Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ocak '11

 
Kategori
Spor
 

Fenerbahçe bu maçı çevirebilir mi?

Fenerbahçe bu maçı çevirebilir mi?
 

Maç sonrasında Fenerbahçe’nin içinde bulunduğu ruh halini oldukça geniş bir yer ayırarak konuşmuş, tartışmıştık. Spor insani olan birçok etkenin bileşenlerinden oluşuyor. Bu bileşenlerin zaman zaman birbirinin üzerine basarak ön plana geçtiği olmuştur. Ancak hiçbir şekilde futbolu futbol yapan eylemin önüne geçmesine izin vermemek gerekir.

Futbol spordur; oyundur, mücadeledir, taktiktir, eğer profesyonel olarak içindeyseniz başarıdır. Hele Fenerbahçe gibi bir takımla ilgili konuşuyorsak mutlak başarıdır.

Fenerbahçe tarihinden üç örnek vereceğim.

Yıl 1983, sezonu 5 kupa ile tamamladığı senenin en önemli karşılaşmasına çıkıyor Fenerbahçe; rakip Galatasaray. Devre 3-1 bitiyor; ikinci yarının hemen başında 4-1 oluyor. Bu sonuç Fenerbahçe’nin şampiyon olamayacağı anlamına geliyor. Maçın bu bölümüne kadar Fenerbahçe’de her şey kötü gidiyor. Hatta birçok yorumcunun “bu mu şampiyon olacak?” sorusunu sorduğunu tahmin edebiliriz. Ancak son yarım saate sıkıştırılan 3 golle karşılaşma 4-4 bitiyor ve Fenerbahçe çok büyük engeli aşarak, şampiyon oluyor.

Sonraki durağımız 1996. Yer Avni Aker Stadyumu, rakip Trabzonspor ve ilk yarıyı evsahibi ekip 1-0 önde tamamlıyor. Sonuç Trabzonspor’u açık ara şampiyon yapacaktır. İlk yarı Fenerbahçe’nin sahadaki görüntüsü şampiyonluğa oynayan bir takımın çok uzağındadır. İkinci yarı roller değişir, Fenerbahçe 2-1 kazanır ve…

Son örneğimiz 2001’deki Mustafa Denizli’nin yaşattığı şampiyonluktan. Uzatmaya gerek yok; Gaziantepspor’un ilk yarısını 3-0 önde kapattığı maçtan söz edeceğiz. Gaziantepspor o maçı kazanmış olsaydı belki de Bursaspor’un 2010 yılında yaptığı şeyi 9 sene önce gerçekleştirecekti.

Fenerbahçe’nin Antalyaspor önündeki oyunu bana bu üç karşılaşmanın da ilk yarılarını hatırlattı. Her üç maçın devre aralarında teknik adam ve futbolcular olaya havlu atmış olsaydı bugün Fenerbahçe’nin hanesine yazılan 3 şampiyonluk sayısı olmayacak hatta Fenerbahçe üçüncü yıldızı bile takamayacaktı.

İşte bu Fenerbahçe eğer 34 maçlık sezonu 90 dakikalık bir maça benzetecek olursak tam da ilk devresini yenik tamamlamışa benziyor.

Fenerbahçe bu maçı çevirebilir mi?

Kuşkusuz burada verilecek cevap, henüz pes etmemiş olduğu yönündedir.

Aykut Kocaman 25 resmi karşılaşmada takımın başında sahaya çıkmış. Tur atlaması gereken tüm maçları kaybetmiş. Bütün kupalardan elenmiş. 25 sayısı az olmamakla birlikte Antalya’da gördük ki hala bir arayış içindedir.

Aykut, Niang ve Semih üçlüsünü bir arada oynatarak hücumu zenginleştirmeyi arzu ediyor. Mehmet Topuz ve Emre ile birlikte ofansif tarafı defansif olandan daha güçlü olan Santos’u da eklediğimizde 6 kişilik bir organizasyon oluşuyor. Ancak nedense takımın golünü bir savunmacı atıyor. Üstelik bir savunma oyuncusundan beklenmedik bir yetenek ve zeka ile.

Ayrıca bu ofansif takımın maçın büyük bölümünü savunma yaparak geçirmesi de bir başka çelişki olarak ortaya çıkıyor.

İşte bütün bunların nedenini maçla ilgili yazımızda konuştuk.

Antalyaspor karşılaşmasında göze çarpan detaylar genellikle duran top organizasyonlarıyla ön plana çıktı. Emre’nin iki şutundan sonuç alınamamış olmasına rağmen taktiksel olarak çalışılması önemlidir.

Defansın sol tarafında derin bir boşluk var. Artık buraya kuyu demeliyiz. Santos geriye koşmada yeteri özeni göstermiyor. Bu nedenle sağ taraf savunmacısı Gökhan bile Santos’un kademesine giriyor.

Ve çok daha sıkıntılı olan şey; ligin belki de kontratağa kalkamayan tek takımı Fenerbahçe. Alex’in kaleci Ömer ile karşı karşıya kalmasına neden olan atak kalecinin yerinde çakılı kalıp Alex’i beklemesiyle oluştu. Fenerbahçe üç pas yapıp rakip kaleye koşu yapamıyor. Herhalde son kontratak golünü yine bir Antalyaspor karşılaşmasında geçen sene atılmıştı.

Bütün bunları alt alta topladığımızda tablonun bize hiç de iç açıcı şeyler göstermediğini görüyoruz.

Geriye tek bir şey kalıyor, mucizevi bir şekilde sahaya çıkıp bitti denilen maçı çevirecek fitili ateşleyecek golü atmak!

Fenerbahçe işte o aradığı golü Antalyaspor’a atmıştır. Şimdi maça yeniden ortak olduğunu göstermek için ikinci sayıyı arıyor. O gol yukarıda sıraladığımız olumsuzlukları tersine çevirecek motivasyona dönüşebilir.

Ancak mucizeyi futbolun perilerinden beklenirse onlar yukarıdan el sallayacaktır.

Dün gece İngiltere'de bir maç oynandı. Blackpool ilk yarısının 2-0 önde kapattığı maçta Manchester United'a 3-2 yenildi. 72. dakikada takımının ilk golünü atan Berbatov maçın sonucuyla ilgili olaran ne düşünüyordu? Yenilgiyi mi? Muhtemelen 88. dakikada atacağı galibiyet golünü...

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1895
Toplam yorum
: 2000
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 1342
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster