Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mayıs '08

 
Kategori
Yolculuk
Okunma Sayısı
870
 

Eskişehir-Kathmandu(13) altın tapınak (devam)

Eskişehir-Kathmandu(13) altın tapınak (devam)
 

Sih’lerin konukseverliği yolculara yatak vermekle sınırlı değil. Havuzun çevresindeki alanda her köşede su ikram edilen sebiller var. Su metal taslarla ikram ediliyor ve sonra derhal yıkanıyor. Bu yıkama işlemi hemen sebilin yanında oturan gönüllü kadınlar tarafından kumla ovularak yapılıyor. Köprüden geçen ve hacı olanlara bir yaprak içinde un helvası veriliyor. Ayrıca konuklara minik poşetlerde naneli şeker verdikleri bir bölüm de var.

Ama en önemli ikram yemekhanede. Burada sabahın erken saatlerinden gecenin geç vakitlerine kadar isteyen herkes yemek yiyebiliyor. Bu arada belirtmeliyim ki buralarda çalışanların tümü -mutfak dahil- gönüllülerden oluşuyor. Yemekhane girişinde gelenlere metal tabak, tas ve kaşık dağıtan çocuklar var. İçeride yan yana bağdaş kurup oturuluyor. Ellerinde kovalarla yemek taşıyan görevliler sırayla tabaklara yemeği döküyor. . Başka bir görevli kova ile dolaşıp taslara su dolduruyor.Biri de elinde çapati (pide) torbasıyla dolaşıyor. Önüne geldiğinde iki elini birleştirip, dilenme pozisyonunda, avuç içlerini adama uzatırsan eline yukarıdan çapatiyi bırakıyor. İçeride istediğin kadar alıp yemek serbest ama buradan dışarıya çıkarmak kesinlikle yasak .Yemek olarak mercimek bazen yanına çorba yada pilav da oluyor. Bu yemek de yapılan bağışlara göre çeşitleniyor. Şanslı gününüzdeyseniz yemekten sonra çay ikramına denk gelebiliyorsunuz. (burada çay sütlü içiliyor)

Bu yemek ikramının fakirliğin üst sınırlarda dolaştığı Hindistan da bu şehirde yaşayan yoksular için anlamını düşünebiliyormusunuz. Üç öğününü de burada yiyebilirler...Havuz etrafında dolaşırken tanıştığım bir yaşlı bir Sih bana çevreyi gezdirirken sırf bu yüzden hayatının tümünü altın tapınak çevresinde geçiren insanlar olduğunu söyledi.

Hare Mandir i çevreleyen gölde koca koca turuncu balıklar var. Aynı amca bana onları kesinlikle beslemediklerini balıkların sudaki organizmaları yiyerek yaşadığını ve bu sayede de suyun temiz kaldığını anlattı. Şifalı olduğuna inandığı bu suya girenlerin deva bulduğunu hatta geçen senelerde buraya tekerlekli sandalye ile gelen bir Amerikalı nın yürüyerek gittiğini söyledi. Tapınağın altında herkesin eğilip bir avuç su içtiği noktada kendisi su içtikten sonra bana hadi sende iç diyince mecburen ufak bir yudum aldım.

Yosun tadı vardı !

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 1127
Kayıt tarihi
: 03.07.07
 
 

Diş Hekimiyim. Sebebini bilmiyorum; küçük bir çocukken motosiklet kullanmak, dünyayı gezmek bir d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster