Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Aralık '12

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1032
 

Facebook'da Ülke sorunları hakkında ve olumsuz konularda aşırı paylaşım yapmanın sakıncaları

Facebook'da Ülke sorunları hakkında ve olumsuz konularda aşırı paylaşım yapmanın sakıncaları
 

Facebook'ta karamsar paylaşımları abartmak depresyonu pekiştirir


Terör, şiddet, kadınlara şiddet, çocuklara ve hayvanlara eziyet, hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı, irtica, savaş tehlikesi, felaketler, erkeklerin ve kadınların birbirleri hakkında olumsuz düşünceleri, aşk kırıklıkları, eğitim sorunları, çevre kirlenmesi, çölleşme, rüşvet, savaşlar, katliamlar vs. işte insanların büyük bir çoğunluğunun düşünce ve iletişimlerinin çok büyük kısmını işgal eden konular. Bunlar ülkemizin, dünyamızın ve hayatımızın gerçekleri değil mi ? Evet öyle. İlgi göstermeyelim mi ? Öyle birşey diyen yok. Ama bırakın dar gelirli insanları belli maddi imkanları olan ve kendini sosyo - kültürel seviye olarak ortanın üstü olarak gören tabakanın kafası da her gün tüm gün yüzde 90 bunlarla meşgul. Sanat, spor, bilim, felsefe, psikoloji, tarih, ekonomi, klasik müzik, Batı müziği, mizah, fotoğraf, hafif sohbetler vs. ile ilgilenenler çok az. Her gün bütün gün düşüncelerini sadece sorunlara odaklayan toplum ruh hastası olmasın da hangi toplum olsun ? Sorumluluğumuzu yerine getirmemiz ve toplumun dikkatini ülke sorunlarına çekmemiz için Facebook'ta herhangi bir kişinin toplam paylaşımlarının yüzde 20sinin ülke sorunlarına ayrılması yeterlidir. Fazlasının ülke sorunlarının çözümüne bir faydası olmayacağı gibi bu tür paylaşımları aşırı yapanları bunalıma sokar ve onları okuyan insanları da sıkar. "Herkes Facebook'ta istediğini yazmakta özgürdür, ben paylaşırım istemeyen okumasın" yaklaşımı alıngan ve yanlış bir yaklaşım. Fayda yerine zarar getiren bir uygulamanın sürdürülmesi hiç anlamlı değil.

Ülkede önemli bir terör ve parçalanma ve irtica tehlikesi varken bunlara ilgi göstermemiz doğaldır bunlar varken klasik müzik düşünecek halimiz mi var ? Diyenlere cevabım ; sözlerimde ülke sorunlarını, kadınlara, çocuklara ve hayvanlara şiddeti görmezden gelelim bunlara çözüm aramayalım demiyorum. Ülke sorunlarını çözebilmek için herşeyden önce ruh sağlığını kaybetmemiş bireylerden oluşan bir toplum gerekli. Uçaklarda hostesler yolculara oksijen maskesinin kullanımını gösterirken çocuklu yetişkinlere : “önce kendi maskenizi takın sonra çocugunuzunkini takın” derler. Çünkü önce çocuğununkini takmaya çalışan yetişkin oksijensizlikten bayılıp çocuğununkini takamayabilir. Aynı şekilde kendi sağlığına dikkat etmeyen bir anne sağlığını yitirirse bebeğine bakamayabilir. Bütün gün bunalım düşünen, facebookta bunalımlı konularda gönderiler yapan insanlarla sadece bunalımlı konular konuşan bir insan depresyona girmekten kurtulamaz ve ne ülkeye ne de kimseye faydası dokunamaz.

Atatürk dahi hem cephede hem savaş sonrasında bir yandan ülke meselelerilyle uğraşırken aklını dağıtmak ve ruh sağlığını korumak için değişik konularda kitap okumuş, klasik müzik dinlemiş arkadaşları ile rakı sofraları yapmış, Çankaya Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nde kadın erkek karışık yemekli danslı davetler düzenlemiş, Florya'da yüzmüş, son yıllarında fiziksel hastalığı ilerlemesine rağmen Savarona yatında stres atmış. Ülkede bu kadar önemli sorunlar varken klasik müzik dinlenir mı ? Danslı davetler yapılır mı ? Dememiş. Atatürk bunları yapımayıp bütün düşüncelerini ülke meselelerine yoğunlaştırsaydı ruh sağlığını kaybeder, bu meseleleri sağlıklı bir şekilde düşünecek hali kalmaz ve ülkesine yardım edemezdi.

Bundan birkaç yıl öncesine kadar 10 Kasım Atatürk’ün ebedi istirahate çekilme anma günlerinde Türkiye’de radyolarda bütün gün matem müziği çalardı. Eğlenceli müzik çalmak yasaktı. Bar, diskotek ve sinemalar kapalı olurdu. O gün eğlenmek Ata'mıza saygısızlık olarak görülürdü. Sonra bunun yanlışlığı anaşıldı. Atatürk’ü 10 Kasım sabahları rahmete erdiği saat olan 9’u 5 geçe andıktan, saygı duruşunda bulunduktan sonra günün geriye kalanında eğlenmek başka şeyler düşünmek onu önemsememek ve saygısızlık etmek değil. Tersine tüm gün matem gereksizve ruh sağlığına zararlı bir tutum.

Ülkenin herhangi bir yerinde bir depremde veya terör eyleminde vatandaşlarımız hayatlarını kaybettiğinde konuya duyarlılık göstermek ve yardımlarına koşmak ruh sağlığını koruyan bireylerin daha iyi yapabileceği birşey. Bu sadece sorun türünde düşünceler için geçerli değil. Bütün gün futbol, mesleğini vs. düşünen insanları da tehdit eden bir durum. Son derece yoğun mesaisi olan bir cerrah tanırdım. İşinde gerektiği gibi işine yoğunlaşır işten sonra kafasını dağıtmak için klasik müzik dinler ve tenis oynardı. Arkadaşları ile de işten sonra iş konuşmazdı. İşten eve gelince değişik düşünce konuları olmayan cerrah ta işine ertesi gün pili bitmiş olarak gider.

Düşüncelerimizi çeşitlendirmek, gün içinde farklı şeylerle meşgul olarak, işimizden dolayı olamıyorsa en azından mesaiden sonra bu çeşitlendirmeyi yaparak olur. Bütün gün Facebook'da sadece kadına yapılan şiddet, hayvanlara yapılan eziyet, hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı, irtica, savaş tehlikesi, felaketler, erkeklerin ve kadınların birbirleri hakkında olumsuz düşünceleri, aşk kırıklıkları, eğitim sorunları, çevre kirlenmesi, rüşvet, çölleşme vs konularında paylaşım yapmak, bunları okumak üzüm üzüme baka baka kararır atasözünde olduğu gibi herkesi kollektif şekilde depresyona sokar. Sonra da neden içim sıkılıyor acaba hava durumundan mı ülkenin durumundan mı ? Diye sorarlar. İç sıkıntısının sebebi ne hava durumu ne de ülke sorunlarıdır. Sıkıntının sebebi düşüncelerini ve Facebook paylaşımlarını yüzde 90 olumsuz haberlere odaklamaktır.

Ayrıca bütün gün aynı şeyi düşünenler beyinlerinin çok kısıtlı bir kısmını kısıtlı bir sekilde kullanarak yaşlılıkta Alzheimer olma risklerini artırırlar. Aynen bir Pilates programında 20 farklı hareket yerine sadece 2 hareketi aşırı yaparak vücutlarında kısıtlı sayıda kası aşırı çalıştırıp vücutlarını dengesiz geliştiren ve aşırı çalıştırdıkları kasları incitenlere benzerler. Ülke sorunları dahil her türlü konuyu paylaşalım, önemli konulardır ama bunlarla sınırlı kalmayalım hiçbir paylaşım türünü abartmayalım.

 Rasih Bensan 7 Aralık 2012

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 413
Toplam yorum
: 132
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1465
Kayıt tarihi
: 05.05.12
 
 

BİLİM özellikle astronomi ve çeşitli konularda araştırmacı ve yazar Amatör fotoğrafçı, Ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster