Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '14

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
142
 

Eyvah! Kuraklık kapımızda

Eyvah! Kuraklık kapımızda
 

Son günlerde basında, televizyonlarda rastlanan çok önemli bir cümle. 'Kuraklık kapımızda'

Susuz bir kış geçiriyoruz. Uzmanların belirttiğine göre Küresel Isınma kış ortasında Türkiye'yi vurmuş. DSİ Yetkililerinin belirttiğine göre Güney Marmara eylül ayından bu yana geçmiş yıllar ortalamasının çok altında yağış almış. Sadece Güney Marmara mı? Bütün yurtta azalan, hatta hiç. yağmayan yağmurlar sebebiyle barajlardaki su seviyesi tehlike sınırlarının altına inmiş.

Gene uzmanların belirttiğine göre Barajlarda 15 günlük su kalmış. Önceki gün hemen hemen tüm Türkiye'de çiftçiler cuma namazından sonra yağmur ve kar duasına çıkmış.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımız  'Tarımsal kuraklıktan endişe ediyoruz. Dua edelim, yağmur ve rahmet eksilmesin .'diyor.

Bazı yetkililer yağmur bombası uygulanması gerektiğini savunuyorlar. Bir kaç yıl önce bu çareyi denemişlerdi. Orman ve Su İşleri Bakanımız ise Türkiye'de 7-8 yılda bir bu kuraklık olayının yaşandığını belirtiyor.

Bunlar basında olayın vahameti ile ilgili okuduğumuz yazılar. Gelelim bize. Biz ne yapacağız su sıkıntısında. Daha doğrusu sıkıntıya düşmeden şu anda mevcut suyumuzu idareli kullanmak için ne gibi tedbirler alıyoruz.

Çevremde gördüğüm kadar ile kimse yaklaşan kuraklık tehlikesi ile ilgili bir su ekonomisi tedbiri almıyor ve gelecek tehlikeyi de fazla dert etmiyor. Arada bir kaç kişi , birbirine yolda rastladığında 'yağmur, kar da yağmadı vah vah' diyor bazen.

Oysa ne çabuk unuttuk bir kaç yıl önce yaşadığımız büyük su sıkıntılarını. İstanbul'da çok katlı apartımanlarda basınç azlığı sebebiyle yukarı katlara çıkmayan suları merdivenlerden kovalarla taşıdığımızı. Günde birkaç  saat verilen suları depolamak için evin her yerine koyduğumuz  kova ve leğenleri, maşrapa ile su kullanmanın sıkıntısını ne çabuk unuttuk.

O yıllarda yaşadığımız büyük su sıkıntısı sebebiyle hepimiz apartmanlarımızın zeminine büyük su depoları inşaa ettirdik tonlarca su alan. Şimdi apartımanın zemininde o depolara bakarak deprem riskinde nasıl bir tehlike karşısında olduğumuzu düşünüp hayıflanıyoruz.

Anlayacağınız biz ancak bir müsibet başımıza gelince çare arama derdine düşüyoruz. O olay geçtikten sonra da çabucak unutuyoruz çektiklerimizi.

Bu sefer böyle olmasın diyeceğim, elimizdeki 15 günlük suyu idareli kullanalım, boşa harcamayalım, hiç değilse bir ay yetsin diyeceğim. Bu arada yetkililerimiz bir çare bulsun, artık dua mı olur, yağmur bombası mı olur, diyeceğim ama nasılsa beni kimse dinlemeyecek.

İyisi mi ben gidip iki,üç kova, maşrapa, leğen falan alayım. Zira sular gelince eskilerini çöpe atmıştım.

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dilerim hava tahmin raporları tutar ve beklenen misafir gelir, kar ve yağmur. Yoksa, yoksayı düşünmek bile istemiyorum Sevgili Arkadaşım. Allah bizleri susuzlukla imtihan etmesin. Amin...SEVGİLERİMLE.

Chveneburi 
 23.01.2014 1:38
Cevap :
Dün akşam yağmur yağınca ne kadar sevindim anlatamam. Sabah geceki yağmurla yıkanmış tertemiz İstanbul'a uyanmak harika id.Umarım kar ve yağmur yağar ve susuzluk riskimiz azalır. Yoksa......  23.01.2014 12:02
 

Yaşamda her alanda tasarrufu savunurum, öncelikle bütçede, elektrik ve su sarfiyatında. Bugün bol olabilir ama yarınlarda? İşte 15 günlük suyun kaldığı söyleniyor, barajlar dolmadı, yağış yok. Ekolojik denge bozulmakta. Tarımsal kuraklıkta açlık tehlikesi baş gösterirse, az olan rekolte ile fırsatçıların aracılığında fiyatlar yükselir. Her konuda güzelim ülke kıyıma gidiyor, en çok da çocuklarımız ve torunlarımız için üzülüyorum :-(( Selam ve sevgiler size...

Yurdagül Alkan 
 20.01.2014 22:36
Cevap :
Ben de aynı endişeler içindeyim Sayın Yazarım. Dediğiniz gibi her konuda ekonomi kurallarına dikkat etmemiz gerek. Zaman da bence ekonomik ve rasyonel kullanmamız gereken bir değer. Bunu da çocuklarımıza aşılayabilirsek ne mutlu bize. Hep çocuklar diyoruz. Çünkü büyükler almış başını gidiyor neredeyse. Size de sevgi dolu günler dilerim.  21.01.2014 13:57
 

Kuraklığın kapıda olduğunu tüm TV kanalları ve medya ilan etti.O nedenle suyu idareli kullanmak gerek ama "Adın ne Reşit, sen söyle sen işit." Kuraklığa etki eden nedenlerden birisi de o güzelim ormanların kesilmesi. Umarım Millet olarak üstümüze düşen görevi yaparız.Selam ve sevgiler.Suyumuz eksilmesin inşallah.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 20.01.2014 6:31
 

Kuraklığın kapıda olduğunu tüm TV kanalları, gazeteler ilan ettiler. O nedenle suyu idareli kullanmak gerek. Ama "Adın ne Reşit, sen söyle sen işit." İlgililerin de önlem almaları gerek, yapılan hataları gözardı edemezler,kuraklığa etki eden nedenlerden birisi de: 0 güzelim ormanların tek, tek kesilmesi. Selam ve sevgilerimle, yağmurlu güzel günlere.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 20.01.2014 6:27
Cevap :
Sevgili Nahide Hanım yetkililer yağmur duasına çıkıyorlar , ormanları kesip kesip yağmur duasından medet umuyoruz ne yazık ki. Bu hale geldik. Kimsenin de umurunda değil zaten kuraklık. başlarına gelince görürler. Biz de onların yanında yanacağız . Selam ve sevgiler  20.01.2014 15:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 811
Toplam yorum
: 1052
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1010
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster