Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Temmuz '13

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
163
 

Estağfirullah

Estağfirullah
 

Muhafazakarım, inançlı dairenin içindeyim diyen adamların topluma pompaladıkları televizyon programlarının rezilliğince; şöhret, itibar gördükleri bir ülkenin ferdiydim. Ekranlardan gördüğüm durumlar hayat sahnesinin de maalesef aynısıdır. Ve mübarek günlerde hislerimin marinasına sığınan birkaç tespitin bencesini sıralamak istiyorum.

Birileri tutturmuş kendince yetinmezliklerini: salyası yüzünün bir karış altında sallanan itler gibi çemkiriyorlar olur olmaz yerlerde!

Bazıları başka bir alemin amigoluğunda neredeyse eşeklere rakip olacak şekilde anırmakta!

Gözlerimin yanı başında ki kaz ayağımın kırışıklıkları diye tutturan bir kokoşun bitmeyen şikayetlenmeleri!

Alt tarafı şişhane üst tarafı tophane misali dikkat çeken giyinik çıplaklar!

Yatırımının namusu konusunda şüpheye düşmüş bir servetlinin endeksinde tavan yapan küfürler!

Tatilini herkeslerden daha farklı yapmanın derdiyle az önce ruhunu ateşe vermiş özgürlük budalaları gibi çıldırmalar!

Giydiğini beğenmeyen, beğendiğini almak için edebine giydiklerini her an çıkartmaya hazır çılgınlar!

Büyük resimdeki acıyı, yalanı, talanı göremeyen küçük resimde inançlarının sömürüldüğünü anlamayanlar!

Aynı iki siyaha farklı renkmiş gibi muamele gösteren basiretsizler!

İnsan hakları deyince beslediği hayvan hakkından daha kıt olanlar!

Ay tutulmasının, güneş tutulmasının ihtişamına gölge düşürecek akıl tutulmasını yaşayan kafatası boşlar!

Aşk deyince belinden üstünü asla hesaba katmayanlar!

İş deyince ehil olmayanları yere göğe koyamayanlar!

Esas doğruları kabul etmek bir yana inkar edenler!

Dar kıyafetlerine nispet yapar gibi dapdaracık görüşler ve hurafelere sarılanlar!

Ramazan deyince pide, Ankara havası tarzı ilahiler, şöhret uyaklı birkaç samimiyetsiz kelam, üç beş çadırda karın doyurmaca, Salavat ı Şerif sonrası alkış tutmalar,sahur programlarında, iftar programlarında kamera beni çekiyor diyerek başı topuzlu, makyajı badana gibi altında kotla tebessüm atmalar, ticaretini maneviyatıyla karıştıranlar ve daha fazla sahne alıp sömürmek için duyguları torpilin hasıyla merkezlere başvurmalar!

İnkar ederken yılın en iyi oyuncusu seçilecek kıvamda rol kesip inanıyorum havası oluşturanlar!

Yeryüzünün bir çok yerinde binlerce cana kıyılırken sözde insan ve kardeşlik sevgisini ve dolayısıyla acısını sadece baharlı bölgelerle sınırlandıranlar!

Arakan a ağlarken, Filistin e inim inim inlerken gönüllerimiz; uzaklarda fakat ciğerimizin hemen yanı başında olan

Müslüman soydaşlarımızın uğradığı zulmü asla kabul etmeyenler!

Vesaire vesaire vesaire…

Sapla samanın, at iziyle it izinin birbirine karıştığı garip zamanları yaşıyoruz.

Günahkarız .

Fakat gelen rahmet ayıyla tövbekar olacak mıyız?

ESTAĞFİRULLAH.

YAZI: DENİZHAN BURHAN

http://www.denizhanburhan.org

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 145
Kayıt tarihi
: 19.02.13
 
 

Basın Danışmanı. Medya tanıtım uzmanı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster