Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1009
 

Filistin-İsrail oyunu

Filistin-İsrail oyunu
 

oyun içinde oyun


Daha önceki “Filistin İsrail senaryosu” başlıklı bir bloğumla ilgili yazıma, saygı duyduğum, bir blog yazarının ve aynı zamanda da okurumun yorumuna, ayrıntılı bir açıklama getirmek istiyorum. Böylelikle de, Filistin-İsrail meselesine, insanların genelinin bakış açısına kendi kanaatlerimi ekleyerek farklı bir bakış getirmiş olacağımı düşünüyorum.

Okurumun eleştirileri:

“Filistin'in içinde, Filistin davasına düşman örgütün hangisi olduğu belli değil”.

Cevap: Evet belli değil. Zaten ben, düşman örgütün filanca olduğunu söylemedim. Gelişen olaydan çıkan görüntüyü anlattım. Sonucu söyledim. Bir analiz yaptım. Yapılan analiz sonunda görülüyor ki kârlı çıkan İsrail, zararlı çıkan Filistin. Zaten okurumun ifadesinin içeriğinde kendisi de bu örgütlerden birinin düşman örgütü olduğunu açıkça ifade ediyor; “Hangisi olduğu belli değil” diyerek. Zaten aşikar olması mümkün mü? Bu işler herkesçe bilinemez.

Bugün, Türkiye’de güncel konu haline gelen ve henüz yargı aşamasında olan bir örgüt yakın zamana kadar biliniyor muydu? Bu örgüt sadece ülke içinden mi güç alıyor dersiniz? Örgütün sonu belli mi?

“Kaldı ki, neden böyle bir örgüt oluşabilsin?.”

Cevap: Savaşları kazanmanın, bir ülkeyi yok etmenin veya işgal etmenin birçok yöntemi vardır. Bunlardan en önemlisi de içten çökertmektir. İsrail böyle bir taktikle bunu başarıyor. Bunu yapabilmenin de birçok yöntemi bulunabilir.

"Filistin davasında başarısızlığın nedeni, yapılan mücadele yönteminin yanlışlığı değil, ellerindeki gücün azlığıdır. “

Cevap: Evet bu güce sahip olmak için gerekli çalışmayı yapmamışlar veya bir şekilde engellenmişler. İpi sağlam yere bağlamadan Allah’a dua edilmesi ve kaybolan malın bulunması için de oturup Allah yalvarmak akıl işi değildir. Allah kimsenin yitiğini bulup geriye getirmeyeceği gibi, tank, top ve uçak yapıp sana da göndermez. Gönderse bile o silahı ve uçağı kullanacak bilgiye ihtiyaç vardır.

İsrail devlet olmadan ve oraya gelmeden Filistin o topraklardaydı. O günden bu yana İsrail doğru yolu izledi; bilimle uğraştı ve örgütünü iyi kurdu. Dünyada bu örgüt ağı ile iyi bir lobi gücü kurdu. Filistin ne yaptı? (Ya da yaptırılmadı?) Kim tarafında? İşte içlerindeki o hainler sayesinde…

Bakınız, Prof. M. Kemal ÖKE, yıllar önce TV’de bir canlı yayında şöyle bir ifadede bulundu: “Ben bu Filistin işine hiçbir anlam veremedim. Ben Fransa’da Filistin bürosunda stajımı yaparken, Filistinlilerle ilgili bilgileri uğraşır toplar Filistinlilerin masasına getirir koyardım, onlar hiç ilgilenmezlerdi.”

“Filistinde biri El-fetih ve diğeri Hamas olmak üzere iki örgüt var. Hamas daha yeni kuruldu. Henüz 20 yıl gibi çok yeni bir geçmişi var. Şu anda Filisti’ni de bu örgüt yönetiyor. Terörist olarak nitelenen bu örgütü Filistin halkı seçimle iktidara getirdi.”

Cevap: Halk var olan insana veya partiye oy verir. Halk ne yapsın? Başka parti mi vardı? Biz kendi ülkemizde yıllarca ülkeyi oyalayan ve süründürenlere oy vermedik mi?

“Asıl sorun İsrai’lin arkasında ABD’nin bulunması oysa Filistin'in arkasında kimsenin olmamasıdır. Tüm arap ülkelerinin Filisti’e arka çıkacak kadar cesaretlerinin olmamasıdır.”

Cevap: İşte İsrail kurduğu örgütle dünyada güç buldu. ABD’yi de, İngiltere’yi de arkasına aldı.

Bakınız, Irak savaşında hatırlanacağı üzere, İngiliz birlikleri sivillerin bulunduğu bir bölgeye bomba attı ve siviller zarar gördü. Bunun üzerine o gün İngiltere başkanı T.Blair Irak halkına özür niteliğinde bir mesaj yayımlamak istedi. Mesaj şöyleydi: “ Bu yanlışlıktan dolayı özür diler, ölenlere tanrıdan rahmet dilerim”. Bu mesajı, T.Blair ‘e yaptırmadılar. Kimdi bu mesaja karşı çıkanlar? T.Blair ‘in etrafındaki birinci halkadan oluşan ( tam hatırlamıyorum sayısını ama ) 5 veya 7 kişi olmalı. Bunların hepsi Yahudi asıllı İngilizlerdi. İsimleri ise Prof. Dr. Osman ÖZSOY’un o zamanki bir köşe yazısında mevcut.

“Sorun bugünlerde ortaya çıkmış bir sorun değildir. Bugünlerde yeniden alevlenmiştir. Altmış yıldır devam eden bir sorundur. Ne yazık ki, ufukta sağlıklı bir çözüm de gözükmemektedir.”

Cevap: Evet ben de size katılıyorum. Maalesef görünmüyor. Bilimsel olarak görünmüyor. Belki Allah fillerini yollarsa!... Belki insanlık insanlığını hatırlarsa!... Belki belki… Saygılarımla...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 357
Toplam yorum
: 404
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 983
Kayıt tarihi
: 03.09.08
 
 

 Ne elimde garantim var ikinci bir soluğu almaya Ne aklım erer dünyayı yıkıp ta yeniden yapmaya A..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster