Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '16

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
194
 

Eyvah ödev var!

Eyvah ödev var!
 

Hafta içi yada hafta sonu fark etmeksizin biz öğretmenlerin öğrencilerimize verdiği ödevler artık ailelerin neredeyse kabusu haline geldi. O halde “ödev” olayına biraz daha yakından bakıp bu kabusu uyanmak istemediğimiz bir rüya olmasa da bizi korkutmayan bir rüya haline nasıl dönüştürebiliriz, onu konuşalım.

SİZCE ÖDEVİN TANIMI NEDİR?

Anne babalara bu soruyu sorduğumuzda akıllarına gelebilecek olası cevapları size kısaca sıralayayım:

“Ev ödevleri; derste öğrenileni pekiştirme ve tamamlamayı amaçlayan çalışmalardır.” ( Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı resmi tanımı)

“Ödev, çocuklarımızın evde çalışmasını sağlayan bir öğrenmeyi pekiştirme aracıdır.”

“Ödev öğrenme sürecine sayısız faydaları olan bir öğrenmeyi pekiştirme aracıdır.”

“Ödev öğrenme sürecine faydası olmayan, gereksiz bir öğrenmeyi pekiştirme aracıdır.”

“Ödev aile hayatımızı alt üst eden bir şeydir.”

“Ödev çocuklarımızla aramızı bozan bir arabozucudur.”

Olumlu yada olumsuz birçok cevap alırız bu sorumuza..O zaman,

BİZ ÖĞRETMENLERE GÖRE ÖDEVİN TANIMI NEDİR?

Biz , yani ben ve çalıştığım okuldaki meslektaşlarım, dersimizde öğrettiklerimizin niteliklerine uygun, pekiştiricisi bol ve dersin amacına hizmet eden çalışmalara ödev diyoruz. Sene 2016,  bunca güzel imkanın olduğu bir yüzyılda yaşarken öğrencilerimizin ödev sürecini kabustan ziyade zevkle geçen bir zaman dilimine çevirmek adına onların ilgi ve ihtiyaçlarına göre seçimler yapıp ödevlerimizin içeriklerini buna göre belirliyoruz. 

Ev ödevlerinin;

-Dersin etkisini arttırma,

-Öğretim amaçlarına ulaşılıp ulaşılmadığını kontrol etme,

-Çocuklarının neler öğrendiklerini bildirmesi bakımından anne-babalara haber verme,

Öğrencilerin hem kendi aralarındaki hem de anne-baba, kardeşler arasındaki ilişkileri kurma ve düzenleme açısından iletişim,

-Öğrencileri değerlendirme,

-Öğrencileri ders dışı zamanlarda da kontrol ve disipline etme fonksiyonları olduğuna gönülden inanıyoruz. Bu inançla verdiğimiz ödevlerin önce öğrencilerimizin ilgi alanlarına hitap etmesi en baş prensiplerimizden. Yaratıcı düşünmeyi destekleyen ödevler bizim için vazgeçilmez. Bu kadar anlattıktan sonra size birkaç örnek vereyim.

1.sınıflarımızın İngilizce ödevlerini nasıl daha etkili ve nitelikli hale getirebiliriz konusunda oturup beyin fırtınası yaptığımız bir toplantımızdan çıkan fikirle bu grubumuza derslerde öğrendiklerini kelimelerin resimlerini ödev verdik. Daha sonra http://online-voice-recorder.com/tr/isimli site aracılığıyla kayıtlarını öğretmenleriyle mail ortamında paylaştılar. Konular ilerledikçe bu kayıtlar cümlelere dönüştü ve geriye dönüp baktığımızda elimizde öğrencilerimizin gelişimsel süreçlerini rahatlıkla görebileceğimiz verilere sahip olduğumuzu gördük. Öte yandan 2.ve 3. sınıflarımızda ödev verme amacıyla kullandığımız internet ortamında bir sanal kütüphaneden verdiğimiz okuma ödevlerini yapıyorlar. Bu ödevlerdeki kısa sınavları yapıp okuma ve dinleme etkinliği bittiğinde en sevdikleri zaman dilimine sıra geliyor. Robotlarını dizayn ediyorlar. Dijital içerikli ödevler verirken velilerimizin de işlerini kolaylaştırmak adına kullanılacak olan internet sitesinin QR koduna kadar oluşturuyoruz. Velilerimizin ödevlere dahil olduğu süreçleri çocuklarıyla kaliteli zaman geçirebilecekleri süreçler olarak yaşamaları konusunda da çabamız çok büyük. Ödevlerimizin günleri okul başından bellidir ve ben bir İngilizce öğretmeni olarak sadece İngilizce ödevimden değil o gün başka ne ödev olduğundan da haberdar bir durumda ödevlerimi veririm. Yani ödevin yoğunluğu yada azlığını da belli kriterlere göre ayarlıyoruz. Büyük bir emek, ve bu emekteki tek amaç çocuklarımızın iyi öğrenmesi...

Evet, bazı ebeveynler hatta eğitimciler bile ödevin kesinlikle anlamsız ve yersiz olduğunu düşünürken ödevin niteliğinin ve kazanımlarının çocuklarımıza etkilerini maalesef göz ardı ediyorlar. Lütfen ödevin anlamıyla ilgili şu başlıkları da asla aklımızdan çıkarmayalım:

-Okuldaki başarıyı pekiştirir.

-Sorumluluk ve bağımsızlık duygularını kuvvetlendirir.

-Ödevler sayesinde öğrenme fırsatları artar.

-Öğrenciye düşünme alışkanlığı kazandırır.

-Öğretmenin, çocuğun yardıma ihtiyacı olan alanları belirlemesine yardımcı olur.

Ev ödevleri anne-babalara çocukların okul hayatıyla ilgilenmeleri için fırsat vermektedir.(Ulutaş ve Dinçer)

Ödev, öğrencilerin sorumluluk almalarını, amaçlanan bir konuda araştırma, inceleme, sonuç çıkarma alışkanlığı kazanabilmelerini sağlar. (Demir, 1985)

ÖDEV SORUNLARI ORTAYA ÇIKMADAN NELER YAPILABİLİR?

1. Lütfen çocuklarımız için uygun çalışma ortamlarını sağlayalım. Uygun çalışma ortamını hazırlarken çocuğunuzun ilgi ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmayı da unutmayın. Bir keresinde okulda 3. sınıflarımızla yaptığımız bir ölçme değerlendirme çalışmasında arkadaşlarına göre düşük performans sergileyen çocukları ek olarak çalıştırmak için İngilizce kütüphanede topladığımda “Hep düşük yapıp burada çalışmak istiyoruz.” diye son bulan bir çalışmaya tanıklık ettim.Ortamı onlar için uygun hale nasıl getirdiğimse meslek sırrı JÇekinmeyin e-mail atın. Cevaplarım JOkul ortamında ve öğrenciler tarafından sıkıcı olarak tanımlanan ek çalışma saatinde bile bunu yaşatabiliyorsak evde bu iş inanın daha kolay ve zevkli olacak. Ama yeter ki siz çocuklarınız için bir adım atmayı isteyin. Işıktır, koltuktur, masadır, sandalyedir demiyorum size. Basma kalıp olmaktansa “Her çocuk farklı ve özeldir.” Fikriyle hareket edelim. Evet, çoğumuz “Bizim anne babamız... Bizim zamanımızda…” gibi sözlerle başlayan cümleleri kurmaya başladınız bile ama artık “Bizim zamanımız” geçti. 21. yüzyılda çocuk olmakla bizim zamanımızda çocuk olmak arasındaki fark ve ayrıcalıkları da lütfen aklınıza getirin. Bizim çocukluğumuz da elbette harikaydı, dolu doluydu ama bu kadar teknolojik imkan ve bilgiye erişim hayaldi. Şimdi bu çocukların bizlerden, hem anne babalardan hem de öğretmenlerden, daha çok şey beklemesinin çok normal olduğu bir zaman dilimindeyiz. Tabi ki bu sınırsız imkanlar içinde sınırların da belirleyicisi sizsiniz. Sınırları siz belirledikçe rutine girecek ve çocuklarınız da bu sınırları artık kendi kendine belirlemeye başlayacak ama önemli kısım sizin sınır belirlemekten yılmamanız.

2. Çocuklarımıza zamanı planlamada çocuğa yardım edelim. Öğretelim bunu..Özellikle ilköğretimin ilk yıllarında çocuklar zamanı doğru planlayamazlar; tv, oyun vb. etkinliğe daha çok vakit ayırmak isteyebilirler. Bu nedenle ilk yıllarda anne babalar ödevlerin yapılacağı zamanı çocukla birlikte planlamalı ve çocuğun bu plana uyması sağlanmalıdır.(Ulutaş, Dinçer) Bu kısımda da ceza ve ödül yöntemini uygulamaktansa doğru örnekleri kullanarak rutinler oluşturmaktan yılmayalım.

3. Ödev yapmak güç savaşı haline getirilmemelidir. Bu durum inat, kavga haline getirilmemelidir; ödev yapmak bir pazarlık haline dönüştürülmemelidir. Bu konuda okuldaki öğretmenlerle işbirliğini elden bırakmamanızı tavsiye ederim. Doğru yönlendirme ortak dil ve tavırla gerçekleşecektir. Bu konuda da pes etmemek şartı vardır. Bir gün yada iki gün ödevler konusunda aynı tavrı gösterip üçüncü gün yapılsın ve bitsin havasına girilirse sonuç elde edemeyiz. Bu nedenle her zaman dediğim gibi yılmayın, yılmayın, yılmayın. Biz öğretmenler derslerde kazandırmak istediğimiz davranış ve öğretmek istediğimiz konular üzerine yılmayarak gittiğimiz zaman dersimizin kazanımlarına ve kendi hedeflerimize tam anlamıyla ulaşabiliyoruz. Bunu da bir örnekle kafalarınızda daha net hale getirmek istiyorum.  Akademik altyapısına güvendiğim fakat derste asla söz hakkı almak istemeyen bir öğrencime yılmadan 1 ay boyunca her derste ilk olarak söz hakkı verdim ve 1 ayın sonunda artık ben söz hakkı vermeden parmağını kaldırıp soruları cevaplayan bir öğrenci haline geldi. Bu örnek çok basit gelebilir ama her öğretmen her sınıfında böyle çocukların farkına varması ve bir adım atmasıyla toplum olarak daha gelişip geleceğimizi daha sağlıklı temeller üzerine oturtabiliriz. O halde ödevlerden yakınmayı bir kenara bırakıp çocuklarımıza gerekli alışkanlıkları kazandırmak için çaba gösterelim. Bizim çabalarımızla şekillenen kişilikler ileride bu ülkeyi yönetecek.

Ödevler konusunda okulunuzla işbirliği yapmanız ve sürece destek vermeniz sadece ödevin yapılmış olmasını değil çocuğunuzun kazanması gereken davranışı ve öğrenmesi gereken konuyu öğrenmesine de katkı sağlayacaktır. Hayatta hepimizin hala ödevleri yok mu? Biz kendi başımıza yapamadığımız şeylerde nasıl destek alıyorsak çocuklarımızın da elbette bizlere ihtiyacı var. Ödevleri hayatlarımızın merkezleri yapalım da demiyorum. Verilen ödevlerin çokluğunu yada azlığını eleştirelim kısmında da değilim. Nitelikli ödev veren bir öğretmen olarak sizlere tavsiyem çocuklarımıza el birliği ile zamanlarını etkili kullanmayı ve sorumluluklarının bilincinde olmayı öğretelim. 

Yılmayalım, yılmayalım, yılmayalım..

 

Sevgi ve iyi niyet dileklerimle..

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 185
Kayıt tarihi
: 07.01.16
 
 

Hakkımda neler biliyorum, bir bilseniz... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster