Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Nisan '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
572
 

Fillerin güç savaşları ve ezilen çimenler…

Fillerin güç savaşları ve ezilen çimenler…
 

Filler tepişiyor olan çimenlere oluyor sözü çok beylik bir laf haline geldi de bazen cuk oturuyor. Hatta arada çiçekler de eziliyor.

Gazetelerden bir haber;

Suriye'de düzenlenen muhalefet gösterileri birinci yılını doldururken, olaylarda hayatını kaybedenlerin sayısının 795'i çocuk olmak üzere 11 bin 147 olduğu bildirildi.

Büyük güçler Ortadoğu’da yıllardır savaşı körükleyip silah, savaş aletleri, enerji, teknoloji, bilgi vs. satıp ticaret yaparken çıkarlarına uymayan ortamlarda halkı birbirine kırdırıyor. Silah tüccarları ve rant peşinde koşan, Ortadoğunun petrol zenginliğinden vazgeçmeyen emperyalist ve kapitalist ülkeler, Müslüman ülkelerde insanların din, mezhep, özgürlük hassasiyetleriyle oynuyorlar.

Büyükler kendilerinden beklenildiği gibi davranırken, küçüklerin hayatlarında fırtınalar esiyor ve kan gövdeyi götürüyor.

Arap baharı denen rüzgarın son durağı olan Suriye’de bir yıldır dökülen kanın nedeni, dikta rejiminin yıkılması ve halkın demokrasi isteği gibi görünüyor hatta mezhepsel çatışmalara da bağlanıyor ama bunun büyük sebebi para ve güç.  Bir yılı aşkın bir süreden beri akan onca kana rağmen diktatör rejim hala içerde ve dışarıda kendisine sağladığı bazı desteklerle ayakta kalmayı sürdürebiliyor.

Bu hengâmenin bir yanında Rusya, Çin, İran bir yanında ABD, Arap birliği ve Türkiye var.

Rusya’nın en büyük silah ticaretini gerçekleştirdiği ve ticaret hacminin en geniş olduğu ülkelerden biri Suriye. Rusya Suriye’yi sıcak denizlere inme projesi için de kullanmakta ve bölgedeki gücünü azaltmamak için bütün desteğini yönetime vermekte.

Çin, son dönemlerdeki ekonomik büyümesi ile dünya sahnesinde güçlü bir role büründü.  Çin’in bu bölgede İran ile büyük petrol anlaşmaları var. Suriye, Çin’in Rusya ile birlikte enerji yatırımları yaptığı ülkelerden biri.  Bu sebeplerden dolayı da Çin, bölgede daha çok çıkar ve ekonomi çerçevesinde yer alıyor ve yönetime destek veriyor.

İran ise, Suriye’de yaşanan halk hareketlerini ABD ve Batılı devletlerin tertiplediğini söylemekte. Amerika ve İsrail’e olan tepkileri ve yönetimle aynı mezhepten olmaları da destek vermeleri açısından önemli.

Suriye, Türkiye’nin aksine ABD ile iyi ilişkiler kurmadı ve bölgedeki ABD varlığını sorguladı. Bu yüzden ABD, Suriye’de Esad rejiminin yıkılmasını, yerine ise demokratik(!) bir yönetimin gelmesini istemekte. Çıkarları doğrultusunda Ortadoğudaki gücünü ispatlama ve sürdürme niyetinde. O yüzden halkın isyanını destekler görünümünde.

Arap Birliği de zaten bölgede genel olarak ABD çıkarları çerçevesinde hareket etmekte,  Türkiye ise ABD ne söylerse onu yapmakta. Çoğunluk olan Sünni halka desteği Suudiler veriyor. Yönetim azınlık Alevilerin elinde. Bu yüzden mezhep çatışmaları gibi gözüküyor. Batı, başlarda ülke içindeki Sünni çoğunluğu harekete geçirebilmek için bu mezhepçi yaklaşımı yoğun biçimde işledi.

Etnik ve mezhepsel asabiyetler ve güç savaşları, Türkiye’nin içine çekilmeye çalışıldığı bir ateş topu oldu son zamanlarda. Hatta bir ateş bile denilebilir. Esad yönetimine ve yaşanan katliamlara son vermek adına  bir şekilde Türkiye’ye rol kesildi. Daha dün Erdoğan’la yedikleri ayrı gitmiyordu ve kol kola pozlar veriyorlardı. Şimdi Esad’ın devrilip gitmesi için çalışmalar yapılıyor. Yalan dünya dedikleri bu olsa gerek.

ABD’ye güvenip Şam ile ilişkisini erkenden kesen, Suriye’nin sadece sivil değil aynı zamanda askeri muhaliflerine de kapıları ardına dek açan hükümet şimdi çok zor durumda.

Suriye'deki halkların ve dinsel grupların (Aleviler, Sünniler, Dürzîler, Hıristiyanlar ve Kürtler) Türkiye’de akrabaları yaşamakta. Örneğin; Hatay, Suriyeli Sünni arap kökenli vatandaşlarla dolu. Ona keza diğer güneydoğu illerimizde.

Olası bir karışıklık halinde bu işin ceremesi bize çok bahalıya patlar.

Aynı konuda başka bir haber;

Gösterilerde, gözaltında ve çatışmalarda hayatını kaybedenlerin 10 bin 120'sini sivillerin, bin 27'sini askerlerin oluşturduğu kaydedildi. Tespit edilebilen verilere göre öldürülenlerin 10 bin 480'i erkek, 795'i çocuk, 667'si ise kadınlardan oluşuyor.

Barış dolu bir dünya umuduyla…

Şükran Demirtaş

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar...Sevgili Şükran hanım ! Evet aynen yazdığınız gibi malesef " Fillerin güç savaşları ve ezilen çimenler… " Ben 2010 yılında SURİYE'de bulundum. O tarihlerde SURİYE'de her şey mükemmeldi.. Ancak ne oldu da bugünlere gelindi ..İşte o sizin yazınızın başlığının altında yatıyor zaten.. " Fillerin güç savaşları ve ezilen çimenler… " Sonsuz sevgiler, selamlar ve saygılar sunarım.! NECİP KÖNİ - TRABZON / TR

Necip Köni - Adana / TR 
 23.04.2012 16:45
Cevap :
Evet Necip bey dediğiniz gibi bölgede devler güç savaşları verirken arada küçükler kalıyor. Devirler kapanıp devirler açıloyor. Teşekkür ederim değerli yorumunuz için. Sevgiler ve selamlar...  23.04.2012 16:58
 

ABD, bizimkilerin yardımıyla Rusya ve Çin'in vetosunu aşmak istiyor. Bitmez tükenmez pazarlıklar, hazırlıklar... Bizim için "Savaşa hayır" demekten başka çıkar yol yok. Yoksa yine nice evladımız yok yere ölecek. Sevgiler...

Vildan Sevil 
 20.04.2012 1:43
Cevap :
Devler güreşirken çiçekler ezilecek yine. Savaşa hayır demekten başka çıkar yol yok. Güç savaşlarında arada kalmayalım. Sevgiler Vildan hanımcım...  20.04.2012 15:10
 

Hani o muhaliflere silah, para gönderenler var ya!!! Yakında bizim ülkemizdeki muhalifleri ayaklandırıp, onlara da silah sağlamazlarsa iyi. Zaten bazıları hazırda bekliyor;((( Sanırım bizi daha da kötü günler bekliyor. Emeğine sağlık canım. Sevgilerimle.

Ay Şen 
 20.04.2012 0:41
Cevap :
Canım benim otuz yıldır terörle boğuşuyoruz, kendi insanımızı silahlandırıb dağa çıkmaya özendiren kimler. Böyle bir fitil yakıldı ve nice genç insan öldü bu uğurda. Elleri her yere uzanıyor karanlık güçlerin. Sevgilerimle canım...  20.04.2012 5:16
 

Güzel , çaresiz bir yazı. Ne yapılabilir? Onu Türkiye'de bilmiyor...Fakat bazen bir çocuk bile çaresini düşünebilir, söylebilir. Bana göre, önce silahları bıraksınlar. Sonra hakiki Demokrasiyi getirmeye çalışsınlar. Kini, öfkeyi geçmişe gömsünler... Bu kadar basit.. Ama kolay mı? işte bizimkisi de çaresiz bir yorum. Saygılar Sayın Şükran Hanım...

Erdal Ceyhan 
 20.04.2012 0:26
Cevap :
Bıraksalar halkların yakasını, aralarına fitne fücür sokmasalar belki de halklar kendi kendine barış içinde yaşarlar. Öyle de oldu şimdiye kadar. Ama büyük güçler rahat bırakmazlar.Çünkü onların kazanmaları şart. Teşekkürler değerli yorumunuz için Erdal Bey. Sevgi ve saygıyla....  20.04.2012 11:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 249
Toplam yorum
: 1563
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 2975
Kayıt tarihi
: 19.03.11
 
 

Doğup büyüdüğüm şehirde, İstanbul'da yaşıyorum. Emekliyim. Gezmeyi, görmeyi, keşfetmeyi sevdiğim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster