Lig’de ve Avrupa kupalarında başarılı olmanın yolu, öncelikle iyi bir kadro kurmaktan, ardından da takımın teknik sorumlusuna sonsuz destek ve güven vermekten geçiyor. Zaten kadro yapısı yetersiz olan takımları çalıştıran genç Türk antrenörleri, alınan birkaç başarısız sonucun ardından koltuklarından olacaklarını bilerek başladıkları işlerde nasıl başarılı olacaklar bilemiyorum. Bunun tarihimizdeki, belki de tek, aksi örneği Galatasaray’ın üst üste dört kez şampiyon olduğu birinci Fatih Terim döneminde yaşandı. Ezeli rakibi Fenerbahçe’den dört yiyen bir takımın istifasını veren Türk antrenörünün istifasını kabul etmeyen, Faruk Süren yönetimi Türk futbol tarihinin en büyük başarısının mimarı olmuştu.

Çözüm nedir peki? Yabancı hocalar mı? Pahalı transferler mi? Futboldaki başarı bir çok faktörün bir araya gelmesiyle mümkün oluyor. Ama yine de, güven ve sabır olmazsa olmaz faktörler. Önce bunları sağlayalım, gerisini sonra düşünürüz...

Yazımın buraya kadar olan kısmını tamamladığımda, Mustafa Denizli henüz Beşiktaş futbol takımın yeni teknik direktörü olmamıştı. Şimdi, bu gelişme ile ilgili birkaç kelam etmeden olmaz!

Beşiktaş yönetimi, hocanın takımın başına geçmesiyle, içine düşmüş olduğu kuyunun ucunda bir ışık görür gibi oldu. Mustafa Denizli ismi Beşiktaş’ın şampiyonluk yolunda elinin güçlenmesine neden oldu. Hocanın büyük takımlarda başarılı olma geleneğini sürdürmesi olasılığı yine yüzde elli bir! Unutulmaması gereken ise Mustafa Denizli’nin ipiyle kuyudan çıkmayı ümit eden sayın başkan ve yönetim kurulunun, hocayla uyumlu bir çizgi de olma zorunluluğudur. Denizli’nin Fenerbahçe tarihinde bir ilki-yerli bir teknik adamla gelen şampiyonluk-başarmasına karşın, Demirören gibi “tek adam olma” sevdasından kurtulamayan bir diğer başkan Aziz Yıldırım’la, kaybedilen bir maçın ardından, aynı otobüsün içinde birbirlerinin yüzüne bile bakmadan, ağızlarını bıçak açmadan oturdukları gecenin görüntüleri hala hafızalarımızda. O gecenin ardından da malum son gelmişti. Bu ve buna benzer görüntülerin ekranlarda olmaması adına, Beşiktaş yönetimine Mustafa Denizli’ye en ufak bir müdahalede bulunmadan sezon sonuna kadar sabırla beklemelerini ve futbol dışındaki işlerine yoğunlaşmalarını öneriyorum.

Sayın başkanlar toptan ayağınızı çekin lütfen! İnşaat yapın, futbolcu alıp, satın, pazarlama faaliyetlerinde bulunun; size iş mi yok ama!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 984
Kayıt tarihi
: 10.10.08
 
 

1980 İstanbul doğumluyum. Boğaziçi Üniversitesi'nde felsefe ardından Yıldız Teknik Üniversitesi'nde ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster