Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Haziran '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
406
 

Ey demokrasi geldiysen üç kere vur...

Ey demokrasi geldiysen üç kere vur...
 

Gelincik devrimini, sağdan soldan adayları topla oyları götür olarak algılayan, siyasi partilerin adayları belli oldu. Vitrin tamam da, halkın demokrasi ve yenilenme beklentisi ne olacak.

Seçilebilecek yerlerden genç adaylara yer yine yok.

Akp' de tek otorite sayın Erdoğan gibi. Milli görüşe sahip adayları genel olarak eleyerek merkeze daha yaklaştım iddiasını öne çıkarıyor. Tabanından tepki olduğu öne sürülüyor. Tartışmalı adaylıkları üzerine spekülasyon yapılan Cemal Kaya, Süleyman Bölünmez bu anlamda öne çıkıyor.

14 Nisan mitingleri ile öne çıkan beklentileri, en iyi anlaması gereken CHP ise Sayın Baykal ve yakın çevresinin (Eşref Erdem, Önder Sav, Ali Topuz...) damgasını taşıyan bir liste ile halkın karşısında. Değişimi sağdan adayları seçilebilecek yerlerden listeye yerleştirmek ve DSP'ye 13 yer tahsis etmekle yeterli gören anlayış hakim.

Peki bu adayları kimler belirledi, diye sorgulamanın bu saatten sonra bir anlamı yok. Ön seçim yaptıkları yerlerde öne çıkan adaylara pek şans tanıdıkları söylenemez. Hesap kim olunrsa olsun, bölgesinden partiye en çok oyu getirir duygusunun damga bastığı açıkça görüylüyor.

Meydanlardaki yükselen beklentileri karşılayamayacak tercihler, korkum o ki ülkeye bir dört yılı daha kaybettirecek. Demokrasi , değişim ihtiyaçları , beklentileri benim değerlendirmeme göre yetrince anlaşılamadı.

Sayın Baykal önceki seçimlerde kendi belirlediği eski vekillerden büyük bir çoğunluğu listelere almayarak kendi kendini takzip etti. Aynı tespit sayın Erdoğan içinde geçerli. Yaptıkları yanlış seçimlerin bedelini lider kendi ödemiyor bizim topraklarda...

Daha önceki yazılarımda bu ülkenin temel sorunu siyasi partiler yasası da dahil anti demokratik yasalarını değiştirmekten, dokunulmazlıkları sınırlandırmaktan kaldırmaktan geçiyor olduğunu belirtmiştim... Hele 12 Eylül ortamında kabul edilen ve sonradan yapılan değişiklikler bile yeterli olmayan anayasa ile ilgili eleştiriler malum. Kamuoyu tarafından paylaşılıyor...

Türkiyenin temel sorunlarının Atatürk'ün ideallerinin yaşama yansıtılamamasından kaynaklandığı gerçeğini CHP'nin kabul etmesi gerekiyor. Çağdaşlaşma idealinin, laiklik ilkesinin gereklerini bu yapı ile nasıl gerçekleştirecekler doğrusu merak ediyorum. Ekonomik ve sosyal yaşama ilişkin, eğitime ilişkin, terör sorununa ilişkin, batı veya ABD ile ilgili temel söylemlerin dışında bir şey bilen varsa beri gelsin. Medyada neredeyse sağa daha yakın olarak algılanan, anlatılan CHP'nin kendini anlatma zorunluluğu var. Yoksa oy hesabı ile yapılan listelerle beklentilerin karşılık bulması beklenemez. Aksine bu durumda alınacak başarısız bir sonuç ülkeyi daha içinden çıkılmaz mecralara sürükleyebilir.

Sonuç olarak genç demokrasimizin, demokratik beklentilerimizin, parti liderleri tarafından ellerinin bağlandığını öne sürmek iddialı bir tespit olmaktan öte gerçeğin fotoğrafını çekmektir. Önümüzdeki dönemin her açıdan çetin geçeceğini bilerek yinede umut taşımak istiyorum. Yörüngesinden koparılmış ülkemin her alamda güven ile ilerlemesini diliyorum...

Tüm içtenliğime rağmen "Ey demokrasi geldiysen üç kere vur" demekten kendimi alamıyorum. Kadere bakın ki ruhuna bile razı olacak iklimi yakalasak bayram edeceğiz...

*Fotoğraf (Eva Green ) Milliyet İnternet

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Demokrasilerde devlet eden siyasetçi, çoğunluğun bir tercihidir. Bir seçmen olarak, siyasetçinin ve onun politikalarının kalitesini tartışmadan önce tercihlerimizin kalitesini tartışmamız gerekmez mi? Unutulmamalıdır ki; tercihlerimizin kalitesini yükseltmedikçe hiçbir şeyin kalitesini yükseltemeyiz; siyasetçinin de siyasetin de (B. Ali Demirel-2001)." "Demokrasi bilincinin yerleşmediği toplumlarda, demokratik sorumluluğun varlığından bahsedilemez. Böylesi toplumların hemen her faaliyetinde demokratik değil, fakat aksine; asalak bir ilişkinin varlığından emin olabilirsiniz (B. Ali Demirel-2001)."

Kaliteli Yaşam 
 09.06.2007 5:19
 

kendimi bildim bileli aynı isimler aynı yüzler var siyaset meydanında. adı üstünde seçim ama seçenekler bana uymuyor ki, benim istediğim gibi değil ki. ama seçmezsem yine kaybedeceğim bunu da biliyorum. ben ne anladım bu işten misali bir durum var sanki ortada...

beenmaya 
 06.06.2007 13:07
Cevap :
Hepimizin yakınması aynı. Kötünün iyisini seçmek zorunda olmak acı...  06.06.2007 18:04
 

Demokrasi nasılda romantik bir söylem değil mi bizim için.. Bir gün demokrasi gelecek ve "çiçekli dallara çevirecek öfkemizi" İdeal demokrasi var mıdır? Varsa nerdedir, köleliği mübah sayan atina demokrasisi, burjuvanın fransız devrimi mi ideal demokrasi örneği.. Daha da elzemi demokrasi kelimesinin bilincimizde taşıdığı pozitif anlam yükünün haricinde anlamı nedir? Demokrasinin ilk anda çağrıştırdığı özgürlük, eşitlik ve kardeşlik gibi temaların hangisi toplumumuzun erdemleri arasında yer almaktadır ki ya da çocuklarımız bu erdemlerin ışığı altında mı yetiştiriyorlar ki biz demokrasinin sadece siyasal alandaki yansımasını konuşuyoruz ve kurumlarını eleştiriyoruz.. Eleştirilecek siyasetçiler ise onları demokrasiyi bulaştırmadan siyaset üzerinden söylemlerimize almakta fayda var kanaatindeyim..

Serdar Özdemir 
 06.06.2007 12:24
Cevap :
Eşitlik,özgürlük,kardeşlik,savaşsız bir dünya ve şeffaflık olmazsa olmazları.Demokrasiyi geliştirmek siyasetçilerin,biz oy verenlerin sorumluluğu diye düşünüyorum.  06.06.2007 18:07
 

Yanlış insanlarla yanlış bir seçime gidiyoruz. Cumhuriyet mitingleriyle artan umudum, tükendi benim. Kişisel çıkarları için parti değiştiren insanları mecliste görmek istemiyorum. Demokrasi yok ki ruhu gelsin A-si yazar'cığım. Çok endişeliyim çok. :(

Özlem Akaydın 
 06.06.2007 8:24
Cevap :
Kendisi olmayan demokrasinin, ruhuna bile razı olduk...  06.06.2007 9:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1116
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 816
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster