Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '11

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
14249
 

Eski kültürlerde kurban töreni ve insan kurban etme ilkelliğinden kurtulmak...

Eski kültürlerde kurban töreni ve insan kurban etme ilkelliğinden kurtulmak...
 

Aztekler


İnsanlık tarihine bakıldığında çözemediği, karşısında çaresiz kaldığı güçleri Tanrılaştırdığı görülür. Semavi dinlerden önce yaşayan kültürlerin ortak özelliğidir bu Tanrılaştırma. Kurban keserek Tanrıların yanında yer almak, adına tapınaklar inşa etmek mitolojik kültürlerde yer alır. İnsan korkularını yenerek kahramanlar yaratır, yarattığı kahramanları tanrılaştırır. Kurbanlar adar, iş o dereceye gelir ki insanoğlu kendi hemcinslerini de kurban eder. Bütün dünya kültürlerinde, destanlarında, dinlerinde “kurban törenleri” yer alır.

  Türklerin İslamiyet öncesi inancına göre  Tanrılara kurban kesme törenleri yapılmaktadır. Türk Dili'nin en eski ve değerli sözlüklerinden Divânü Lûgati't-Türk’te , kurban karşılığı olarak ”yağış” kelimesi geçmektedir. “Yağış, İslam'dan evvel Türkler’in adak için, yahut Tanrılara yakınlık elde etmek için putlara kestikleri kurban” olarak anlamlandırılmıştır.

 Türklerde kurbanların en önemlisi at. O zamanın göçebe topluluklarda olduğu gibi Türkler savaşta ve barışta devamlı at üzerindeler, atın etinden ve sütünden yararlanıyorlardı. Bu durumda Tanrı’ya sunulacak en değerli kurbanda at olmaktadır.

Manas destanında birçok yerde at kurbanı geçmektedir: “Manas'ın oğlu Semetey Talas'ta Zülfikâr dağında oturan Bayoğlu Bakay'ı ziyaret eder. Bakay sevinir. Tanrı yoluna atlar kurban eder.”(2)

 “İnsanlık tarihinde en önemli yer tutan kurban olayı ise İbrahim'in oğlunu kurban edişidir.Ünlü dinler tarihçisi Mircea Elida’ya göre bu olay Eski-Doğu dünyasında sıkça uygulanan ve İbranilerin Peygamberler dönemine kadar sürdürdükleri, ilk çocuğun kurban edilişi pratiğinden başka bir şey değildir. İlk çocuk, çoğunlukla bir Tanrı'nın çocuğu olarak görülür, ilk çocuğun kurban edilmesi, Tanrı'ya ait olanın geri verilmesi demekti.”(2)

 Semavi dinler öncesi kurban etmenin yaygın bir tören biçimi olduğu görülür. Ailenin ilk çocuğunun kurban edilmesi Tanrı’ya en değerli olanın sunulması,  koruyuculuğunun kazanılması olarak görülebilir. İlk çocuğu Tanrıya kurban ederek diğer doğacak çocukların, dolayısıyla insan soyunun devamı için Tanrı’nın koruyuculuğunu kazanmak için kurban törenleri düzenleniyor denilebilir.

 Yunan mitolojisinde de insan kurban etme ritüeli vardır. “Truva Savaşı'nda Menelaus, hem karısını kurtarmak hem de intikam almak için, kardeşi ve Argos kralı Agamemnon'un baş kumandanlığında bir ordu toplar.  Savaşa bütün Yunan kralları katılır.Gemilere binerler. Ancak rüzgâr Tanrısı yelkenleri doldurmaz. Tanrılar rüzgâr vermek için Agamemnon'un kızı İphigenia'yı kurban etmesini isterler. İphigenia kurban edilir. Yelkenleri dolan Akhaiolar Anadolu'ya geçer, Truva'ya varırlar.”(2)Savaş sonunda Yunanlılar Truva’yı alırlar.

 Dünyanın bütün eski kültürlerinde insan kurban etme vardır. Semavi dinler ortaya çıktıktan sonra insan yerine hayvan kurban etme yaygın bir biçimde devam etmektedir. Hıristiyanlar’ın inancına göre ise en son kurban peygamberleri İsa’dır.

 Kültürlerin dinsel inanışları ortak özellikler taşıdığı gibi destanları da  benzerlikler taşır.Nart* Destanları ile Sümerlere ait Gılgamış Destanı ortak özellikler taşır. “Kuzey Kafkas Nart Mitolojilerinin kadın kahramanı olan Seteney Guaşe ile Sümer Tanrıçası Nansuri benzeşmesi şöyledir: Nart kadını Seteney oğlu Sosrikua'nın yiğit biri olarak savaşçıların yanında yer almasıyla bir kurban keser. Kestiği kurbana Nart Tanrılarını davet eder. Bu davete pek çok Tanrı katılır. Sofradaki yemeğin yetmeyeceğini görünce;

Sineklerin kurban kanına çökmesi gibi
Soframa saldırıp herşeyi silip süpürdünüz
...”der.

Sümer Tanrıçası Nansuri de oğlu Gılgamış'ı korumak için en büyük Tanrı'ya kurban keser. Kurban etinin tanrılara yetmediğini gören Nansuri;
Aman aman !
Tanrılar da sineklere benzemiş
Kurban kanının kokusunu duyarak
Hepsi gelivermiş...”
der.”(3)

  Mezopotamya, Anadolu, Mısır, Hint, Çin, İran ve İbrani dinlerinde yılın belli aylarında dinî törenlerle kurban sunma, bayram yapma geleneği vardır.(1)

 İnsanlık tarihinde geçmiştede var olan kurban töreni/bayramı törenlerine kısa bir göz atma, olarak değerlendirilmesi ve en önemlisi ufuk açıcı olması umuduyla kaleme aldığım bu yazının sonunda insanlığın, “insan kurban etme” ilkelliğinden hayvan kurban etmeye evirildiği sonucu çıkıyor görülsede, dünyada yaşanan gerçeklik bu çıkarımı desteklemiyor ne yazık ki. Açlıktan, yoksulluktan, savaşlardan ,vahşi neoliberal/emperyalist politikalar sonucunda ölen milyonlarca insan varken…

 Bugün “çocuklarını kurban eden” kültürlerin yaşadığı çağdan daha vahşi bir dünyayı paylaşmak zorunda olduğumuz gerçeğini kim inkar edebilir!

 İyi bayramlar!

 *Nart: Antik çağ kültürü.

 (1)V. Akyüz. “İnsanlık Tarihinde Kurban ibadeti”

 (2) Salahaddin BEKKİ’ nin “Türk Mitolojisi'nde Kurban ve Nevruz-Kurban ilişkisi ve Kurbana bağlı olarak yapılan Ritler-Pratikler” adlı makaleleri.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ayrıca milyar yıllık belki daha fazla insanlık tarihini son 2000 -3000 yıla yayıp bu bir tespittir demek ne kadar bilimseldir anlamıyorum. bu bilimsel yazıların hiç birinde nedense avrupa kültüründe bu tarz ritüellerin olmayıp (eski yunan hariç yada slav mitleri hariç adı üzerinde mit onlar) sömürü toplumlarında olduğu fikri ya da abd bir şekilde yok ettiği aztek gibi kültürlerde oluşu ne kadar bilimsel. yamyamlığın sadece bu toplumlarda olduğu ne kadar bilimsel bunları neye dayanarak yazdığımı soracaksanız; biraz kültürel antropoloji okumanızda fayda var. benim en baştan beri anlatmak istediğim bu kimin bilimi ibni sinayı avisenna yapıp yunanlaştıran batının mı? ibni haldun'u o dönemde sanayi devrimi yok deyip sosyolog olmaktan çıkarıp tarih felsefecisi yapan batının bilimi mi? hangi bilim? ikinci karşı çıkmam ise emperyalist=liberalist kapital benzeşmesi iyi okuyun neoliberlizmi ve soyalizmi neler getirdi neler götürdü ikisi de iğrençtir. bunu bir sosyolog olarak yazıyorum vesselam.

ALİ ŞAHİN 
 16.11.2011 9:23
 

gerçekten anlaşamıyoruz son mesajım bu iki konu var. 1-) kurban ilk insanla başlar hiç bir zaman insan kurbanından hayvan kurban etmeye evrilmemiştir. bazı dönemlerde toplumlarda hayvan kurban edilişi sapkınlığa uğramıştır. bilimi red edelim demiyorum. ama bilimi! doğu ırklarını anlatırken 3 metre sivri dişli yamyamlar diye anlatan misyoner antropolojiyi; atomun milyarda biri olan hücre çekirdeğinin kütlenin 99,95 ini nasıl oluşturduğunu açıklayamayan bilimi değil 2-) çini ben kattım evet emperyalizm=neoliberalizm değildir demek istedim ama özellikle sol görüşü benimseyen insanlarda kendi görüşlerini eleştirememe hastalığı var. benim bu konudaki sıkıntım emperyal devletler yazamamanız. illaki başına sonunu neoliberal kelimesi ekleme hastalığı. kelime oyunu dediğim budur. ben tüm vahşi emperyalleri kast ettim ama liberal olanlarını :) insanlık dışı tüm rejimler kötüdür bunu söylemek varken neoliberal emperyalist değil efendim emperyalist bitti. neyse laf uzadı gerek yok dahasına

ALİ ŞAHİN 
 16.11.2011 9:15
 

okuduğunu anlamayan yada yazdığını anlamayan sizsiniz sanırım. insan kurban etmekten hayvan kurban edilmeye evrilmiştir deyip islam öncesi türklerden örnek veriyorum derseniz ilk cevabınıza bakın bu türklerde bunu yaptı demektir. çini söylemediğiniz alenen gören tüm gözler için açık emperyalist politikalar demiyorsunuz. neoliberal/emperyalist diyorsunuz ayını kahrolsun amerikan emperyalizmi gibi :) kelime oyunları yapmadan direkt yazmalısınız rahatsız eden bu kelime oyunları. üstüne basa basa insan kurbanından hayvan kurbanına geçilmiştir diyorsunuz böyle birşey yok ilk insan ile birlikte hayvan kurban edilir. olmayan birşeyi bilimsel makale diye birilerinin yazısına dayandırıyorsunuz kültürel antropoloji denilen bilim dalı anglosakson misyoner papazlar tarafından başlatılmış bir bilimdir j.jacop bachofen ve benzerleri gibi. eleştirdiğim bilginiz olmayan bir konuda yazı yazmanız. eleştirdiğim kelime oyunları dünyanın neresinde neoliberal emperyalist ülkeler denildiğinde çin akla gelir?

ALİ ŞAHİN 
 15.11.2011 13:39
Cevap :
"İnsan kurban eden kültürden hayvan kurban eden kültüre evrilmiştir"bu bir tespit,önceden insan kurban edildiğini fakat sonraları "hayvan kurban etme"ritüelinin gerçekleştiğini yazıyor.Yazının içeriğinde İslam öncesi Türkler'in inancına göre at vb hayvanların kurban edildiği yazılıyor.Kelime oyunu bunun neresinde,yazının sonunda bir paragraflık görüşümü ifade etmişim,siz hala çin vb diye tutturuyorsunuz.Emperyalizm/neoliberal politikalar denilince (Çin hariç) dememişim...Bilimi red mi edelim,eski antik kültürler hakkında ortaya konulan görüşleri/düşünceleri yok mu sayalım... "bilginiz olmayan bir konuda yazı yazmanız." derken gerçekten okuduğunuzu anlamıyorsunuz.Yazı akademik görüşlerin derlenmesinden ibaret,son paragrafı bana ait..."Çin'i" tartışmaya taşıyan sizsiniz,şimdi bana soruyorsunuz,iyi misiniz gerçekten!  15.11.2011 17:19
 

insanlık insan kurban etmeden hayvan kurban etmeye evrilmemiştir. öyle birşey yok. zaten kurban kelime anlamı olarak boğazlamak değil, yakınlaşmaktır.islamiyet öncesi türk inaçlarında tanrıya (kayrahan)a altay dağında siyah ve beyaz at kurban verilirdi insan değil.kurban olgusu korkulardan oluşan kötü tanrılardan kurtulmak için değil ilk insandan beri devam eden kurban olgusunun insan aklıyla yorumlanıp zamanla yamulması sonucudur. ayrıca dünyadaki tüm olumsuz olguları emperyalist/neoliberal güçler diye baside indirgemek saçmalıktır.stalin ve lenin döneminde yapılan kitlesel ölümler (katliamlar) sosyalist bir ülkenin sözüm ona vatandaşlarını-yoldaşlarını imha etme sürecidir.hitler,mao ve mussolini de liberal değildir.yaşadığımız yüzyılda inanılmaz bir çin emperyalizmi dünyayı kaplamaktadır. Çinde ucuza -ucuz bile değil YOK'a- insanlar çalıştırılırken çin emperyalizmini eleştiren herhangi bir yazı görülmemiştir çinde emperyalizm var diyen bile olmamıştır. hatayı tam görmek gerekir.

ALİ ŞAHİN 
 14.11.2011 16:41
Cevap :
"Ailenin ilk çocuğunun kurban edilmesi"yazının içeriğinde açıklanıyor,Türklerde insan kurban etmekten söz etmiyorum,okuduğunuzu anlamama gibi bir sorununuz var galiba.Türkler at vb. kurban ediyorlar."Vahşi neoliberal/emperyalist politikalar"derken çin'i görmezden gelddiğim sonucuna nasıl vardınız!Vahşi yani kural tanımaz,insan emeğini sınırsızca sömüren,savaşlar ve açlığın sorumlularını eleştirmek canınızı bu kadar neden sıktı!   15.11.2011 11:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1116
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 809
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster