Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
636
 

Evimizdeki Yabancı

Evimizdeki Yabancı
 

Cinsel taciz ve tecavüz. Hep vardı ve hala da var. Ama son günlerde birbiri ardına patlak veren olaylar, özellikle çocuklara yönelik taciz ve tecavüz vakalarının sayısındaki hızlı artış ve gün yüzüne çıkan, çıkartılan dosyalar nedeniyle daha çok konuşulur, tartışılır oldu. Bir çocuğun bir başka çocuğa tecavüz edip öldürmesi ise bu konunun ne vahim ve tehlikeli bir boyuta geldiğinin en büyük kanıtı ne yazık ki...

Yapılanlar karşısındaki acı ve olabilecekler karşısındaki korku artık hepimizin yüreğine yerleşmiş durumda. Artık görmezden gelemeyeceğimiz, sessiz kalamayacağımız bu durum karşısında aslında pek çok olasılığın bizzat içimizde, evimizin içinde yer alabileceğini gösteren bir araştırmanın sonuçları açıklandı geçtiğimiz günlerde.

Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nin 29-30 Nisan tarihlerinde düzenlediği “Cinsel Suç Kavramı ve Delillendirme” konulu sempozyumunda İstanbul Adli Tıp Enstitüsü’nden Prof. Dr. Fatih Yavuz’un açıkladığı araştırma sonuçlarına göre; saldırganların çoğu aslında içimizden biri.

Adli Tıp Enstitüsü’nün en küçüğü 1, en büyüğü ise 78 yaşında olan 1200 cinsel istismar mağduru arasında yaptığı araştırmada saldırıya uğrayanların yüzde 50’sinin çocuk ve saldırganların yüzde 90’ının ise tanıdık olduğu ortaya çıkmış durumda. Yine aynı araştırmada saldırının gerçekleştiği yerlere bakıldığında yüzde 60’ının saldırgan ya da mağdurun evi olduğunu görmekteyiz. Cinsel saldırının ortaya çıkmama nedenlerinin başında ise toplumun olumsuz yaklaşımı ve saldırı iddiasının ciddiye alınmayacağı korkusu yer almakta.

Yine Prof. Dr. Fatih Yavuz’un deyimiyle her yıl cinsel suçlarla ilgili adliyeye yansıyan davaların toplamı 13-18 bin arasında değişiyor. Yansımayanlar, yansıtılmayanlar düşünüldüğünde ise bu rakam neredeyse 20 katına yani 336 bin civarına ulaşıyor. Araştırmada yer alan diğer sonuçlar da aynı oranda çarpıcı ve düşündürücü.

Namus konusuna bu kadar önem verilen ve hatta uğruna acımasızca cinayetlerin işlendiği bir ülkede, cinsel taciz ve tecavüz olaylarında saldırganların büyük bir oranının tanıdık olması ve tüm bu saldırıların sonrasında toplumun olumsuz yaklaşımından korkularak sessiz kalınması büyük bir çelişki değil mi sizce de? Ve devletin bu çelişkiyi gidermek ve bu sorunu çözmek adına eğitim, yaptırım, ceza vb konularda bir an önce gerekli tedbirleri alması gerekirken, aksine bu çelişkinin devlete bağlı bazı merciler tarafından “kan davası olmasın” vb bahanelerle üstü örtülürmüşcesine sürdürülmesi ne kadar doğru?

Farkında mıyız acaba; bu çocuklar hepimizin. Bu çocuklar geleceğimiz bizim. Ne aileleri ne de devlet olarak kendi çocuklarımıza, kendi geleceğimize sahip çık/a/mıyor, hastalıklı ve ruhları zarar görmüş bir nesil yaratarak onların yüreklerini, masumiyetlerini yok edip vicdanlarımız kadar geleceğimizi de karartıyoruz. Kendi ellerimizle kendi çocuklarımızı cehenneme sokuyor ve orada onları yalnız bırakıyoruz. Peki böylesine bir cehennemin içersinde hangimiz yanmadan yaşayabilir ki?

ARAŞTIRMA SONUÇLARI:

MAĞDUR PROFİLİ:

*Erişkin Kadın: %35-40

*Çocuk: %50

*Erişkin Erkek: %5

*Zihinsel Engelli: %3

*Yaşlı: %1-3

SALDIRININ GERÇEKLEŞTİĞİ YER:

*Issız ve karanlık bir yer: %10

*Saldırgan ya da mağdurun evi: %60

*Bir başka ev: %20

*Diğer kapalı yerler: %20

ZORLAMA TÜRÜ:

*Fiziksel şiddet: %50

*Tehdit ve korkutma: %20-50

*Hile-kandırma: %20

SALDIRGAN PROFİLİ:

*Kadınlara yönelik: %75’i tanıdık

*Çocuklara yönelik: %90’ı tanıdık

*En küçük mağdur: 1 yaşında

*En büyük mağdur: 78 yaşında

CİNSEL SUÇLARIN ORTAYA ÇIKMAMA NEDENİ:

*Toplumun olumsuz yaklaşımı

*İddiasının ciddiye alınmayacağı korkusu

*Saldırganın cezalandırılmayacağı korkusu

*Saldırganı zor durumda bırakmamak

*Saldırganın misilleme korkusu

*Konuyla ilgili bilgiler http://www.aksam.com.tr/2010/04/29/haber/guncel/12148/tacizci_cok_tanidik.html

alınmıştır

**Siz de sessiz kalmamak adına lütfen 1MK olarak düzenlediğimiz kampanyamıza katılın. Ayrıntılı bilgi için lütfen http://1milyonkalem.blogspot.com/2010/04/yeni-kampanya-cocuk-istismarna-kars.html linkine göz atın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzel yazınız için kutluyorum. Ben bir de başka bir yöne dikkat çekmek istiyorum. Bu yönde özellikle kız çocuğunun istismarı söz konusu. Üstelik de yasadışı olmasına rağmen toplum tarafından kabul görmüş bir istismar. Evet, küçük kadınlardan söz ediyorum. İmam nikahı ile 12-13 yaşında evlendirilen kızların dramından söz ediyorum. Bu o kadar çok ki, neredeyse işlenmiş olan cinsel suçlar bunun yanında yok gibi kalıyor. Bir şeyler yapmak lazım.. Bu toplumu cinsel istismarlara karşı uyandırmak lazım. Bu noktada hepimize görev düşüyor. Bu konuyu işlemiş olmanız bu nedenle çok güzel, sizi kutluyorum. Sevgi ve saygılarımla...

Haluk Seki 
 06.05.2010 13:43
Cevap :
teşekkür ediyorum ilginiz, alakanız, desteğiniz için. bahsettiğiniz konuda bir nevi tacize girmiyor mu zaten. hatta hayatlarına tecavüz edilmiyor mu çocuklarımızın. bu konuda birşeyler yapmak en azından sesiz kalmamak lazım...  14.05.2010 10:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 3111
Toplam mesaj
: 623
Ort. okunma sayısı
: 971
Kayıt tarihi
: 27.01.07
 
 

30’ lu yaşların ağırlığında geçiyor artık yaşam ama teğet geçerek, ama kurcalayıp didikleyerek...İst..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster