Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mart '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1404
 

Gala gecesinde 3 puan Fenerbahçe'nin...

Gala gecesinde 3 puan Fenerbahçe'nin...
 

Stad güzel, futbol güzel...


Kayseri’de inşa edilen Kadir Has Stadyumu’nun galasında karşılaşan Kayserispor ve Fenerbahçe’yi ilk 45 dakikada seyredince bu açılıştan karlı çıkan tarafın Fenerbahçe olduğunu düşündüm. Sezon başından bu yana deplasmanlarda zorlanan sarı-lacivertliler, belli ki görüntüsüyle Avrupai esintiler sunan Kadir Has Stadında kendilerini evlerinde hissetmişlerdi. Gerçekten de ambiyansı dolayısıyla Şükrü Saracoğlu Stadı ile benzerlikler gösteren bu yeni futbol arenasında Fenerbahçe ummadığı kadar rahat bir ilk yarı oynadı. Üstelik 11.dakikada alışıldık duran top organizasyonlarından birinde Semih’le öne geçince, taktik anlamda da ipler sarı-lacivertli ekibin eline geçti.

Kayserispor’un Mehmet Topuz ve Aghahowa ile kontratak temelinde şekillendirdiği oyun planı Semih’in golüyle tedavülden kalktı. Buna karşılık Fenerbahçe zaman zaman izleme fırsatı bulduğumuz -Alex’in dahi birinci bölgeye çekildiği- kompakt ama verimli B planını devreye soktu. Bu oyun şeklinin tipik görüntüsü rakiplerin topa daha fazla sahip olup Fenerbahçe’yi yarı sahasına hapsetmesi gibi bir illüzyona yol açıyordu ki, bu maçta da öyle oldu. Oysa tabiri caizse rakiplerini bu yolla uyutan Fenerbahçe’nin farkı arttırdığına geçmiş maçlarda da bolca şahit olmuştuk. 28’de gelişen hızlı akında ceza sahası dışında topla buluşan Alex’in kaydettiği gol de anlatmaya çalıştığımız bu stratejinin meyvesinden başka bir şey değildi. Bu golden sonra Fenerbahçe yeniden gardını aldı ve yarı sahasına çekildi. Kayserispor’un topla oynama üstünlüğü tehlike bölgelerine yansımayıp duran toplar da Fenerbahçe savunmasını alt etmeye yetmeyince devreye sarı-lacivertlilerin 2-0’lık üstünlüğü ile girildi.

İkinci yarı başında her iki takım da değişikliklere gitti. Bu değişikliklerde taktik üstünlük amaçlayan ise Tolunay Kafkas’tı. Furkan ve Aydın’ı dışarı alan Kafkas, Bilal Aziz’i orta sahaya monte ederek Mehmet Topuz’u hücumlarda serbest adam olarak kullanmayı planladı. Bu hamlenin müspet bir netice verdiğini söylemek güç fakat karşılaşmada heyecan dozunun giderek düştüğünü gören kaleci Volkan Demirel’in sinirlerine hâkim olamayarak gördüğü kırmızı kart Kayserispor’u yeniden maçın içine soktu. Dolayısıyla Tolunay Kafkas’ın iki oyuncu değişikliği hakkını kullanarak beceremediğini Volkan’ın bir tekmeyle hallettiğini söyleyebiliriz. Kırmızı kart sonrası Tolunay Kafkas son kozunu oynayarak Tevfik Köse’yi sahaya sürdü. Volkan Babacan’ı oyuna alırken Deivid’i çıkaran Luis Aragones ise ilginç bir kararla Emre-Güiza değişikliğine gidip Kayserispor baskısına iyiden iyiye davetiye çıkardı. İşin ilginci orta alanı rakibine bırakan Aragones’in sık sık Semih’i yanına çağırarak ileride top tutmasını istemesiydi. Oysa Semih çoğu pozisyonda duvar olacak bir arkadaşını bile bulamıyor, tüm toplar gerisin geriye Fenerbahçe yarı sahasına dönüyordu. Maçın son yarım saatlik bölümü boyunca ileride sadece bir kez çoğalabilen Fenerbahçe, 85.dakikadaki bu atakta Semih ile çok net bir pozisyonu harcadı ve rahatlama şansını kullanamadı. Kayserispor kalan dakikalarda “bal yapmayan arı” görüntüsünü koruyunca maç da ilk yarıda gelen gollerle 2-0 sonuçlandı.

90 dakika sonrası göze çarpanlar; Kayserispor’un şiddetli santrfor ihtiyacı, Volkan Demirel’in tekerrür eden sorumsuzluğu ve Luis Aragones’in göz göre göre takımını sahasına mahkûm eden kararlarıydı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 235
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 711
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Yazar 1976 yılında İstanbul'da doğdu. Tüm eğitim ve öğretim hayatını burada tamamlayarak, 1999 yı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster